Bahrain.jpg

Küçük ada, büyük zindan: Bahreyn

“El-Ahbar”, Bahreyn ile ilgili yayınladığı bir haberde, 14 Şubat ayaklanmasının başlangıcının üzerinden, rejimin çeşitli şekillerde uyguladığı baskı ve yıldırma operasyonları ile dolu sekiz sene geçtiğine değinerek bu konuda İsrailli uzmanların engin deneyimlerinden faydalanıldığı belirtilen haberde Bahreyn için, “küçük ada, büyük zindan” benzetmesi yapıldı.

16 Şubat 2019 Cumartesi

İNTİZAR - Lübnan medyasının önde gelen gazetelerinden “El-Ahbar”, Bahreyn ile ilgili yayınladığı bir haberde, 14 Şubat ayaklanmasının başlangıcının üzerinden, rejimin çeşitli şekillerde uyguladığı baskı ve yıldırma operasyonları ile dolu sekiz sene geçtiğine değindi. Bu konuda İsrailli uzmanların engin deneyimlerinden faydalanıldığı belirtilen haberde Bahreyn için, “küçük ada, büyük zindan” benzetmesi yapıldı.

Haberin devamı şöyle:

Günden güne daralan bu zindanda, artık Bahreynlilerin elinde kalan son havalandırma alanı da, rejim tarafından kapatıldı. Kendisi için tehdit oluşturabilecek her türlü örgütün oluşmasına engel olan Bahreyn yönetimi, siyasi muhalif dernekler problemini çözmek için tüm özgürlük kapılarını kapatıyor.

Böylece ülkede siyasi hayat idam edildi ve sivil toplum boğuldu. Cezaevlerinin aktivistler ve siviller ile dolup taştığı bu zamanda, bu mahkûmlara uygulanan işkence operasyonları, Manama yönetimi için bir “sanat” haline geldi.

Tüm bunlar, rejimin sayfasını beyazlatmak ve muhalefetin imajını zedelemek için girişilen hummalı çalışmalar ile bir araya geliyor. Bunun arkasındaki Âl-i Halife ailesi, sistematik bir parçalama operasyonu ile karşı karşıya kalan bir iç savaşı yeniden alevlendirebilecek en ufak bir külü bile yok etmek istiyor.

Ancak İsrail'in söylediği gibi Suudi “tiwitçiler” bu politikaların, krallığın yıllardan beri içinde yaşadığı kozadan çıkaracak bir çözüme duyduğu ihtiyacın arttığı bir dönemde, krizin yeniden üretilmesi dışında hiçbir işe yaramayacağını görmüyor.

Bahreyn'deki siyasi kriz dokuzuncu yılına girerken, ülkedeki insan hakları manzarası artık yıllar önceki gibi değil. Her şey dramatik bir yönde değişti. İhlalleri kimsenin engelleyemediği doğrudur, ancak burada yönetim yeni siyasi baskı yöntemleri oluşturma yeteneği kazandı. Hükümet medyası, Körfez medyası, elektronik ordular ve nefret söylemlerinde bulunan tüm medya organları dâhil olmak üzere, gerçekleri çevirmek amacıyla çok sayıda tırmandırma aracı kullandı.

Sivil tırmandırma eylemleri, yönetime bağlı sivil toplum kuruluşları olan Gongolar tarafından gerçekleştiriliyor. Bu örgütlerin en önemli görevleri, bağımsız insan hakları örgütlerini rahatsız edecek eylemlerde bulunmaktır. Bunun arından, bağımsız olmayan bir yargı organı tarafından temsil edilen adli tırmandırmalar geliyor. Bu yargı otoritesi, mağdurları kovuşturuyor, failleri ise koruma altına alıyor. Siyasi davalarda, gizli tanıklara (hayalet) ve keyfi yorumlara dayanarak karar veriyor. Son olarak ise, siyasi tırmandırmalar geliyor. Bahreyn Dışişleri Bakanlığı ve yerel komiteler, yerel durum hakkında sahte raporlar yayınlayarak bu tırmandırmaları arttırmaya devam ediyor.

Kaynak: el-Ahbar
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler