1396091816120027912733314.jpg

İslam dünyasını rahatsız eden Suud Arabistan'ın tavizleri Amerika ve İsrail'i tatmine yetmedi

Washington ve Tel Aviv'deki birçok uzman ve analist, Prens Selman'ın İsraillilerin kendi topraklarında yaşamaya hakları olduğuna dair açıklamasını, İran karşısında iki ülkenin yakın stratejik çıkarları doğrultusunda yürüttükleri kademeli ve ağır bir sürecin parçası olarak görüyor. Analistlere göre, açıklamalar İsrail ile tam bir normalleşmenin göstergesi olarak kabul edilemez.

7 Nisan 2018 Cumartesi

Washington'un eski Tel Aviv Büyükelçisi: Bin Selman'ın açıklamaları, İsrail'in resmi olarak tanınmasından çok uzaktır. Ulusal Güvenlik Enstitüsü: Veliaht Prensin sözleri, Sünni Arap dünyasında büyük bir ağırlığa sahiptir

Suudi Prensi Selman'ın, İsrail devletinin haklarına dair açıklamalarının etkileri hala devam ederken, uzmanlar ve analistler konu hakkında çeşitli yorumlarda bulunuyor. Washington ve Tel Aviv'deki birçok uzman ve analist, Prens Selman'ın İsraillilerin kendi topraklarında yaşamaya hakları olduğuna dair açıklamasını, İran karşısında iki ülkenin yakın stratejik çıkarları doğrultusunda yürüttükleri kademeli ve ağır bir sürecin parçası olarak görüyor. Analistlere göre, açıklamalar İsrail ile tam bir normalleşmenin göstergesi olarak kabul edilemez.

Veliaht Prensin açıklamasına dair yorumlar bununla sınırlı değil. İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünde kıdemli bir araştırmacı olan Joel Gujanski, Harameyn-i Şerifeyn'in gelecekteki koruyucusunun tüm sözlerinin Sünni İslam dünyasında büyük bir ağırlığa sahip olduğunu ifade etti. İsrailli araştırmacı, Riyad'dan esen yeni rüzgârların varlığının, İsrailliler tarafından göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Gujanski'ye göre bu esinti Kudüs'e yöneliktir, ancak bu tanıma ile birlikte, Veliaht Prensin Amerika'ya yönelik konuştuğunu unutmamamız gerekiyor. Bin Selman'ın İsrail'i eleştirmekten çekinmesine dikkat çeken İsrailli araştırmacı, Prens Selman'ın Yahudiler hakkında sarf ettiği güzel sözlerin, Krallığa yeni bir ışık tutmasının yolu olduğunu ifade etti.

Veliaht Prensin ülkesinin İsrail ile paylaştığı çıkarlardan söz ederken, aslında İsraillilerden ziyade daha çok Amerikalılara hitap ettiğini belirten İsrailli araştırmacı Gujanski, Prens Selman'ın, Amerikalılar tarafından oldukça yasakçı olarak görülen ülkesinin yeni yüzünü göstermeye çalıştığına işret etti. Gojanski'ye göre, Suudi Arabistan'ın İsrail aracılığıyla Amerika ile ortak çıkarlarını daha iyi bir şekilde güçlendirebilmesi mümkün. Çünkü Suudi Arabistan, aslında Washington'un rızasını gözetiyor.

Diğer yandan, ABD barış müzakerecisi Aaron David Miller, Veliaht Prensin İsrail'in toprak haklarını tanımasının, yeni olduğunu kabul ederken, İsrail'e yönelik tamamen yenilenen Suudi politikasının artan beklentilerine karşı uyarıda bulundu. Miller, bunun bir değişim değil, zekice bir hamle olduğunu kaydetti.

Bu bağlamda, İsrail merkezli Begin-Sadat stratejik araştırmalar merkezinde Suudi Arabistan uzmanı Joshua Teitelbaum, geleceğin kralının Yahudi devletinin varlık ilkesi ile ilgili hiçbir problemi olmadığını, ancak bütün işlerin barış anlaşması ile bağlı olduğunu dile getirdi. Bin Selman'ın aslında geçmişteki Suudi liderlerin ötesine geçmediğini öne süren İsrailli uzman, söz konusu demecin Suudi tarihindeki uzun bir sürecin parçası olduğunu ve Fahd planına dayandığını belirtti.

Öte yandan, Amerika'nın eski Tel Aviv büyükelçisi Dan Shapiro ise, Veliaht Prensin İsrail ile ilgili daha önce görülmemiş yasakları kaldırmaya açık bir şekilde hazır olduğunu söyledi. Riyad'ın ilk kez Tel Aviv'e uçan sivil uçakların Suudi hava yollarından geçişine izin verdiğine işaret eden Shapiro, Veliaht Prensin açıklamalarının, İsrail'in resmi olarak tanınmasından uzak olduğunu ekledi. Suudi yetkililerin hala İsrailliler ile açık bir şekilde görüşmeyi reddettiğine işaret etti.

İsrail'deki Bar-İlan Üniversitesinde Suudi Arabistan krallığı konusunda uzman Joseph Man, İsrail Times haber sitesine yaptığı açıklamada, Veliaht Prensin röportajı hakkındaki en şaşırtıcı şeyin, antisemitizmi açık bir şekilde reddetmesi olduğunu söyledi.

Uzman, Selman'ın Amerikan gazetesine verdiği röportajındaki şu sözlerini hatırlattı: “Ülkemizin Yahudilerle bir sorunu yoktur. Peygamberimiz Muhammed (s.a.a) Yahudi bir kadınla evlendi ve komşuları da Yahudilerdi. Suudi Arabistan Krallığında, Avrupa'dan ve Amerika'dan gelen çok sayıda Yahudi bulunuyor. Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler arasında hiçbir problem yoktur.” İsrailli uzman, Muhammed Bin Selman'ın, nesiller boyunca Suudi Arabistan toplumunda hâkim olan Yahudi nefretini nasıl bu kadar kolay reddettiğini görmenin keyif verici olduğunu ifade etti.

Araştırmacı Man, İsraillilerin devlet hakkı ile ilgili yorumların olumlu olduğunu, ancak diğer taraftan bu hamlenin gerçekte yeni bir bakış açısı olmadığı, Suudilerin daima Filistinlilere sorunlu taraf olarak baktığını söyleyerek sözlerini tamamladı.

İşgal devletinin yetkililerinin, Bin Selman'ın Amerikan gazetesine yaptığı açıklamalar hakkında hala sessizliğini koruması ise dikkat çekicidir. Zira şimdiye kadar Knesset'teki bakanlar veya milletvekillerinden hiç biri Suudi Veliaht Prensin sözleri hakkında bir yorumda bulunmadı.

Zuhayr Andraos
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler