netanyahu_bahreyn_i_ziyaret_edecek_h55591_e8191.Jpeg

Netanyahu, Nasrallah ile Süleymani arasında kaybolmuş durumda

Netanyahu'nun endişesi, İran'ın varlığı, Suriye Ordusunun gücü, Direniş Ekseni'nin füze gücünü geliştirmesi ve Yemenlilerin insansız hava araçlarından kaynaklanmaktadır. Zira İslami İran'ın İsrail devletini yok etmeye, Filistin halkının topraklarını özgürleştirmeye, Suriye'nin tüm gücüyle tek parça halinde kalmasına ve Direniş Ekseni'ni desteklemeye çağırması, İsrail'i korku ve endişede bırakıyor.

1 Şubat 2019 Cuma

İNTİZAR - Düşman hükümeti başkanı Netanyahu, Müslüman ve Arap ülkelerine yoğunlaştırdığı ziyaretlerinin stratejik ve politik başarılar kazandırdığı konusunda atıp tutuyor.

Seçim kampanyaları için diplomatik destek arayışına giren Netanyahu, sağa sola gülücükler ve kutlamalar saçarak dünya başkentlerini turluyor. Gasıp devlet başkanı, bu temaslarında meslektaşlarından kendisine övgülerde bulunmalarını talep ediyor. Onlar da, “büyük adam” ve “ümmetin hizmetçisi” gibi, seçim gününde Netanyahu'ya fayda sağlamayacak güzellemeler yağdırıyorlar.

Yahudi devletinde gelecek seçimler için aday olan Savaş Bakanı, stratejisini şu sözler ile özetledi: “İsrail, mümkün olan en az bedeli ödeyerek zafer kazanmak istiyor. Liderlik için gerçek sınama budur.”

İsrail'in art arda aldığı gürültülü yenilgilerin ardından, Netanyahu bu zaferin ve bu sınamanın ne olduğu hakkında gerçek sınama terimleri ile uyarıda bulunmaya başladı.

İkinci dönemde de iktidar partisinin tahtında oturma hayalleri kuran Netanyahu, rüşvet davaları yüzünden hayalleri kırılmış bir şekilde yolsuzluk hapishanesine girer mi?

Düşman liderleri ve özellikle de Netanyahu, Hasan Nasrallah konuştuğunda Siyonistlerin onu pür dikkat dinlemek için başarını uzattıklarını, o televizyonda konuştuğunda ekrana kilitlendiklerini ve Nasrallah dinleyicilerine hitap ederken, kulak kesilerek dinlediklerini kuşku götürmez bir şekilde biliyorlar.

Geçtiğimiz Cumartesi günü, olayların gidişatı için önemli bir dönüm noktası oldu. Bu tarihi diyalog, en azından gelecek seçimlerde Netanyahu'nun politik yenilgisi için verimli bir zemin oluşturdu.

Seçim kampanyaları, özellikle kuzey kalkanı operasyonunun başarısızlığından sonra Netanyahu'ya, yenilgi ile dönen liderlerini değiştirmeyi dikte etti. Siyonist rejimde Genelkurmay başkanlığı değişti. Lieberman'ın istifası sonrası Gadi Eizenkot çıkarak, kendinden sonra gelecek olan yetkiliye şu cümleleri söyledi: “Ordunun yeni komutanı için askerlerin geri döndürülmesi görevini sizlere bırakıyorum. Kochavi, ordunun düşmanlarına karşı üstünlük sağlamayı sürdürmek ve önceki liderlerin başarılarını korumak için çalışacaktır.”

Aviv Kochavi, uçak füzelerini Suriye'ye fırlatarak, Devrim Muhafızlarını hedeflediklerini açıklayan, dört cepheden korkan bir liderliği teslim aldı. Elbette ki pusulayı İran'ın Suriye'deki varlığına çevirmek istiyor. Düşmanın stratejisi, İran'ın varlığını kendine hedef haline getirecektir. Bu bağlamda Netanyahu medyayı İran'a karşı kışkırtacak ve ortak hedefin İran olduğuna inandıracaktır. Bununla birlikte, Araplar başta olmak üzere karar sahiplerinin kürsülerinde sessizlik hâkim olmuş durumda.

Düşman, savaşmadan yani aralıklı saldırılar ile bir savaş yöntemi uyguluyor. Tıpkı, ileri yuvarlanmaktan korkan bir kedinin tırmıklamalarına benziyor. Düşmanın ardı ardına gelen ahmaklıklarından dolayı savaş olasılığı her zaman baki olmakla beraber, ufukta savaş görünmüyor.

İsrail'in politikası düşmana fayda sağlamaz, aksine istenmeyen sonuçları tetikleyebilir.

Beyrut'ta toplanan ancak zirveyi düzenleyemeyen Arap liderlerinin üzerinden geçen hava saldırılarının asıl amacı, İsrail seçimlerinde Netanyahu'nun reytingini yükseltmekti. Bu bekleniyordu, çünkü Siyonistlerin karar merkezlerindeki seçim zihniyeti, iç politika ve yerel hedefler için intikam yöntemlerini kullanıyor.

Düşman İsrail, İran'ın askeri varlığı konusunu Araplar ve Körfez ülkelerinin duygularını gıdıklayacak merkezi bir sorun haline getirmek için, medyada ve uluslararası toplantılarda gündeme taşımaya çalışıyor. Netanyahu ise, bu sayede “Tanrı tarafından seçilmiş halk”ı savunan ulusal bir kahraman olarak görünmeye çalışıyor.

Netanyahu'nun endişesi, İran'ın varlığı, Suriye Ordusunun gücü, Direniş Ekseni'nin füze gücünü geliştirmesi ve Yemenlilerin insansız hava araçlarından kaynaklanmaktadır. Çünkü İslam Cumhuriyeti İsrail devletini yok etmeye, Filistin halkının topraklarını özgürleştirmeye yardımcı olmaya, Suriye'nin tüm gücüyle tek parça halinde kalmasına katkı sağlamaya ve Direniş Ekseni'ni desteklemeye çağırması, İşgal devletinin korku ve endişe halinde kalmasını sağlıyor.

Kaynak: Mehrnews
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler