56d1f2fd5f828.jpg

Amerika İsrail'i korumak için Hizbullah'ı silahsızlandırmak peşinde

Amerikan Kongresi'nin yaşadığı Hizbullah “fobisi” için yeni bir dönem: ABD Kongresi'nin, Cumhuriyetçi ve Demokrat iki üyesi tarafından sunulan yasa tasarısı, “Hizbullah'ın silahsızlandırılması” için çağrıda bulunuyor. Bu yasa tasarısının hazırlanması sırasında Amerika Birleşik Devletleri'nin düşündüğü tek bir amaç vardı: Düşman İsrail'i Lübnan Direnişinden “korumak”.

23 Nisan 2018 Pazartesi

Hizbullah'ı silahsızlandırmak için Amerikan yasa tasarısı

İNTİZAR - ABD Kongresi'nin, biri Cumhuriyetçi Parti'den diğeri Demokrat Parti'den olmak üzere iki üyesi tarafından sunulan ve beş kısımdan oluşan yasa tasarısı, “Hizbullah'ın silahsızlandırılması” için çağrıda bulunuyor.

Bu, Amerikan Kongresi'nin yaşadığı Hizbullah “fobisi” için yeni bir dönemdir. “Hizbullah'ın silahsızlandırılması yasası (HR 5540)” Demokrat Parti'den Senatör Tom Seuzy ve Cumhuriyetçi Partiden Senatör Adam Kissinger tarafından sunulan bir yasa tasarısıdır. Bu yasa tasarısının hazırlanması sırasında Amerika Birleşik Devletleri'nin düşündüğü tek bir amaç vardı: Düşman İsrail'i Lübnan Direnişinden “korumak”.

Siyonist varlık, Amerika Birleşik Devletleri için “hayati müttefik”tir. Bundan dolayı ABD'li senatörler Hizbullah'ın yetenekleri, askeri cephaneliği ve silah satın alımı için kullandıkları yasa dışı aracılarını değerlendirmek üzere, Amerikan Ulusal İstihbaratından bir soruşturma açılmasını istedi. Kongre üyeleri tarafından yayınlanan açıklamada, soruşturma konusunun, Güney Lübnan'da bulunan ve “bölgeyi milislerden arındırmayı sağlayan” barışı koruma güçlerinin çalışmalarını değerlendirmeye yardım edeceği kaydedildi.

Yayınlanan bildiride, Seuzy şu ifadeleri kullandı: “Hizbullah, on binlerce gelişmiş silahla askeri yeteneklerini güçlendirmeye devam ediyor. Bu, bizim ve özellikle İsrail olmak üzere dostlarımızın Ortadoğu'daki çıkarlarını tehdit ediyor.” Kissinger ise, “Uluslararası yaptırımlara rağmen Hizbullah Ortadoğu'da kaos yaymaya devam ediyor. Bundan dolayı Hizbullah'ın kapasitesi ve cephaneliğine karşı koymamız ve tehlikeli silahları satın almalarına sınır koymalıyız” sözlerini kullandı.

Beş kısımdan oluşan yasa tasarısının ikinci bölümünde, 1997 yılında ABD Dışişleri Bakanı'nın Hizbullah'ı terörist olarak nitelendirmesi hatırlatılarak şu sözler kullanılıyor: “Hizbullah, Yemen, Irak ve Suriye başta olmak üzere çok sayıda çatışamaya girdiği silahlı müdahaleler ile ABD, çıkarları ve müttefikleri için tehlike oluşturuyor.” 2015 yılında yayınlanan, Hizbullah için uluslararası finansmanın engellenmesi yasası, “Hizbullah'ın operasyonlarının finansmanını caydırmak için, yasal yükümlülükler ve yürütme emirlerinin uygulanması talep ediliyor. Ancak yasa, Hizbullah'ın çeşitli silahların yer aldığı, ölümcül ve etkin cephaneliğine, bu silahların satın alınmasına ve genişlemesine değinmiyor” sözleri ile ifade ediliyor. Hizbullah'a silah aktarımı ise; “Hukuka aykırı bir şekilde, Amerika, müttefikleri ve Ortadoğu için büyük bir tehlike oluşturuyor. Çünkü bu silahlar, bir istikrarsızlık durumunda, temelde çalkantılı olan bölgede doğrudan etki sahibi olacaktır” şeklinde yorumlanıyor. Eski İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı'na göre, “İsrail, geçtiğimiz 5 yıl boyunca, Suriye cephesi de dâhil olmak üzere Hizbullah'a ve diğer gruplara İsrail cephesinde silah taşıyan onlarca konvoya saldırı düzenlemiştir.”

Yeni yasa tasarısı, “Lübnanlı olan veya olmayan tüm milislerin silahsızlandırılması, çözülmesi ve Silahlı Kuvvetlerin devletin tek silahlı temsilcisi olarak konuşlandırılması yoluyla, Lübnan sınırında tam bir koruma sağlanması” şeklinde metne dökülerek 1701, 1559 ve 2373 sayılı kararları hatırlattı. Çok sayıda rapora göre, “Hizbullah'ın silahsızlandırılması gerçekleştirilemedi. Özellikle de Güney bölgesi olmak üzere Lübnan'ın sınırı güvenli değildir.” 1701 sayılı yasaya göre, “Silah veya bununla ilgili malzemelerin Lübnan içerisinde herhangi biri tarafından satışı ve ithalatı yasaklanmalıdır.” 2231 sayılı Güvenlik Konseyi kararı gereğince, “İran'a ya da İran'dan, dolaylı ya da doğrudan, Silah ya da silahla bağlantılı bir madde ithal etmek, ihraç etmek veya iade etmek yasaktır.”

Üçüncü kısımda, söz edilen ABD politikasının hedefleri:

* UNIFEL'in Lübnan'ın güneyini Hizbullah'ın silahlarından arındırma ve füze gücünü etkisiz hale getirmek için yürüttüğü çalışmalarını güçlendirmek.

* İran'dan Hizbullah'a yasadışı yollarla aktarılan silahların tespiti ve caydırılması için tüm araçların kullanılması.

* Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararında izah olunan silah ambargosunun, 1701 sayılı kararının ve Taif anlaşmasının uygulanması.

* Hizbullah'ı silahsızlandırmayı amaçlayan stratejik uygulama için program belirlemek üzere, Lübnan yönetimi, UNIFEL ve bölgesel ortaklar ile birlikte çalışmak.

Dördüncü kısım, Hizbullah'ın silahsızlandırılması üzerine uluslararası işbirliği hususunda Kongre'nin görüşünü açıklamaya ayrılıyor:

* Hizbullah'ın yeteneklerini azaltmak ve yasadışı silah aktarılmasını durdurmak üzerine İsrail hükümeti ile işbirliği yapmak.

* Taktiksel açıdan sınırlarını güvence altına alması ve tüm milisleri silahsızlandırmak konusunda Lübnan hükümeti ile ortak çalışmak.

Son kısma gelince, burada Hizbullah hakkında tahmini bir istihbarat raporu sunuluyor: “Söz konusu yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden henüz 90 gün geçmemişken, Ulusal İstihbarat müdürü, Dışişleri Bakanı ile Hizbullah hakkında ulusal istihbarat raporunun hazırlanması konusunda görüş alışverişinde bulundu.” Son kısım şu maddeleri içeriyor:

* Savunma yetenekleri dâhil olmak üzere Hizbullah'ın taktiksel yeteneklerini değerlendirmek.

* Hizbullah'ın yasadışı silah temininde kullandığı tedarik yollarını ayrıntılı açıklamak.

* Hizbullah'ın ağını destekleyen uluslararası operasyonların değerlendirilmesi.

* Hizbullah'ın, Ortadoğu bölgesindeki çatışmalara müdahalesinin etkisini sınırlandırmak.

* UNIFEL'in çalışma alanlarında Hizbullah'ın nasıl finansman topladığı ve para harcadığı konusunda benimsediği mekanizmayı belirlemek.

Kaynak: Al-Akhbar
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler