9916-cats.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Avivim’de düşen denklemler, gerçekleştirilen operasyondan büyüktür

Avivim’de düşen denklemler, gerçekleştirilen operasyondan büyüktür

Hizbullah'ın Eylül'ün başında, işgal altındaki Filistin'in kuzeyinde yer alan Avivim kışlası yolu üzerindeki askeri aracı imha ederek verdiği cevabın önemi sadece maddi ve can kayıpları ile sınırlı değildir. Direniş'in İsrail'e verdiği bu cevabın manevi, psikolojik, askeri ve siyasi boyutları da oldukça önemlidir.

11 Eylül 2019 Çarşamba

İNTİZAR - Hizbullah'ın, Avivim'deki operasyona “Hasan Zebib ve Yasir Dahir Şehitler Grubu” adını vermesi ve operasyonu açıklayan bildirisinde “Hasan Zebib ve Yasir Dahir Şehitler Grubu” ifadesinin geçmesi, bu saldırının Tel Aviv'in son zamanlarda Şam kırsalında düzenlediği ve Hasan ile Yasir adındaki iki direnişçinin şehit olmasına sebep olduğu saldırıya cevaben geldiğini gösteriyor.

Hizbullah'ın İsrail ile olan çatışmasında, denklemleri savaşa engel olacak ya da en azından Siyonistlerin iç krizleri dolayısıyla savaş düşüncesine ket vuracak şekilde, yeniden kurmayı başardığı açıktır. Diğer bir deyişle, Hizbullah'ın Eylül'ün başında, işgal altındaki Filistin'in kuzeyinde yer alan Avivim kışlası yolu üzerindeki askeri aracı imha ederek verdiği cevap, savaşa girmek ya da savaş kıvılcımını ateşlemek amacıyla değil, Lübnan'ın korunmasını güçlendirmek ve Lübnan'a karşı savaşı engellemeyi hedefliyordu.

Hizbullah'ın bir diğer hedef ise, seçim iklimine hazırlanması nedeniyle son günlerde bölge ülkelerine yönelik saldırgan tavırlarını artıran İsrail'in, bu gidişine bir dur demektir. Nitekim bu seçimde en önemli taraflardan biri olan İsrail Başbakanı, bu durumu kendi çıkarına kullanmak istiyor. Diğer yandan, Netanyahu İsrail'in bölgedeki öncelikleri ve gündemine hizmet etmeyen bir İran – Amerika diyaloğunun gerçekleşmesi olasılığı için olumlu koşulların önüne geçmeyi amaçlıyor.

Bundan dolayı, cevabın önemi sadece maddi ve can kayıpları ile sınırlı değildir. Direniş'in İsrail'e verdiği bu cevabın manevi, psikolojik, askeri ve siyasi boyutları da oldukça önemlidir:

Birincisi: Hizbullah'ın, bu başarılı operasyona “Hasan Zebib ve Yasir Dahir Şehitler Grubu” isimlerini vermesi ve cevap bildirisinde operayonun isminin bu şekilde yer alması, bu saldırının Tel Aviv'in son zamanlarda Şam kırsalında düzenlediği ve Hasan ile Yasir adındaki iki direnişçinin şehit olmasına sebep olduğu saldırıya cevaben geldiğini gösteriyor.

Bu durum, bazı soruların kapısını sonuna kadar açmaktadır: Hizbullah, güney banliyölerini hedefleyen iki insansız uçağa cevap olarak yeni bir saldırı gerçekleştirecek mi, yoksa bu operasyonun işgal rejimine verdiği mesajlar ile yetinecek mi?

İkincisi: İsrail'in saldırılarına verilen bu cevap ertelenmedi, aksine Direniş'in seçtiği bir zamanda gerçekleştirildi. Bu zamanlama seçimi, Hizbullah'ın yetenek, potansiyel, deneyim, sürdürülen gözlem, nitelikli ateş gücü ve hem taktiksel hem stratejik seviyede hazırlanmış bir hedef bankasına sahip olduğunu göstermektedir. Yani, Hizbullah'ın Suriye'deki savaşla meşgul olduğu söylentileri hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor.

Üçüncüsü: Hizbullah'ın Suriye'de girdiği terör savaşından kazanımları ve kendini geliştirmesi sonucunda elde ettiği savaş yetenekleri ile stratejik planlamanın bir kısmını gözden geçirmemiz, Hizbullah'ın düşman saflarında istihbarat ve güvenliği delmesinin rastgele meydana gelmiş olaylar değil doğrudan gerçekleştirilen operasyonlar olduğunu anlamımız için yeterli olacaktır.

Bu durum, Direniş'in 2006 Temmuz ayından bu yana temelini sağlamlaştırmaya başladığı angajman kurallarını güçlendiriyor. Bu sayede Hizbullah, İsrail'in en üst düzey alarm durumunda bulunan güvenlik ve askeri sistemlerini delerek, işgal edilmiş Filistin topraklarına karşın operasyon bölgesine girebilmesini sağladı. Füzeler ile fırlatma platformlarının bölgeye girişi, güvenli dönüşü ve operasyonun gerçekleştiği sırada, öncesinde ve sonrasında kullanılan keşif yöntemlerinin tekniği, İsrail içerisinde korkuyu arttıracaktır. Bu korku, başta Hizbullah'ın El-Celile'ye girişini engelleme girişimleri olmak üzere, gelecek stratejileri ile önceliklerine yansıyacaktır.

Dördüncüsü: Bu operasyon, İsrail'in gerçekleri gizleyemediğini gösterirken, Siyonistlere hem caydırıcılık hem de psikolojik seviyelerinde yeni bir tokat indirdi. Daha da önemlisi, Direniş'in cevap verme vaadini yerine getirdiğini ve dürüstlüğünü bir kez daha kanıtladı. Buna karşın İsrail medyasının itirafı ve tanımlamasına göre, İsrail vatandaşlarının siyasi ve askeri liderlerine karşı güvenindeki çatlak büyüyor. Bu çatlak, önemli sonuçlar doğurmaktadır. Gelecek seçimlerde oylama oranında düşüş, işgal ordusunda askeri hizmetten kaçış oranının artması ve işgal edilmiş topraklardan diğer ülkelere göç oranının artışı gibi sorunlar, bu çatlağın beraberinde getirdiği durumlardır.

Beşincisi: Direniş, kendisine uygulanan hiçbir diplomatik ve ekonomik baskıdan etkilenmiyor ve kendisine sunulan cazip tekliflere de asla kapılmıyor. Amerika'nın Direnişe, cevap vermemesi ya da ABD tarafından kabul edilen bir cevap vermesi karşılığında ekonomik yaptırımları kaldırma teklifi bunun en açık örneklerindendir.

Altıncısı: Bu cevap, savaş tehdidini engellemek, Lübnan içerisinde güvenlik ortamını korumak ve Lübnan'ın hedeflenmesine izin vermemek için verildi. Bundan dolayı, işgal hükümetinin tehditlerini bugüne kadar Lübnan'ı yok etmeye kadar yükseltmesine rağmen, cevabı yuttuğu kuşku götürmez bir gerçektir. Çünkü elde ettikleri bilgiler Hizbullah'ın tek başına Avivim üssünü hedef alabilecek ve yok edebilecek kapasiteye sahip olduğunu söylüyor.

Yedincisi: Direniş'in operasyonlarına Arapların verdiği iğrenç tepkilere artık şaşırmıyoruz. Bu bağlamda İsrail'in Suriye, Irak ve Lübnan'daki son saldırılarına karşı hiçbir kınama dahi yayınlamayan Bahreyn Dışişleri Bakanı ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Direniş tarafından verilen cevabı “Lübnan'ın çıkarlarını gözetmeyen grupların tek başın aldığı kararlar” olarak yorumladı. Bu tanımama, Arapların İsrail'in saldırılarını kabul etmesi bağlamında gelmiştir.

Muhammed Nader El-Omari
Kaynak: Al-Mayadeen – Suriyeli araştırmacı yazar
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler