m736-14.jpg

Venezuela, Amerikan başarısızlığının bir örneğidir

Venezuela, kararlı bir şekilde direnerek kendi ayakları üzerinde durabilir, Washington'un düzenlediği komplo darbesinin zayıflığını ve tüm başarısızlıklarının üzerine yeni bir fiyasko olacağını herkese gösterebilir. Bunun sebebi Amerika'nın zayıf olması değil, ruhunu yitirmesidir.

2 Mayıs 2019 Perşembe
İNTİZAR - Birçok kimse, Amerika'nın İran yaptırımları hakkındaki kararının sonuçlarını görmeyi beklerken, bunların birçoğu da bu yaptırımların etkili olmasını bekliyor. Çünkü Amerika'nın bu konunda şakası olmadığı ve hata yapmayacağını düşünüyorlar. İran'ın modern tarihi, bu büyük ülkenin özellikle dış politika ve yüksek çıkarları söz konusu olunca, karar kurumlarının hesaplama, yarış ve çok sayıda varsayımları değerlendirme yoluyla faaliyet gösterdiğini söylüyor.
 
Yine tarihi, varsayımları analiz edebilecek yetenek, akıl ve yeterliliğe sahip olan İran'ın, planları, alternatif planları ve onun da alternatiflerinde sıfıra yakın hata payı bıraktığını gözler önüne seriyor. İran aynı zamanda dünya arenasında finansal, ekonomik, güvenlik, askeri ve diplomatik hayatında hassas ve belirleyici ayrıntıları elinde tutmaktadır.
 
Asker yenilgileri, Amerika'nın planları ve yeteneklerini değerlendirebilmek için çok sayıda insanın görüşü üzerinde etkili bir kriter değildir. Ne Vietnam ne de Irak, Amerika'nın başarısızlığı ya da geri adım attığını bu kesimlere söylettirebildi. Özellikle de Amerika'nın alternatif planları ve politikalarının başarısızlık ve yenilgi içerebileceği görmezden geliniyor.
 
Bu sebeple söz konusu kesimler, kaos savaşları, yumuşak savaşlar ve vekalet savaşlarının, Amerikan iktidarının devamlılığını vurguladığını düşünüyor. Yine bu sebeple yüzyılın anlaşmasının yaklaşması ve Golan konusunda işgalci rejimi destekleyen Amerika'nın açıklamaları boşuna değildir. Bunlar sadece medya savaşlarından ibaret hamleler değil, aynı zamanda işgalci rejimi sabit kılmak ve sınırlarını barışı garantileyecek şekilde hazırlamak için gerçekleştirilen eylemlerdir.
 
Bu kalabalık kesimi, Washington'un büyüsünü yitirdiği, Amerika'nın yeteneklerinin dinamizmini kaybettiği, Amerikan aklının artık eskisi gibi olmadığı, ruhunun ise büyük yara aldığı ve birçok şeyin değiştiği konularında ikna etmek oldukça zordur. Yine bu kesimler, Berlin duvarının yıkılması ve Sovyetler Birliği'nin çöküşü ile birlikte Amerika'nın zirveye ulaştığını, tarihe göre büyük imparatorlukların zirvenin en tepesine ulaştıktan sonra gerileyerek inmeye başladığını ve Amerika'nın da hızlı bir iniş döneminde olduğunu kabul etmiyorlar. Ne var ki, bu inişin çıkışı ve tekrar kalkışı yoktur.
 
Amerika'nın Irak'taki başarısızlığı, bu nedenlerden dolayı Vietnam başarısızlığından farklıdır. Çünkü bu başarısızlık, tırmanmanın zirvesine ulaşmasının ardından gelen ilk yenilgidir. Tıpkı İsrail'in 1967 yılındaki savaşta zirveyi gördükten sonra, 1973 yılındaki savaşta aldığı ilk başarısızlık gibidir. Bundan sonra İsrail, Lübnan'dan Gazze'ye uzanan ve Suriye, Lübnan ve Filistin'de devam eden bir başarısızlık zincirine tırmanmaya başladı.
 
Amerika, Irak başarısızlığından sonra itibarını geri kazanmaya çalıştı. Gel gelelim ki 2006 yılında gerçekleşen Lübnan savaşı yenilgisi ve daha sonra Gazze savaşları, yenilgi üzerine yenilgi alarak başarısızlıklarının daha da derinleşmesini sağladı. Tüm bunların ardından, sözde Arap baharının büyük fiyaskosu neticesinde yeni bir aşamaya giren Amerika bugün, tüm birikmiş başarısızlıklarını yaptırımlar ile kapatmaya çalışıyor. Ne var ki, yine elinde kalan tek şey başarısızlık oldu.
 
İşte şimdi de kuşatma altında ve çok yorgun olan Venezuela, kararlı bir şekilde direnerek kendi ayakları üzerinde durabilir, Washington'un düzenlediği komplo darbesinin zayıflığını ve tüm başarısızlıklarının üzerine yeni bir fiyasko olacağını herkese gösterebilir. Bunun sebebi Amerika'nın zayıf olması değil, ruhunu yitirmesidir.
 
Milletler ruhunu yitirdiğinde, tüm yeterliliğe ve kudrete sahip olsalar bile zafer kazanamazlar. Ancak ruhları ile savaşan zayıf halklar, savaş yeteneğine sahip olmasa da zafer kazanırlar.
 
Nasır Kandil
Kaynak: Al-Binaa
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler