76249-cats.jpg

Amerika’nın Yemen’i Direniş Ekseni'nden uzaklaştırma manevraları

Amerikalılar ateşkes bahanesi ile siyasi manevra yapamayacaklarını anladılar ve Suudiler ile birlikte pratik adımlar atma arayışı içine girdiler. ABD'nin Suudi Arabistan'ın savunma yeteneklerini güçlendirmesi için yardım edeceği, ancak “Yemen kartını İran ve Direnişin elinden çekmek” başlıklı yeni bir stratejiye geçişi desteklediği net bir şekilde anlaşıldı.

30 Eylül 2019 Pazartesi

İNTİZAR - Amerika Birleşik Devletleri İran'ı körfez bölgesinde yalnızlaştırmayı amaçlayan adımlar atıyor. Washington, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri'nden Yemen'de ateşkes için kısmi çözümleri kabul etmelerini istedi. İran'ın herhangi bir manevrası karşısında, Yemen cephesinden geri dönülmesi ve Ensarullah'ın gücünü arttırması için fırsat vermemek bu çözümler arasında yer alıyor.

“El-Akhbar” gazetesine göre, Ensarullah'ın ARAMCO Şirketi'ne ait tesislere düzenlediği saldırının ertesi günü Amerikan heyetlerinin Suudi Arabistan'a yönelttiği asıl öneri, İran'ı sorumlu tutarak nitelikli bir askeri operasyonu değerlendirmenin, dosyayı kapatmak için yeterli olmadığına dayanıyordu. Çünkü İran, silahları kullanılmış olsa bile operasyonu yürüten taraf değildi. İranlı danışmanların desteği ile bu operasyonu Ensarullah'ın yürütmesi, bu çeşit operasyonların durdurulması, ya politik stratejilerde değişimi gerektiriyor ya da kapsamlı bir savaşa girmek anlamına geliyor.

Bu operasyon tüm taraflarda büyük bir değişime yol açarken, yeni yaklaşımların kapısını araladı.

Başkan Donald Trump'ın ekibinin uyguladığı doğrudan eylem mekanizmasına göre, Suudiler ve aynı şekilde Emirlikliler, Washington'un kazanma garantisi olmayan ya da güç dengelerinde köklü bir değişime neden olmayacak bir askeri operasyonu tırmandırmayı desteklemeyeceğini anladılar. Yine aynı şekilde ABD'nin Suudi Arabistan'ın savunma yeteneklerini güçlendirmesi için yardım edeceği, ancak “Yemen kartını İran ve Direnişin elinden çekmek” başlıklı yeni bir stratejiye geçişi desteklediği net bir şekilde anlaşıldı.

“El-Akhbar” gazetesinin ulaştığı kaynaklar, bölgede olup bitenlerin gerçeği hakkında şu açıklamada bulundu:

“Birkaç aydan beri saldırı kuvvetlerinde yer alan taraflar Suudi Arabistan'ı, savaştan çıkmak için strateji hazırlamaya ikna etmeye çalışırken, bu büyüklükteki bir kararı almasını sağlayacak siyasi kazanımlar arayışı içindeler. Amerikalılar Riyad'ın onayını almadan, Umman aracılığıyla Ensarullah'a bir mesaj gönderdi. Maskat'ta Amerikalarılar ile Ensarullah yetkilileri arasında doğrudan iletişim için zemin hazırlamak amaçlı toplantılar düzenlendi.

Saldırının durdurulması için diyalog ilkesini reddetmeyen Husiler, Ummanlı taraflara Amerikalı yetkililer ile toplantı arayışı içinde olmadıklarını ve sadece iletişim için herhangi bir temasın, dengeli bir karşılık olmadan elde edilmeyeceği mesajını iletti. Husiler iki kısımdan oluşan taleplerini dile getirdiler:

· Sana Havalimanının tekrar hayata geçirilmesi, Hudeyde limanının kısıtlama olmadan faaliyete geçirilmesi, insani yardımların her şekilde Yemen'e ulaşmasına izin verilmesi ve yaralıların yurt dışına çıkarılmasına izin verilmesini sağlayarak, Yemen üzerindeki insani ve ekonomik ablukanın kırılması. Bu madde karşılığında Husiler, ABD'nin arabuluculuğu için doğrudan bir teması kabul ediyor.

· Kapsamlı bir ateşkes ve Yemen'e saldırıların durdurulması için operasyonel adımların atılması karşılığında, Suudi Arabistan'ın derinliklerine düzenlenen askeri operasyonun durdurulması.”

İlgili kaynak şöyle devam etti: “Amerikalılar ateşkes bahanesi ile siyasi manevra yapamayacaklarını anladılar ve Suudiler ile birlikte pratik adımlar atma arayışı içine girdiler. Ancak Suudi liderliği kara üzerindeki gerçekliği onarabileceğini ve sınırdaki ile diğer cephelerdeki bir dizi çatışmayı, güney krizi patlak verdiği zamanda sonuç almadığını düşündü.”

Kaynak şu sözleri ekledi: “Bu sırada Birleşik Arap Emirlikleri, savaştan aşamalı bir şekilde çıkmayı sağlayacak bir çıkış noktası açmaya çalışıyordu. Emirlikliler, Yemen'den çıkışlarını siyasi şekilde bile olsa koruyacak bir düzenleme için birkaç defa Tahran'dan yardım istemeye yöneldi. Aden içerisindeki büyük etkilerini korumak istediklerini açıkça ifade ettiler. İran'ın cevabı ise, BAE'nin pratik bir adım atması ve çözüm anlaşması için doğrudan Ensarullah'a yönelmesi gerektiği oldu. Abu Dabi güçlerinin batı kıyısından çekildiğini açıkladı. Daha sonra, güneydeki gruptan Aden ve diğer güney bölgeleri üzerinde kapsamlı bir kontrol sürecini başlatmalarını istemeden önce, Mağrib'deki Patriot füze sistemlerini söktü. Bu, durum Suudileri kışkırtarak, BAE'nin adımlarının donduracak bir ABD müdahalesinin gerektiren bir ihanet olarak yorumlandı. Çünkü BAE'nin çekilmesi, Yemen'e saldırmak için oluşturulan koalisyonun sona ermesi ve Husilerin karşısında yenilginin ilanı anlamına geliyor.

Pratikte, BAE'nin arabuluculuğu, ABD'nin ilk girişimleri ve Suudilerin büyük bir savaşa girme çabaları başarısız oldu. Saldırı güçlerinin elindeki alternatif, gelişigüzel askeri eylemleri tırmandırmak ve petrol ve gıda yardımı taşıyan gemilere el koyarak kuzey bölge üzerindeki ablukayı sıkılaştırmaktı. Bu durum Ensarullah'ı cevabı tırmandırmaya götürdü.”

Bölge için uygun olan bir anda, Amerika'nın İran'a ve Direniş Ekseni güçlerine ablukası, ARAMCO operasyonunu beraberinde getirdi. Operasyon çok fazla mesaj taşıyan bir yolla gerçekleştirildi. ABD ise bu mesajları ilk alanlardan biri oldu. Ayrıca operasyon tüm taraflar arasında büyük değişimlere neden olarak, yeni yaklaşımlara kapı açtı. Bahsi geçen kaynak konu hakkında şu ifadeleri kullandı: “Amerikalılar, ARAMCO saldırısının Huusilerin savaşı durdurma çabalarındaki başarısızlığın protestosunu ve İran'ın kendisine dayatılan yaptırım programına sert bir darbesini temsil ettiğini söylemeye başladı. Amerikalılar, İran ve bölgedeki müttefikleri ile büyük bir askeri karşılaşmaya girmeme kararına alternatif olarak, temel amacı İran'ın Yemen cephesini kullanmasını engellemek olan bir strateji oluşturdu. Amerikalılar bunun Yemen cephesini soğutarak yapıldığı sonucuna vardı. Dolayısıyla, savaşın sebebi olan gerekçeyi İran'ın elinden alarak Suudilere karşı daha büyük saldırılara hazırlanmasını engelleme yoluna girdiler. Yemen'deki ablukaya cevap verme bahanesi ile Kızıldeniz ve Arap denizinde petrol tankerlerini vurma olasılığı hakkındaki istihbarat bilgisi, Amerikalıları heyecanlandırdı.”

Gelen bilgiler, İran, Ensarullah, Hizbullah ve diğer Direniş güçlerinin olanlar hakkında sürekli istişare halinde olduklarını ve hepsinin asıl amacının, saldırının siyasi koşullar olmaksızın tam anlamıyla durdurulması ve BAE'nin Yemen'i bölme girişimi başarısız kılmak olduğunu vurguluyor. Dolayıyla Ensarullah savaşın tüm yönleri ile kuşatılmadığı sürece girişimlerinin hayatta kalamayacağına karar verdi. Bu bağlamda Husiler, özellikle daha önce ABD tarafından planlanan ve BAE tarafından görevlendirilen İngilizlerin girişimini denedikten sonra, Maskat yetkililerine durumları hakkında bilgi verdi. Aynı şekilde Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi de kısmen arabuluculuk yaptı. Sonuç aynıydı: Herkes diğer tarafı suçluyor ve kimse savaşı durdurmak için nihai bir karar almıyor.

Bu bağlamda Ensrullah güçleri Suudi Arabistan sınırındaki askeri faaliyetlerini güçlendirdi ve başarılı operasyonlar dizisi yürütmeye başladı.

İbrahim El-Emin
Kaynak: El-Akhbar
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler