806x378-munbicte-patlama-cok-sayida-olu-var-1547640889089.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Menbiç’te ABD askerlerinin öldürülmesi, IŞİD’in geri dönüşü mü?

Menbiç’te ABD askerlerinin öldürülmesi, IŞİD’in geri dönüşü mü?

Bu noktada iki olasılık bulunuyor: Bunlardan birincisi, “İslam Devleti” (IŞİD) örgütünün Rakka ve Musul'daki komuta merkezleri ile üslerinin yıkılmasının küllerinden yeniden doğma aşamasında olduğudur. Buna göre IŞİD, “B” planına geçmeye, yani yer altından çıkarak terör saldırısını üstlenmeye karar verdi.

19 Ocak 2019 Cumartesi

İNTİZAR - Suriye'nin kuzeyinde yer alan Menbiç'in şehir merkezinde, Amerikan askerlerinin yemek yediği restoranın yakınlarında düzenlenen ve 5 Amerikan askerinin yanı sıra Suriye Demokratik Güçleri'nden 11 kişi ve çok sayıda Suriyeli sivilin ölümüne yol açan intihar saldırısı, hem Amerika hem de Türkiye'ye yönelik çifte uyarı olabilir. Bu uyarının ilk satırlarında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye-Suriye sınırı boyunca kurmak istediği 20 mil derinliğindeki güvenli bölgenin, asla güvenli olmayacağı mesajını taşınıyor. Bu durum, IŞİD tarafından sorumluluğu üstlenen bu patlamanın, belki de saldırı sağanağının ilk damlası olduğunun sinyallerini veriyor.

Saldırı hakkında çok sayıda komplo teorileri gündeme gelirken, “İslam Devleti” örgütünün saldırıyı üstlenmesine dair kuşkular artıyor. Bu konu hakkında kuşku duyanlar, şüphelerini birkaç sebebe dayandırıyor:

Birincisi: Amerika'nın IŞİD'e karşı girilen savaşta kilit bir rol oynaması ve IŞİD'i yok etmek için 65 ülkenin oluşturduğu koalisyona liderlik etmesine rağmen, “İslam Devleti” örgütü, yaklaşık iki yıldan bu yana Amerikalı hedefler üzerine herhangi bir saldırıda bulunmadı. Dahası, IŞİD mevkilerinin bombalanmasında Amerikan Hava Kuvvetleri'nin önemli bir rol üstlenmesi, Washington'un, çoğunluğu Kürtlerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri'ne ağır silahlar dâhil olmak üzere devasa bir askeri silah desteği sağlaması, başkentleri Rakka'ya saldırı düzenleyerek onlara bağlı pek çok bölgeyi kontrol altına alması da, IŞİD'in Amerikan güçlerine saldırması için gerekçe olmadı.

İkincisi: Trump'ın tüm askeri gücünü (2200 asker) Suriye'den geri çekme ve Kürt müttefiklerini korumayı bırakma kararına, ABD içerisinde muhalefet eden birçok taraf bulunuyor. İstifasını sunarak kararı protesto eden Savunma Bakanı James Mattis, bu muhaliflerin önde gelenleri arasında yer alıyor. Belki de ABD güvenlik organları, söz konusu geri çekilmeyi engellemek için bu patlamayı düzenlemiş olabilir.

Üçüncüsü: Suriye Demokratik Güçleri ve diğer Kürt gruplar, Amerika'nın çekilmesine şiddetle karşı çıkarak, bu hamleyi kendileri adına “sırtından bıçaklanma” olarak yorumladılar. Bu saldırının arkasında da, doğrudan ya da dolaylı olarak Kürtlerin yer alabileceğini düşünenler bulunuyor. Bu arada Menbiç kenti, iki yıldan fazla süredir bu güçlerin otoritesine boyun eğerken, onlarla birlikte devriye gezen ABD güçleri, bu süre zarfında hiçbir saldırıya maruz kalmadı.

Dördüncüsü: Suriye liderliği, Amerikan güçlerinin Suriye'nin kuzeyindeki varlığına itiraz ettiği gibi, Türkiye'nin denetimi altında ülkenin kuzey sınırında bir güvenli bölge kurulmasına da şiddetle karşı çıkıyor. Türkiye'nin bu girişimini, Suriye topraklarının bağımsızlığına saldırı olarak değerlendiren Suriye yönetimi, bu konuda Rusya'dan da destek aldı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye'nin kuzey bölgesinin, Suriye Arap Ordusu'nun hâkimiyeti altına girmesi gerektiğini açıkladı.

****

Gel gelelim ki, patlamanın görüntüsü hala net değil. Eğer, “İslam Devleti” örgütü bu patlamanın arkasında ise -ki bu uzak bir ihtimal sayılmaz- bu durum, Başkan Trump'ın yenilgisinin ilanı ve bu işin vakti gelmeden önce sona erdiği anlamına geliyor. Eski Amerika Başkanı George Bush'un Irak'taki güçlerinin görevinin sona ermesi ile ABD güçlerinin ülkeden çıkışının bu durumdan farklı olduğu söyleniyor.

Bu noktada iki olasılık bulunuyor: Bunlardan birincisi, “İslam Devleti” örgütünün Rakka ve Musul'daki komuta merkezleri ile üslerinin yıkılmasının küllerinden yeniden doğma aşamasında olduğudur. Buna göre IŞİD, “B” planına geçmeye, yani yer altından çıkarak terör saldırısını üstlenmeye karar verdi. Bu şekilde Amerikalılara açık bir misilleme mesajı göndermek istemiş olabilir. İkinci olasılığa gelince, IŞİD, “düşmanımın düşmanı dostumdur” kuralı üzerine, Amerika'nın Suriye'deki ve belki de Irak'taki varlığına karşı olan bölgesel güçlerden biri ile müttefik olmaya karar vermiş olabilir.

Bu iki ihtimalden birini seçmek zor. Ancak bir tahminde bulunacak olursak, Amerika ve Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge kurma planı, taraflar için bir tuzağa dönüşebilir. Bu patlama ise, Amerika'nın Suriye'nin kuzeyinden çekilmesini geciktirmeyeceği gibi, hızlandırır. ABD Başkanı Trump'ın, ülkesinin güçlerinin bir intihar saldırısına uğrayacağını doğrulayan bir istihbarat bilgisi almış olması, bizi şaşırtmaz. Bundan dolayı Irak'ta yaşadıkları kanlı tecrübelerin tekrarının yaşanmasından ve can kaybından kaçınmak için güçlerini Suriye'den çekmeye karar vermiş olabilir.

Türkiye'nin denetiminde Suriye'de güvenli bölge oluşturulmasına, Rusya ve Suriye'nin şiddetle karşı çıkması, pek çok anlam barındırmakla birlikte, izaha dâhi lüzum bulunmayan bir uyarı teşkil ediyor. Bundan dolayı sonuçları çok tehlikelidir. Bu mesaj, şu veya bu yolla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ulaşacak mı? Bununla birlikte tüm hesaplarını tekrar gözden geçirerek Amerika'nın tuzağından kaçınmasını sağlayacak mıdır?

Cevabı bilmiyoruz, çünkü işler ve “İslam Devleti” örgütünün saldırılarının geri dönüşü, henüz başlangıç aşamasında. Eğer doğruysa, bu saldırı Suriye krizinde, bölgedeki ittifak haritasını değiştirecek ve tüm kartları karıştıracak yeni bir dönüm noktası olabilir. Allah en doğrusunu bilir.

Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler