17138-cats.jpg

Yemen’den Lübnan’a iradeler ve cepheler birliği

ABD'nin bölgede geri adım atması ve mevcut yönetiminin sadece İran ve bölgede değil Rusya, Çin ve hatta Avrupa'da ürettiği sorunların boyutu göz önüne alındığında, bölgedeki çatışmanın sona ermesiyle birlikte tek kutuplu sistemin tarihe gömüleceği ve çok kutuplu sisteme geçileceği açıktır. Bu, bölgesel ve küresel seviyede stratejik bir güç olarak Direniş Ekseninin pekiştireceği bir sistemdir.

14 Ekim 2019 Pazartesi

İNTİZAR - Abkayk ve Khurays'taki ARAMCO tesislerini hedef alan operasyonlar ve "Nasrun min Allah" operasyonu, bugüne kadar yaşanan operasyonlardan farklıdır. Zira bu operasyonların gösterdiği gerçekler ve sonuç eskisi ile aynı değildir. Suudi petrol tesislerinin hedeflenmesi, büyük bir ihlal operasyonu olmasının yanında, savaşı Suudi Arabistan'ın derinliklerine taşıması ve Suudi ekonomisi ile küresel ekonominin kalbine dokunması açısından angajman kurallarında büyük bir değişiklik meydana getirdi. Aynı şekilde bu, sahadaki sonuçlarının en kısa zamanda kendini göstermesi öngörülen, siyasi konumlar üzerinde yeni kavramlar ortaya koyan ve en büyük yerli pusu olarak kabul edilen "Nasrun min Allah" operasyonu ile de bağlantılıdır.

Bu bağlamda Suudi Arabistan iyi niyet gösterileri yapmaya ve Yemen'in girişimlerini kabul etmeye başladı. Bu iyi niyet gösterileri, Suudi Arabistan'ın bazı aracıları yoluyla itibarını kurtarmaya çalışan bir kibirle örtülüdür. Bunun yanı sıra Suudiler “Nasrun min Allah” operasyonunun etkilerinin ARAMCO operasyonunu aştığını gösteriyor. Çünkü Suudi Arabistan ARAMCO operasyonunda olduğu gibi Yemenlilerin değil İranlıların yaptığını söyleyerek kendisini haklı çıkaramadı. Dahası, göz ardı edilmeyecek önemli bir konu da, Suudi Arabistan'ın hem çatışma hattındaki güçlerine hem de ülke içindeki güçlerine indirilen darbeler, Suudi Arabistan'ın operasyonlarının birikimidir. Buna rağmen Suudi Arabistan'ın Yemen'in girişimlerini kabul etmesinde, farklı bir manevra yapma olasılığı hala yüksek oranda varlığını koruyor. Emirliklerin batı sahili limanlarına daha fazla savaşçı ve askeri ekipman göndererek hazırlık yapması buna kanıt niteliğindedir.

BAE, Bab-El Mendeb yakınlarında askeri liman kurma projesinin eğer tamamlarsa, boğazı kontrol altına almayı sağlayacak gelişmiş bir askeri üs olacağı öngörülüyor. Bunun yanı sıra Emirliklerin, Hindistan ve Afrika arasındaki deniz yolunu kontrol eden Skotra adasında kurduğu askeri üsler vardır. Ne var ki Yemenli liderler, Ordu ve Halk Komiteleri yoluyla BAE'ye hayati alt yapılarını hedef alacak bir saldırı düzenlemeye karar verirse, bu BAE'nin kaldıramayacağı bir yük olacaktır. Bu durum, çöküş aşamasına girmeden önce uzun bir süre saldırıları nispeten absorbe edebilen Suudi Arabistan'ın aksine BAE'nin ekonomik ve siyasi olarak parçalanmasına yol açacaktır.

Yemen'de yaşananların benzeri, stratejik savunmadan saldırıya geçiş aşamasının başlangıcı olan Halep'in doğu mahallelerinin kurtarılması sırasında Suriye'de yaşandı. Bu aşama, Suriye coğrafyasının büyük kısmı kurtarılarak taçlandırıldı. Daha da önemlisi devletin stratejik ağırlığı geri kazanıldı ve ülkenin en büyük şehirleri, bağlantı yolları ve ülkenin en önemli tesislerinin geri alınmasının yanı sıra Suriye ile Irak arasındaki ElKaim-Elbukemal sınır kapısının açılışı bu stratejik ağırlığı güçlendirdi. Bahsi geçen sınırın açılması, Suriye'nin kuzeyinin doğu ve batı işgali altında olmasına rağmen Tahran'dan Lübnan'a kadar stratejik yardım hattının başlangıcını oluşturuyor. Kuzeybatı savaşı, Türkiye ile siyasi bir anlaşmaya varılmasa bile bitecektir.

Kuzeydoğu savaşı konusuna gelirsek, ayrılıkçı Kürtlerle müzakereler olumlu sonuç vermese de, Kürtler ve Amerikalılar ile savaşmak için bir halk direnişi, Suriye devleti karar verdiği takdirde gerçekleşir. Bu, Suriye'nin büyük tehlikeleri aştığı ve yakında ülkeyi yeniden yapılandırma aşamasına gireceği anlamına geliyor. Bu yapılandırma, ülkenin imarı ve anayasal reformlar yoluyla yeni toplumsal sözleşmelerin tamamlanmasını içeriyor. Bu yenilik, savaşın ardından dış baskıların odak noktası haline gelemden önce Suriye'nin en temel ihtiyacıdır.

Irak'ta, Lübnan ve Filistin'deki gibi Filistin ve Lübnan direnişlerinin Siyonist rejim ve teröristlere karşı etkinlikleri üzerinde büyük gelişmeler yaşandığına şahit oluyoruz. Gelinen noktada Amerika'nın sahadaki isteklerinden farklı yeni bir sahne ile karşı karşıyayız. Bu dönüşümlere, üç ana başlık ile işaret edilebilir. Bu, bölgede ve dünyada gelecek aşamanın oluşumunun başlangıcıdır. Kaosun yayılması ve bölgenin parçalanması planının büyük kısmının, büyük bedeller ödenmesine rağmen bozguna uğratıldığı göz önüne alındığında, Amerika, Suudi Arabistan, Türkiye ve Batı'nın Suriye'deki etkisinin birkaç yıl içerisinde yok olacağı söylenebilir.

Yukarıdakilerden hareketle, eğer Direniş Ekseni güçleri iradeler ve cephelerin birliği ilkesine dayanmasaydı, şimdiye kadar elde edilen sonuç gerçekleşmezdi. Direnişin etkinliğini kanıtlayan bu durum, mevcut aşamada üç unsur ile sınıflandırılır:

· Pozisyonların bölünmesi, ayrılması ve karar verme unsuru

Bu unsur, Direnişin varlığını sürdürdüğü Suriye, Irak, Filistin, Lübnan ve Yemen topraklarında, görmezden gelinemeyecek kadar net bir şekilde kendisi gösteren önemli bir faktördür. Bu ülkelerin tamamında Direnişi destekleyenler ve karşı çıkanlar arasında bir bölünme mevcuttur. Bazıları bunun tehlikeli bir durum olduğunu düşünürken, diğerleri ise bölge halklarının maruz kaldığı siyaset arenası ve medyanın bölücülük çığırtkanlığının ışığında bunun normal bir durum olduğunu savunuyor. Bu işin olumlu tarafı, Direnişi benimseyen ve kucaklayanlar, tüm yanlış bilgileri aşarak pozisyon alma ve karar vermek açısından mezhep faktörünü aşan tüm kesimleri kapsıyor. Bu unsur, düşmanca proje çöktüğü anda gelecek için belirleyici olacak en önemli konulardan biridir.

· Caydırıcı gücün Direniş Eksenine geçiş unsuru

Lübnan'da Temmuz Savaşının başlangıcından bu yana 13 yılın ardından Direniş Ekseni Suriye, Irak ve daha sonra terörün belini kırdığı Yemen'deki savunma operasyonlarının ardından olumsuz savunma aşamasından, olumlu savunma aşamasına geçmeye başladı. Gazze ve Lübnan'da angajman kuralları sabitleştirildi. Suriye, hava sahasını Siyonist uçaklara kapatarak Siyonist rejim ile çatışma aşamasına geçti. Son olarak, Lübnan Direnişinin Avivim operasyonu ve Siyonist seyir füzelerinin düşürülmesi operasyonundaki cevabına tanık olduk. Daha önce Filistin Direnişinin Gazze'de oluşturduğu caydırıcılık dengesi, Suriye-Irak arasındaki Elbukemal-ElKaim geçişinin açılması için güç dengelerini değiştiren bir anahtar rolündeydi.

· Küresel stratejik güçler unsuru

Amerika Birleşik Devletlerinin bölgede geri adım atması ve mevcut ABD yönetiminin sadece İran ve bölgede değil Rusya, Çin ve hatta Avrupa'da ürettiği sorunların boyutu göz önüne alındığında, bölgedeki çatışmanın sona ermesiyle birlikte tek kutuplu sistemin önümüzdeki yıllarda tarihe gömüleceği ve çok kutuplu güçler sistemine geçileceği açıktır. Bu, bölgesel ve küresel seviyede stratejik bir güç olarak Direniş Ekseninin pekiştireceği bir sistemdir.

Ömer Marabouni
Kaynak: Al-Mayadeen
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler