19287-202013203430222.jpg

Süleymani ve Mühendis’in şehit edilmesi bir savaş sebebidir

Süleymani ve Mühendis'e düzenlenen suikast, geçici bir olay değildir. Bu, Amerikan yönetiminin bölgeyi ateşe atma kararıdır. Gerçek şu ki, Süleymani suikastı, ABD'nin kırmızıçizgiyi aşmasıdır. Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri ağır bir bedel ödeyecektir. Zira kırmızıçizgiler tek taraflı çiğnenmez.

4 Ocak 2020 Cumartesi

İNTİZAR - Hacı Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi El-Muhendis, hiçbir zaman olağanüstü güvenlik önlemleri almıyor, aksine neredeyse aleni bir şekilde hareket ediyorlardı. Bağdat'ta da “Hacı”nın Tahran'dan ya da başka bir yerden başkent Bağdat'a geliş zamanı, genel konular hakkında bilgisi olan çoğu unsur tarafından biliniyordu. Kiminle görüştüğü ve görüşeceği de, biliniyordu. Bu iki adam, Lübnan, Irak ve Suriye'deki çatışma ekseninde ya da Amerikan istihbaratı CIA ile İsrail istihbaratı MOSSAD'ın hedefindeki yerlerde defalarca ölüme çok yaklaştı. Ancak daha önce onlara suikast yapmama kararı, Direniş Ekseni'nin caydırıcı gücünün bir sonucuydu. Sabah vakti gelen suikast ise karmaşık bir güvenlik operasyonu değildi.

Ne var ki siyasi ve askeri dengede, İmad Muğniye suikastından bu yana Direniş Ekseni'nin maruz kaldığı en sert operasyon bu oldu. Bu alçak saldırı, bölgede adeta deliliğin kapısını açtı. Bu kararı veren taraf, ya ne yaptığını bilmeyen bir aptal, ya da daha önce hazırlandığı bir savaşın kapısını açmayı amaçlıyor. Bu hamle, ABD'nin Direniş Ekseni'ne “Caydırıcı gücünüz aşındı, hiçbir şey bölgeden sizi çıkarmamıza ve tüm liderleriniz ile güç noktalarınızı hedeflememize engel olamaz” demeyi amaçlıyor. Bu saldırı, Direniş Ekseni'nin intikam almak zorunda kaldığı ve sadece intikam için değil caydırıcı gücünün iade-i itibarını geri kazanması gereken bir “sıfır” denklemidir. İran on yıllardır bu denklemi kuruyor. İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Hacı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi El-Mühendis'e Bağdat'ta düzenlenen suikast, bölgedeki diğer olaylar gibi geçici bir olay değildir.

İranlı en meşhur General olan Süleymani, 2006 Temmuz Savaşında Lübnan'ın savunmasında Hacı İmad Muğniye'nin ortağı ve Irak'ın ABD işgaline karşı Irak Direnişi'nin ilk destekçisiydi. Ayrıca Şam savunma hattının mühendisi olan Kasım Süleymani, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın büyük Suriye savaşında saha ortağı oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye müdahalesi hakkında müzakere eden bu yiğit adam, Türkiye istihbarat müdürü Hakan Fidan ile birlikte çalışmış ve İran ile Filistin Direniş grupları arasında ilk bağlantıyı kuran kişidir.

Süleymani'nin döneminde, Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü, güneydeki Yemen'den kuzeydeki Irak'ın ötesine ve Lübnan, Suriye, Filistin'e kadar uzanan bölgede askeri ve lojistik destek gücü olarak çalışan büyük bir bölgesel askeri güce dönüştü. Özellikle Gazze'de, Direniş'in yeteneklerinin gelişmesinde büyük bir payı vardır. İsrail, Süleymani'nin Suriye ve Irak'a iki ülkedeki dengeleri değiştirtecek silahlar göndermesini ve Tel Aviv'in varoluşsal tehdit olarak gördüğü savaş deneyimini bu ülkelere aktarmasını engellemek için İsrail tarafından sürekli takip ediliyordu.

Hacı Kasım Süleymani, Bağdat Havalimanından Irak'ın başkentine giden yolda öldü. Burası, Direniş Ekseni'nin gözünde Kudüs yolu ile aynıdır. Süleymani Şam'dan geliyordu, Mühendis ise onu karşılamak için havaalanına gitmişti. Sadece İki arabadan oluşan basit konvoydan ayrıldılar. Havaalanından ayrıldıktan kısa süre sonra Amerikan uçakları tarafından hedeflendiler. Süleymani, Mühendis, Haşdi Şabi'nin önde gelen yetkilisi Muhammed Rıza El-Cabiri ve birkaç Haşdi Şabi üyesinin yer aldığı İki arabanın içerisindeki herkes hayatını kaybetti.

Asıl ismi Cemal Muhammed Cafer olan Mehdi Mühendis ise, pratikte Haşdi Şabi'nin Genelkurmay Başkanı görevindeydi. Eski Parlamento üyesi olan Mühendis, 20 yıldan fazla tehcir edildikten sonra 2003 yılında Tahran'dan Bağdat'a geri döndü. Baas yönetimi ve Saddam Hüseyin'e muhalefeti 80'li yıllarda onu Bedir Tugayları'nın liderliği konumuna taşıdı. Bu dönemde geniş bir askeri yetenek kazandı. Bu yetenek, Amerikan işgaline direniş ve IŞİD savaşında daha da gelişti. 60 yaşındaki Basra'nın oğlu, 1983 yılında Amerikan ve Fransız Büyükelçiliklerini hedef alan Kuveyt bombardımanı gibi bir dizi “terörist” eylemiyle suçlanıyordu.

Washington, saldırının ardından Reuters haber ajansına konuşan bir yetkilinin açıklamasıyla hız kesmeden suikastı üstlendi. Saldırı, Irak'ın karmaşık askeri ve siyasi ortamı bağlamında geldi. Washington ülkedeki halk ayaklanmasını kendi lehine istismar etmeye çalıştı. Tahran'ın bölgedeki etkisini azaltmak ve Haşdi Şabi ile Irak Direnişine karşı bir darbe yaptırmak için bu durumu kullanmak istedi. Askeri olarak ise, Amerikan işgal güçleri geçtiğimiz Pazar günü Irak-Suriye sınırındaki El-Kaim şehri yakınlarında yer alan Haşdi Şabi merkezine saldırıya başvurdu. Saldırı 25'in üzerinde şehit ve onlarca yaralıya sebep oldu. Bu saldırı elbette Bağdat'taki yerel bir Amerikan askeri üssünün hedeflenmesinin karşılığı değildi. Aksine işgal gücünün Suriye ve Irak'ın ayrılığı başlıklı yeni bir siyasi denklem kurma çabasıydı. Aynı zamanda bölgedeki Haşdi Şabi ile diğer Direniş Ekseni güçlerini geri çekilmeye zorlama girişimiydi.

Amerikan - Körfez yalan makinası saldırının hemen ardından Hizbullah liderlerinden Şeyh Naim Kasım'ın da saldırıda öldürüldüğü söylentilerini yaymaya başladı. Iraklı ve Lübnanlı kaynaklar Hizbullah'ın bir şehit verdiği haberlerini yalanladı. Daha sonra Suudi “El-Arabia” kanalı, Asaib-i Ehl El-Hak lideri Şeyh Kays El-Hazali'nin tutuklandığı haberini yaydı. Bu haber de kısa süre içerisinde yalanlandı. Bu haberler, Amerika'nın bölgedeki hedef listesini gösteriyor.

Süleymani ve Mühendis'e düzenlenen suikast, geçici bir olay değildir. Bu, Amerikan yönetiminin bölgeyi ateşe atma kararıdır. Amerikan yönetiminin en azından zamanı geri döndürmek ve Direniş Ekseni'nin Lübnan, Suriye, Yemen, Irak ve Filistin'de kazandığı sonuçları silme hamlesidir.

Gerçek şu ki, Süleymani suikastı, ABD'nin kırmızıçizgiyi aşmasıdır. Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri ağır bir bedel ödeyecektir. Zira kırmızıçizgiler tek taraflı çiğnenmez.

Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler