thumbs_b_c_148c052a8cc66ac7820daba7168029e3.jpg

Direniş'in birliği, caydırıcılık denklemlerini dayatıyor

Direniş sadece siyasi ve askeri düzeylerde değil, aynı zamanda caydırıcılık denklemlerini dayatarak bir kez daha birliğini kanıtladı. Gazze'ye düzenlenen son saldırıda “cihadi bütünleşmeyi” en iyi şekilde gördük. Filistin Direnişi'nin gösterdiği benzersiz birliğin karşısında İsrail ise çok büyük bir başarısızlık çukuruna düşmüştür.

18 Kasım 2019 Pazartesi

İNTİZAR - İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulması üzerine varılan anlaşma, Perşembe günü saat 5.30'da yürürlüğe girdi. İsrail'in Deyr El-Balah'ta bir aileden 6 kişiyi birden öldürdüğü ahlaksız saldırısının ardından 4 saat sonra gelen anlaşma, aynı zamanda Filistin Direnişi'nin bir yandan Gılaf Gazze yerleşim bölgesine diğer yandan Tel Aviv'e fırlattığı yüzlerce füzenin ardından geldi.

İsrail yönetiminin bu saldırılarda başarabildiği tek şey, verilen ağır kayıplara dair bir demir yumruk indirerek uyguladığı basın karartmasıdır. Filistin Direnişi'nin gösterdiği benzersiz birliğin karşısında İsrail ise çok büyük bir başarısızlık çukuruna düşmüştür. Konu hakkında İsrailli tarihçi ve analist Gal Berger, İsrail'in Gazze'deki Kudüs Seriyyeleri Komutanı Baha Ebu Ata'yı hedefledikten sonra büyük bir hataya düştüğü yorumunda bulundu. İsrail'in bu kez hatasının çatışma dairesinde tek bir hedef belirlemesi - İslami Cihad - olduğuna işaret eden İsrailli tarihçi, Hamas'ın bu hatayı perde arkasında istediğini yapmak için kullandığını değerlendirdi.

İsrailli tarihçi şu sözleri ekledi: “Şimdi herkes İslami Cihad adına bizi vuruyor. Onlar bizim üzerimize anlaştı. Bunun müsebbibi ise Netanyahu'dur.”

İsrail rejimi, angajman kurallarını kırmayı başaramadı. Direniş liderlerine karşı izlediği suikast metodu, İsrail'in başarısızlığını gideremedi. Bu bağlamda Direniş'in İsrail karşısındaki başarısına birkaç madde ile işaret edilebilir:

Birincisi: Direniş'in saldırılara karşı koyma başarısından sonra gelen ateşkes, herhangi bir askeri başarı için gözünü kan bürüyen Netanyahu'nun heybetini kırdı. Bu anlaşma, Direniş'e vekalet eden İslami Cihad'ın belirlediği şartlara dayanıyordu. İslami Cihada göre bu şartlar, suikast politikasının durdurulması, büyük dönüş yürüyüşlerine katılan göstericilerin korunması ve ablukanın kırılması sürecinin başlatılmasını içeriyor.

İkincisi: Direniş Ekseni grupları arasında büyük bir koordinasyon görünüyor. İsrail rejimi bu eşgüdümün akorduyla oynamaya çalıştı ancak başaramadı.

İsrail rejimi bugün probleminin Hamas Hareketi ve diğer Filistinli gruplar ile değil, İslami Chad ile olduğunu göstermeye çalıştı. Ne var ki ortak operasyon odası bunun tam tersini kanıtladı.

İslami Direniş Hareketi Hamas, “Filistin Direnişi'nin, İsrail işgaline direniş ve Filistin halkına dayatılan ablukayı kırma görevlerinden geri dönmediğini” bir kez daha ortaya koydu.

Üçüncüsü: İsrail, verdiği kayıplar üzerine çelik gibi bir basın sansür uyguladı. İsrail rejiminin verilen kayıpları ile ilgili açıklamada bulunmamasının asıl sebebi de budur. Ancak Direniş'in işgal altındaki rejimin sakinlerine yönelik fırlattığı 450'yi aşkın füze, Tel Aviv karşısında Gazzeliler olduğunu ve işgalcilerin artık Filistinlilerin evlerinde kalma ve refah içinde yaşama süresinin dolduğunu vurguladı.

Knesset üyesi Ofer Shelah, son yaşananları şu sözlerle yorumladı: “İslami Cihad” Tel Aviv'i bombaladığı, üç gün boyunca bölgeyi felce uğrattığı ve bizi şehirde kısılmış rehineler haline getirdiğinde, zafer resmini kazandı.”

Dördüncüsü: İsrail'in Demir Kubbe sisteminin Direniş füzeleri karşısındaki başarısızlığı bir kez daha gözler önüne serildi. Evet, bu Demir Kubbe bazı füzeleri engelleyebildi ancak gerçekte işgal altındaki Filistin'in semalarını Direniş'in dualarından koruyamadı.

Sonuç olarak, Filistin Direnişi yüksek bir bilgelikle savaşı siyasi ve askeri bakımdan başarılı bir şekilde yürüttü. Bu başarı Direniş'e, İsrail rejimine karşı şartlarını dayatma fırsatı verdi. Özelikle de Direniş'in füzeleri, Siyonist varlığın tüm yaşam alanlarını felce uğratan büyük bir savaş üstünlüğü ortaya koymuşken, bun durumda Netanyahu siyasi yatırım sürecinde tam bir fiyaskoya uğradı.

Direniş sadece siyasi ve askeri düzeylerde değil, aynı zamanda caydırıcılık denklemlerini dayatarak bir kez daha birliğini kanıtladı. Gazze'ye düzenlenen son saldırıda “cihadi bütünleşmeyi” en iyi şekilde gördük.

Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler