barzani_ve_ibadi_bagdatta_bir_araya_geldi_1475164056_1151 1.jpg

"Kesinlikle bir iç savaşa girmeyeceğiz"

Irak Kürdistanı'nda gerçekleştirilen bağımsızlık referandumu sonrasında büyük bir kaos olacağı beklentisinin boşa çıktığı, Irak'ın bir iç çatışmaya girmeden problemin çözülme kulvarına girdiği gözleniyor.

18 Ekim 2017 Çarşamba

İNTİZAR - Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi -görev süresi iki yıldır dolmuş olduğu halde- Başkanı Mesut Barzani'nin şahsi israrı ile 25 eylülde gerçekletirilen bağımsızlık referandumu ile ortaya çıkan belirsizliğin büyük bir kaosa dönüşeceği beklentisi boşa çıktı.  Hem Irak Ordusu ve Haşdi Şabi birliklerinin olaya müdühalesi sırasında bir direnç oluşmadı ve hem de aslında bağımsızlık referandumu ile ilgili olarak Irak'taki Kürtlerin aynı yaklaşıma sahip olmadıkları ortaya çıktı.

Ayrıca Irak Yönetiminin, ordunun ve Haşdi Şabi'nin bazı çevrelerce öne sürüldüğü gibi bir intikam hırsı ile iş görmedikleri aksine suhuletle bu problemin çözümü için gayret gösterdileri de böylece komuoyu tarafından müşahade edilebildi.  

Bu noktada Irak Başbakanı Haydar El-İbadi'nin kesinlikle bir iç savaşa girmeyeceklerine vurgu yapması, ama bununla birlikte Kürt yetkililerini anayasaya bağlı kalmaya çağırması Irak'ın bütünlüğü üzerinden meselenin değerlendirilip sonuçlandırılmaya çalışıldığının ifadesi olarak görmek gerekiyor. 

İbadi ayrıca, Irak merkezi hükümetin Irak'ın bütün her yerinde hakimiyetinin olacağını vurgulayarak, Irak bayrağının bütün Iraklılara ait olduğu ve ülkenin bütün her yerinde dalgalanacağı şeklindeki söylemi ile Irak'ın bütünlüğü üzerinden merkezi yönetimin yaklaşımını ortaya koymuş oldu.

Bu meselede evvelen Mesut Barzani'nin kazanan taraf olduğu yönündeki algı çok hızlı bir şekilde değişerek esas kaybedenin Barzani olduğu şeklinde bir algıya dönüştüğü de gözlendi. Özellikle Irak ordusu ve Haşdi Şabi güçlerinin hiç bir direniş görmeden amaçlarına ulaşmaları, referandum konusunun bölge halkı tarafından içselleştirilmediğinin anlaşılmasına sebep oldu. Bu ise Mesut Barzanı'nin bu bağımsızlık referandumu üzerine kurulu siyasetinin halk nazarında bir karşılık bulmadığının da ifadesi oldu. 

Bu çerçevede kaybeden tarafın Barzani cephesinin olduğuna dair tespite dayalı Parstoday'da yayınlanan değerlendirme yazısını ilginize sunuyoruz...

 

Büyük kaybeden taraf, Mesud Barzani
 
Irak ordu güçleri 2014 yılında IŞİD'in saldırıları sırasında peşmerge güçlerinin kontrolüne geçen Kerkük ve petrol kuyularını önceki gün geri aldı. Kerkük harekatının üzerinden sadece 20 saat geçerken, Kerkük vilayeti tamamen Irak ortak güçlerinin kontrolüne geçti. Irak ordusunun Kerkük'te düzenlediği operasyonun ardından kentte kontrol sağladığı önemli bölgelerdeki kamu binalarına yeniden Irak bayrağı asıldı.
 
Irak gelişmeleri ve özellikle merkezi Bağdad hükümetin Kerkük kentini başarılı bir şekilde tekrar kontrol altına alma çalışmaları ve bu konuda hızla hedefe ulaşması, aslında Irak Kürdistan Bölge Yönetimi başkanı Mesud Barzani'nin ayrılıkçı hareketinin yeni bir yenilgisidir. Yaşanan olaylar Mesud Barzani'nin kendi illegal hareketi ile, yaşanan gelişmelerin en büyük kaybeden tarafı olduğunu gösteriyor.
 
Irak merkezi yönetimin bu başarılı operasyonunda dikkat çeken konu, bu başarının Kürt peşmergelerin fazla direniş göstermemesi ve kanlı çatışma yaşanmadan gerçekleşmesidir. Bu konu Irak merkezi hükümetin iktidar ve dirayetini, Kürtlerin de aralarında olduğu Kerkük kenti sakinlerinin merkezi hükümet ile birlik olması ve Mesud Barzani'nin adeta ateşle oynayan siyasetlerine destek vermemesini gözler önüne seriyor. Yaşanan gelişmeler ayrıca bölgenin çeşitli erkanlarında Mesud Barzani'nin Irak Kürdistan bölgesi Yönetim başkanı olarak etkinliğinin azaldığını gösteriyor.
 
Petrol zengini Kerkük eyaleti esasen Irak Kürdistan bölgesinin bir parçası değil. Merkezi hükümet de ülkenin anayasası çerçevesinde Irak Kürdistan Bölgesi Yönetim başkanı Mesud Barzani'nin aşırı talepleri ve hırsına karşı direndi. Barzani, sadece mensubu olduğu partinin çıkarları ve kendinin iktidar hırsı ve yüksek hayalleri uğruna Irak Kürdistan bölgesinin petrol bölgelerini ele geçirmek istiyordu.
 
Kerkük'ün Barzani yanlılarının elinde olduğu 2 yılda bölgenin petrolü merkezi hükümet ile hiçbir koordinasyon yapılmadan ve sırf partinin çıkarları için çikarıldı ve ihraç edilerek adeta yağmalandı ve kazanılan paralar Kürdistan bölge halkı için harcanmadı. Açıklanan belgelere göre bölgeden ihraç edilen petrolünün maksadı da siyonsitlerce işgal edilen topraklardı. Bu konu Barzani ve Siyonist rejimi arasındaki gizli açık ilişkilerini gözler önüne sererken, Irak Kürdistan Bölge Yönetiminin büyük oranda Siyonistlerin tefrikacı siyasetlerinin etkisi altında olduğunu ispatlıyor. Hali hazırda yaşanmakta olan gelişmelerin seyri, Mesud Barzani tarafından alınan ölçüsüz kararlar ve Irak Kürdistan bölgesini istikrarsızlık ve güvensizliğe sürüklenmesi, Barzani'nin kaybeden taraf olduğunu gösteriyor.
 
Bu arada Mesud Barzani kendi başarısızlığını örtbas etmek için gündem saptırmaya çalışıyor. Fakat onun bu girişimi yine Kürdistan bölgesindeki siyasi çatlağı daha da derinleştirirken, Irak Kürdistan bölgesinde yaşanan gelişmelerdeki konumunun daha da sarsılmakta olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda Barzani, IKYB emrinde olan bazı peşemrge güçlerin ihaneti nedeni ile merkezi hükümet güçlerin ilerlediğini iddia ederek, Kürdistan bölgesinde akseri alanda meydana gelen çatlağı adeta itiraf etti. Tabi bu gibi açıklamalar, peşmergeler içinde tehlikeli sonuçları olacak bir çeşit iç çatışmaya davet olarak değerlendiriliyor.
 
Mesud Barzani tarafından Irak Kürdistan bölgesinde oluşturulan çatlak sadece askeri alanla kısıtlı kalmamıştır. Irak Kürdistan böglesinde 'Demokrasi ve Adalet İttifakı'nın tutumları da yaşanan çatlaklardan bir diğeridir. Demokrasi ve Adalet İttifakı bölgede siyasi alanda Bağdad ile diyalog ve müzakere ortamını oluşturmak için geçiş sürecin oluşturulmasını istiyor. Bundan önce de Goran Değişim Hareketi de Kerkük gelişmelerine tepki olarak, bölgedeki tüm resmi organların feshedilmesini ve son yaşanan krize sebep olanların tümünün görevden ayrılmalarını istedi.
 
Hiç şüphesiz Irak Kürdistan bölgesinde yaşanan gelişmelerin en büyük kaybeden tarafı, ayrılıkçı rüyaları ile bu bölge için büyük bir sorun ve kendisi için de büyük bir kâbusa dönüşen Mesud Barzani'dir.
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler