tekka.jpg

İsrail’in trajik köleleri: Siyahi Yahudiler

Etiopyalı Yahudiler, Siyonistlerin siyahi Yahudilere karşı uygulanan ırk ayrımcılığına güçlü bir şekilde karşı çıktı. İsrail'deki son istatistiklere göre, sayıları 170 bin den fazla olan Afrika Yahudileri, Yahudi Hahamların çoğu tarafından Yahudi olarak tanınmıyor. Etiyopy'dan Filisti'e göç eden siyahi Yahudiler, o günden buyana ciddi bir şekilde ırk ayrımcılığına maruz kalıyorlar.

12 Temmuz 2019 Cuma

İNTİZAR - İsrail polisinin 18 yaşındaki Solomon Tekah adlı Siyahi Yahudi bir vatandaşı öldürmesi, binlerce Etiyopyalı Yahudi'nin sokaklara dökülmesine sebep oldu. Gasıp Siyonist rejimin liderlerinin çirkin yüzünü ortaya çıkaran bu ceza uygulamasını protesto eden Etiopyalı Yahudiler, Siyonistlerin siyahi Yahudilere karşı uygulanan ırk ayrımcılığına güçlü bir şekilde karşı çıktı. Bu bağlamda, birçok haber kaynağı hiçbir gerekçesi olmadan bu suçu işleyen polis memurunun ceza almamasının, protestoları tetiklediğini aktardı. İsrail polisi de, 47 güvenlik görevlisinin yaralandığı ve 60 göstericinin tutuklandığını bildirdiği açıklamada, günlerdir gösterilerin düzenlenmesine izin verildiği belirtildi.  

Haber kaynakları, söz konusu polisin olay hakkında sorgulandıktan sonra ev hapsine tabi tutulduğuna dikkat çekerek, Etiyopya asıllı Yahudilerden büyük bir kitlenin geçtiğimiz Pazartesi gününden bu yana dev gösterilere katıldığını aktardı. Bahsi geçen haberlerde, protestocuların otoban çıkışlarını kapadığı, olay sebebiyle yeni ırkçı suçlamalar ile karşı karşıya kaldıkları, göstericilerin aynı zamanda işgal topraklarının dört bir yanında ana yolları kapattıkları ve lastik yaktıkları vurgulandı. Haberlerde Etiyopya asıllı İsraillilere karşı uygulanan ayrımcılık kınandı.

Afrika Yahudileri

İsrail'deki son istatistiklere göre, sayıları 170 bin den fazla olan Afrika Yahudileri, Yahudi Hahamların çoğu tarafından Yahudi olarak tanınmıyor. İsrail Baş Hahamı, bir kişinin Yahudi olup olmadığı konusunda kendisinin yetkili olduğunu ve bu kararın geri dönüşü olmadığını kaydetti. Etiyopya'nın çölleri ve dağlarından yaya bir şekilde yüzlerce kilometre yürüyerek toplama kamplarına ulaşan, ilk dalgası 1982 yılında ikinci büyük göç dalgası ise 1991 yılında işgal altındaki Filistin topraklarına taşınan siyahi Yahudiler, o günden buyana ciddi bir şekilde ırk ayrımcılığına maruz kalıyorlar. Bu ayrımcılık, Amerika'da yaşayan siyahi vatandaşların yaşadığı acıların çok daha fazlasıdır.  

Irk, renk, din ve mezhep açısından kendisi ile çelişen herkese zulmeden bu gasıp devletin ırkçılığının çok sayıda kanıtı vardır. Son yaşanan gösteriler, siyahi genci soğukkanlı bir şekilde öldüren Siyonist rejimin ırkçılığının en iyi kanıtı oldu. Etiyopya asıllı Yahudiler, kendilerine uygulanan ırkçı ayrımcılık gerekçesiyle "İsrail" içerisinde belli bölgelerde ve Filistin topraklarındaki İsrail yerleşim bölgelerinde yaşıyorlar.  

Bazı haber kaynaklarına göre, Etiyopya asıllı Yahudilerin en büyük topluluğu işgal altındaki Batı Şeria'da El-Halil bölgesine yakın olan "Kiryat Arba" yerleşim bölgesinde yer alıyor. Bu toplumun çoğunluğu yoksul çevreleri, yüksek işsizlik oranları ve beyaz Yahudilerin yaşadığı şehirlerde sağlanan hizmetlerin büyük bir kısmından yoksun kalmaları ile biliniyorlar.   

Siyahi Yahudilere karşı ırkçı ayrımcılık

İsrail'deki Ortodoks Yahudileri, İsrail'e göç ederek gelen 170 binden fazla Afrika Yahudisinden şüphe etmek şöyle dursun, Yahudiliklerini tanımayı reddediyor. "Falaşa" ve Beta İsrail" isimleriyle adlandırılan bu Yahudiler, ırkçı bölünmeler ve keskin dini ayrılıklar yaşanan modern Yahudi toplumunda, eğitim ve meslek haklarından diğer Yahudiler gibi yararlanamıyor.  

Genellikle doğulu Yahudiler ile bir arada olan Falaşalar, İsrail'de maruz kaldıkları ırkçı ayrımcılığa karşı her zaman seslerini yükselttiler. Karşı karşıya kaldıkları ırkçı olayların en önemlileri, Etiyopya asıllı bir askere düzenlenen saldırı olayı ve bir İsrailli tıp merkezine Etiyopyalı bir vekilin bağışladığı kanın, çöplüğe boşaltılması olmuştu.  

Başta David Ben Gurion, Moşe Şaret, Levi Eşkol ve Golda Meir olmak üzere İsrail'in eski Başbakanlarının büyük kısmı, Etiyopyalı Yahudi toplumunun "İsrail"e göç etmesine karşı çıkmıştır. Bu durum kimi zaman, o dönem iade yasasına uymadıkları bahanesiyle, bahsi geçen yıllar içerisinde İsrail'e gelen Etiyopyalı Yahudilerin, ülkeden uzaklaştırılmasına kadar ulaştı.  

Bu bağlamda, haber kaynakları, bu dışlanmış toplum içerisindeki işsizlik oranının 2005 yılında yaklaşık yüzde 65'e ulaştığını ve bu toplumun büyük kısmının Yahudilerden ayrıştırılmış bölgelerde yaşadığını belirtiyor.

2012 yılında gerçekleştirilen bir araştırma, Etiyopya asıllı Yahudilerin gelir ortalamasının, 1948 yılında Filistinlilerin Gelirinden yüzde 30- 40 oranında az olduğunu ortaya koydu. "Tel Aviv" yetkilileri son yıllarda Rus Yahudileri ve Doğu Avrupa Yahudileri dahil olmak üzere siyahi ve doğulu Yahudileri, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Golan yakınlarındaki güvenliksiz şehirlere yerleştiriyor. Bu yolla, güvenlik sağlanamayan bölgelerde İsrail'in egemenliğini güçlendirmek için, toplumdan dışlanan Yahudileri insan kalkanı olarak kullanmayı amaçlıyorlar.  

Tel Aviv'in istihdam ve sosyal yardım hizmetleri sağlamak alanında yeni vatandaşlarına uyguladığı ırkçı uygulamalar, siyahi Yahudilerin İsrail toplumu ile bütünleşmemesine sebep olabilir. Bu Yahudi grubun İsrail içerisindeki protestoları ve gösterileri, etnik gruplar arasındaki ırkçı ayrımcılıktan dolayı boşluk yaşanan İsrail toplumunda ırkçılık karşıtı hareketlerin doğmasına yol açabilir.  

Kaynak: Al-Waght

Çeviri: Merve Soydaş 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler