trump-iran-usa.jpg

Amerikan Ekseni için tüm yollar kapalı, bölge çözüm arayışında

Amerikan Ekseninin girdiği savaşları sürdürmesi için tüm yolların kapandığını ve savaşın son aşamasına geldiğini gösteriyor. İran, bölgedeki son gelişmelerin ışığında hedeflerini gerçekleştirmek için daha iyi bir konuma ulaşmış gibi görünüyor. Bölge Amerika etkisi olmaksızın çözüm üretme noktasına geldi.

8 Ekim 2019 Salı

Bölge çözüm arayışına mı girdi?

İNTİZAR - Bölgede yaşanan son gelişmeler, Amerikan Ekseninin girdiği savaşları sürdürmesi için tüm yolların kapandığını ve savaşın son aşamasına geldiğini gösteriyor. Bu gerçeklere göre, Amerika'nın girdiği karanlık tünelin, bölgesel ve küresel etkisi üzerine ciddi yansımaları olacaktır. Dolayısıyla kendi oluşturduğu güç dengesinin yol açtığı sonuçlara boyun eğmek, Amerika'nın stratejik çıkarlarına hizmet etmiyor.

Bu göstergeler ve gerçekler şöyledir:

Birincisi: Suriye devleti ve müttefikleri, İdlib ilinin bazı bölgeleri ile Halep'in batı kırsalında tüm tekfirci terörist güçlere karşı nihai bir zaferin son çeyreğine girdi. Özellikle son askeri operasyonların ardından, Hama'nın kuzey kırsalının geri kalan kısımları, İdlib'in güney kırsalının bir kısmı ve stratejik başkent olan Han Şeyhun kurtarıldı. İdlib'in terörist güçlerden temizlenmesi ve bu konunun pazarlığa açık olmaması, Rusya, İran ve Türkiye'nin katıldığı son üçlü zirvenin sonuçlarına yansıdı. Türkiye, bu durumu kabul ederek Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve Suriye devletinin egemenliğine saygı duydu.

İkincisi: Suriye ve Irak, iki ülke arasındaki El-Bukemal Kaim geçiş noktasının açılması için sürdürülen çabaların neticesinde başarı elde edildi. Bu sayede, sınır geçişinin açılmasını engellemeyi amaçlayan Siyonist saldırılar ve Amerikan baskılarının hedefi boşa çıktı. Bu sınırın kapanmasının engellenmesi Şam, Bağdat ve Tahran arasındaki kara ulaşımını garanti altına alıyor ve Suriye ile İran'a dayatılan kuşatmayı kırıyor. Böylelikle, Washington'un söz konusu iki ülkeye baskı yaparak kendi şartları ve diktelerine boyun eğmek zorunda bırakma çabalarının son kalesi de yenilgiye uğramış oldu.

Irak'taki güç dengesinde Haşdi Şabi'nin temsil ettiği Direniş güçleri lehine bir değişim olmasaydı, Amerika'nın abluka kartını düşüren bu önemli gelişme mümkün olmazdı. Haşdi Şabi, Irak'ta IŞİD terör örgütünün yenilgisi konusunda başrol oynuyor. Irak-Suriye sınırının diğer yakasında Suriye Ordusu ile görüşen Haşdi Şabi güçleri, bu şekilde Suriye Ordusu'nun Irak ile sınır bölgelerini de IŞİD terör örgütünden temizleyebilmesini sağladı.

Üçüncüsü: Yemen Ordusu ve Halk Komiteleri tarafından temsil edilen Yemen Direnişi, Amerika ve Suudi Arabistan'ın saldırılarına karşı savunma stratejisinden saldırı aşamasına geçerek Suudi Krallığına ekonomik ve askeri açıdan güçlü ve can yakıcı darbeler indirmeye başladı. Bu geçiş savaşın gidişatını terse çevirerek Suudileri, beş senedir durmayan savaşın faturasını ödemek için ağır bir yıpratma aşamasına girmesine neden oldu. Bu durum, savaşın devam etmesinin Suudi Krallığına ekonomik, askeri, siyasi ve manevi anlamda her açıdan ağır bir yük haline getirdi.

Suudi hükumetinin Washington'u savaşın devam etmesi ya da durdurulmasına dair karar vermeye götürme olasılığı zordur. Ensarullah'ın savaşı kapsamlı bir şekilde durdurma girişimine ABD'nin olumlu cevap vermeye ve Yemenli taraflar arasında krizden çıkaracak bir siyasi çözüm üzerine anlaşmaya varmak için diyaloğa girmeye yönelmesi, savaşın devam etmesinin Suudi rejimine tehlikeli sonuçlarından kaçınmayı amaçlıyor. Zira Suudi rejimi bölgede Amerikan hegemonyası için en önemli ayağı oluşturuyor.

Dördüncüsü: İran Amerika'nın kuşatma savaşı tehdidi karşısında kararlı duruşuyla, Amerikan güçlerine karşı meydan okumayı başardı. İran hava sahasında üzerindeki Amerika'ya ait son model casusluk uçağının İran hava savunması tarafından düşürülmesinin ardından Amerika savaş dilinden geri dönmek zorunda kaldı. Aynı şekilde Cebelitarık Boğazı'nda İran'a ait petrol tankerine el konulmasına, bir İngiliz petrol tankerine el koyarak cevap vermesi de, Londra'yı İran tankerini bırakmaya zorladı. Suriye kıyılarına doğru yoluna devam etmesi ve burada yükünü indirmesi, Amerika'nın Suriye ve İran'a yönelik abluka sistemine acı bir darbe indirdi.

Daha sonra İran, batı ülkelerinin nükleer anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmemesine cevaben, anlaşmanın yükümlülüklerini kısıtlamak için yeni adımlar atmaya yöneldi. Bu sırada Washington da İran'ın petrol ihracatını sıfıra indirmeyi başaramadı. Tüm bunlar Trump yönetiminin İran liderliğine ambargo kılıcı altında müzakere masasına oturmayı kabul ederek baskı yapma planlarını çıkmaz bir yola getirdi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile ABD Başkanı Donald Trump arasında telefon görüşmesi sağlama çabaları da dahil olmak üzere Amerika'nın tüm girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Trump Ruhani'nin telefonu kaldırmasını bekledi ancak Ruhani cevap vermeyerek yaptırımlar kalkmadan Trump ile hiçbir görüşmeyi kabul etmeyeceğini gösterdi.

Amerikan politikasının başarısızlığı ile Yemen savaşının çıkmaz yola girdiğini ortaya koyan bu göstergeler ve gerçeklerin ardından Riyad'ın, Irak Başbakanı Adil El-Mehdi'nin arabuluculuğuna cevaben Tahran ile diyaloğa girmeye karar verdiğine dair söylemler gündeme geldi.

İran, başta Suriye ile Irak arasındaki El-Bukemal geçiş noktasının açılması olmak üzere, bölgedeki son gelişmelerin ışığında bu hedefini gerçekleştirmek için daha iyi bir konuma ulaşmış gibi görünüyor. Buna karşın Suudiler ile Amerikalıların girdiği kriz ise Yemenli Direnişçilerin Sudilere vurduğu son darbelerinin sonucunda daha da derinleşiyor.

Hasan Hardan
Kaynak: Al-Binaa
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler