AAyARgt.jpg

Düşmanın İHA’ları Direniş'in merceği altında

Beyrut'un güneyindeki Mauz bölgesinde bir mahalleye düzenlenen yüz kızartıcı saldırıdan ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın saldırı hakkındaki açık ifadelerinden sonra, İsrail'in İHA'ları Direnişin merceği altındadır. Dünya, İsrail'in Lübnan'a karşı uzun yıllardır süregelen saldırılarını durduramazken, Direniş ise casusluk ve saldırı uçaklarının ülkeye giriş kapılarını kapatma kararı aldı.

9 Eylül 2019 Pazartesi

İNTİZAR - Aklı başında olan kimse, düşman İsrail'in neredeyse her gün uluslararası hukukun tüm yasalarını ihlal ederek, Lübnan'ın sınırlarını hava, deniz ve bazen kara üzerinden ihlal ettiğini inkâr edemez. Lübnan'ın egemenliği ile güvenliğine saldıran İsrail, 2006 yazında gerçekleştirdiği Lübnan saldırısının ardından Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan 1071 sayılı kararı ihlal ediyor. Bu karar da tıpkı diğerleri gibi Siyonist düşmanın özellikle Lübnan'ın hava sahasındaki ihlallerini sürdürmesine engel olmadı. Gel gelelim ki bu sayısız saldırılar 2006'dan öncesi ve sonrasında hiç hız kesmeden bugüne kadar devam etti.

İsrail'in Lübnan'ın bağımsızlığına karşı gerçekleştirdiği ihlalleri, bir günde birkaç kez tekrarlanacak kadar fazladır. “05.09.2019” tarihini bu bağlamda örnek olarak inceleyecek olursak, Lübnan Ordusu liderliği, İsrail'in keşif uçaklarının Lübnan hava sahasını bahsi geçen tarihte, bir günde defalarca ihlal ettiğine dikkat çeken bir bildiri yayınladı. Ordu liderliği tarafından yapılan açıklamada: “Düşman İsrail'e ait keşif uçakları, 05.09.2019 tarihinde saat 11.05'te Kefer Kila bölgesi üzerinden Lübnan hava sahasını ihlal etti. Güney bölgesi üzerinde dairesel uçuşlar yapan İsrail uçağı, daha sonra saat 18.10'da bahsi geçen bölge üzerinden şehri terk etti.” Açıklama şöyle devam etti: “Saat 11.50'de benzer düşman uçakları Kefer Şuba şehri üzerinden Lübnan hava sahasını ihlal etti. Riyak ve Baalebek bölgeleri üzerinde dairesel uçuşlar yaptıktan sonra, saat 21.40'ta Kefer Kila şehri üzerinden bölgeden ayrıldı.”Yine aynı gün için yapılan bir diğer açıklamada, “ Saat 15.00'de, yine düşmana ait benzer uçaklar Nakura bölgesi üzerinden Lübnan hava sahasını deldi. Beyrut ve banliyöleri üzerinde dairesel uçuşlar gerçekleştiren uçak saat 21.45'te Kefer Kila üzerinden ülkeyi terk etti. Açıklamanın devamında, Saat 18.10 sırasında düşman İsrail'e ait benzer uçakların Kefer Kila şehri üzerinden Lübnan hava sahasına girdiği, güney bölgesi üzerinde dairesel uçuşlar gerçekleştirdikten sonra gece yarısı saat 01.05'te bahsi geçen şehirden ülkeyi terk ettiği belirtildi. Yine aynı tarihte saat 22.40'ta düşman uçaklarının Remayş kenti üzerinden ülkeyi ihlal ettiği belirtilen açıklamada, güney bölgeleri üzerinde dairesel uçuşlar yapan düşman uçağının saat 23.30'de Nakura kentinin batısında deniz üzerinden ülkeyi terk ettiği kaydedildi.

Bu saldırgan uçuşlar, Lübnan'ın bağımsızlığını ihlal etmek ve gelecek saldırıda düşmanın işine yarayacak bilgiler toplamak için gerçekleştirilen, düşmanca eylemlerdir. Özellikle son zamanlarda tırmanışa geçen bu eylemler, Lübnan Dışişleri Bakanına göre son aylarda gözle görülür düzeyde arttı. Sadece son iki ayda düzenlenen saldırı sayısı 481'e ulaştı.

Bugün, özellikle Beyrut'un güney banliyösünde yer alan Mauz bölgesinde bir mahalleye düzenlenen yüz kızartıcı saldırıdan ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın saldırı hakkındaki açık ifadelerinden sonra, İsrail'in İHA'ları Direniş'in merceği altındadır. Seyyid Nasrallah, konuya ilişkin son zamanlarda yaptığı bir açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bugünden itibaren, yeni bir çalışma sahamız vardır. Bizler geçtiğimiz yıllar boyunca bu konudan uzak durduk. Bu, Lübnan semalarında İsrail uçaklarının hareketi meselesidir.” Nasrallah konuşmasının devamında “Bizler ve Lübnanlılar topraklarımızı savunma hakkına sahibiz. Lübnan semalarında İsrail uçakları ile savaşıp bu toprakları savunacağız.” sözlerini vurguladı.

İsrail'in her türlü düşmanca saldırısı ve ihlali karşısında Lübnan'ın egemenliğini savuma ve direniş hakkı, Lübnan Başbakanlığının onayladığı ve resmi pozisyonlar, halk ve politik çevrelerce desteklendiği gibi, tüm uluslararası normlar ve belgeler tarafından da garanti altına alınmıştır.

Hava ihlallerinin cevabı, saha hareketi ile bu cevabın nasıl nerede ve ne zaman olacağını belirleyen Direniş liderlerinin kararına göre verilecektir. Seyyid Nasrallah, Aşura meclislerinden birinde yaptığı konuşmada, İsrail'in saldırılarına cevap vermek için Lübnan hava sahasına giren tüm uçakların hedeflenmesi gerekmediğini söyledi. Yani cevap, Direniş'in belirlediği bir şekilde verilecek. Bu durum, İsraillilerin, Lübnan topraklarını her ihlal etmeyi düşündüğünde uçaklarının maruz kalacağı tehlikenin boyutunu anlamasını sağlıyor. Yeni caydırıcılık denkleminin ilk adımı, Lübnan semalarına gönderilen İsrail uçaklarının saldırılarına cevap verecek yeni bir sahanın varlığını açıklayan Seyyid Hasan Nasrallah tarafından atıldı. İkinci adım kararı ise, Direniş'in onlarca yıldır devam eden İsrail arbedesinden vatanını korumak için atılması gerektiğine karar verdiği her an hayata geçirilebilir.

Bu noktada Lübnan uluslararası yasalara ve Güvenlik Konseyi'nin kararlarına bağlı olduğunu duyururken, düşman İsrail'in ise tüm yasaları, gelenekleri ve ilkeleri duvara tosladığını söylemek gerekiyor. İsrail, Güney Lübnan'da başlıca görevi 1071 sayılı kararın uygulanmasını takip etmek olan UNIFIL'in varlığına rağmen, başta BM olmak üzere hiçbir uluslararası kurumun ölçülerine kulak asmıyor. Bununla birlikte, düşman güçleri hem Lübnan'a saldırarak hem de Suriye gibi diğer ülkelerdeki hedeflere saldırılar düzenleyerek Lübnan'ın egemenliğini ihlal etmeye devam ediyor. Bu çerçevede düşman İsrail buradaki saldırılarını gerçekleştirmek için Lübnan semalarını kullanıyor.

Bu bağlamda, Lübnan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Amal Mudalli, geçtiğimiz Ağustos ayında Güvenlik Konseyi'nde konuşma yaptığı bir açık oturum sırasında, “Lübnan'ın 1071 sayılı karara uyum göstermesine karşılık, İsrail Lübnan'ın egemenliğini ihlal etmeye günlük eylemleriyle devam ediyor” dedi. Mudalli şu sözleri ekledi “Bu günlük ihlaller, tehlikeli bir dönüm noktasıdır. Çünkü İsrail Suriye'ye karşı askeri operasyonlar yapmak için Lübnan'ın hava sahasını kullanmaya devam ediyor.”

Tüm bunlar, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının hava ve karadan hala devam ettiğini ve Lübnan'ın feryatlarının uluslararası arenaya yükseldiği ancak uluslararası toplum tarafından hiçbir cevap alamadığını vurguluyor. Dünya, İsrail'in Lübnan'a karşı uzun yıllardır süregelen saldırılarını durduramazken, Direniş ise casusluk ve saldırı uçaklarının ülkeye giriş kapılarını kapatma kararı aldı.

Kaynak: El-Menar
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler