722358.jpg

Erbain Yürüyüşü ve Müslümanların Gövde Gösterisi

"...Iraklı yetkililer geçen yıl yaklaşık 20 milyon kişinin Erbain yürüyüşüne katıldığını belirtirken, bu yıl bu rakamın daha da artacağını tahmin ediyorlar. Bu büyük halk buluşmasının, tarihin kendine has en büyük yürüyüşü olduğu söylenebilir."

30 Kasım 2015 Pazartesi
Resul Ekrem (s.a.a) ve mutahhar ehlibeytinden bazı hadisler, gelecek olayları açıkça ve şaşırtıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.a) kıymetli torunu İmam Hüseyin (a.s) şehadetini en ufak detayları ile birlikte o hazretin çektiği zorlukları anlatıyor. Nitekim Resul Ekrem (s.a.a) bir hadiste şöyle buyuruyor: "Hüseyin'in şehadetinden müminlerin gönlünde oluşan sıcaklık sonsuza kadar sönmeyecek."
 
İmam Hüseyin (a.s) ve sadık yarenlerinin 40. şehadet günleri Erbain eşliğinde Resulullah'ın (s.a.a) bu hadisinin dikkat ve doğruluğu açıkça görülmektedir. Dünyanın dört bir yanından milyonlarca kadın-erkek, genç-yaşlı, hatta çocuklar bile yürüyerek ve bazen de yalın ayakla Erbain vaktinde Kerbela'da olmaya, böylece Hüseyin bin Ali'nin (a.s) nurlu türbesindeki maneviyat ve sevaptan pay almaya çalışıyorlar.
 
İmam Hüseyin'in (u.s) şehadetinin 40. günü Erbain gününde İmam'ın türbesini ziyaret eden ilk kişi Resul Ekrem'in (s.a.a) değerli sahabesi Cabir bin Abdullah Ensari idi. O sırada Seyyedüşuheda'nın acılı ailesi de esaretin zorluklarını omuzlarında taşıyarak Kerbela'ya geri döndü ve yas tuttular. Onlar özellikle de İmam Seccad (a.s) ve Hz. Zeynep (s.a) esaretleri boyunca Aşura mesajını halk arasında yaymaya çalıştılar. Artık İmam Hüseyin (a.s) ile biat tazelemek için Kerbela'ya geri dönmüşlerdi.
 
Aslında yürüyerek Kerbela'ya giden ziyaretçiler, hak, adalet ve mazlumu savunmak, zorbalık ve zulüm ile mücadele etmek gibi İslamın yüce ülkülerini savunmak, o hazret ile biat tazelemek için bu yolculuğa çıkıyorlar. Bu muazzam yürüyüşe katılan herkes, bir hedef ve maksatla orada bulunuyor. Kimse kendini diğerine daha üstün görmüyor, burada milliyet, kavmiyet, servet, makam, ırk ve deri renginin hiçbir değeri yoktur.
 
Seyyedüşüheda mezarına yürüyerek gitme geleneği, Aşura olayının ilk yılı ile sınırlı kalmadı ve devam etti. O hazreti izleyenler çeşitli münasebetler ve özellikle de Erbain gününde İmamı ziyarete koştular. Tabi ki bu bağlamda, masum imamların (a.s) da teşvikleri çok etkili oldu. İmam Sadık (a.s) ise İmam Hüseyin (a.s) mezarını yürüyerek ziyaret etme sevabı ile ilgili şöyle buyuruyor: "Yüce Allah, İmam Hüseyin'i (a.s) yürüyerek ziyarete gidenin her adımı için bir hasene iş yazar ve bir günahını mahveder, konumunu bir basamak yükseltir."
 
Aslında bir şahsiyet veya ilahi evliyaların mezarını yürüyerek ziyaret etmek, söz konusu kişiye duyulan saygıyı gösteriyor. Bu beğenilen gelenek, din büyükleri arasında da yaygındı. Nitekim İmam Hasan (a.s) Medine'den 25 kez yürüyerek Beytullah'ı ziyaret ederken, İmam Hüseyin de (a.s) bu iyi geleneği sürdürdü.
 
Tarih boyunca Müslümanlar ve özellikle Iraklı Şiiler her Erbain gününde yürüyerek Kerbela'da İmam Hüseyin (a.s) mezarını ziyaret etmeye çalıştılar. Fakat 1968 yılında Irak Baas partisi tarafından gerçekleşen darbenin ardından Erbain yürüyüşü için kısıtlamalar getirildi. Irak eski diktatörü Saddam'ın 1979 yılında iktidar olması ile halk ayaklanmasından dehşeti nedeni ile bu muazzam ziyaret geleneğini tamamen yasakladı. Buna rağmen bazı Irak vatandaşları büyük zorluklara katlanarak kendilerini Kerbela'ya ulaştırırdı ve bu yolda bazen de canından oluyordu. Nisan 2003 tarihinde Irak'ın Amerika tarafından işgal edilmesi ve Saddam'ın devrilmesinden sadece birkaç gün geçerken, Amerikalılar muazzam milyonluk Kerbela yürüyüşü ile karşılaştılar. Bazen işgal ve Amerikan karşıtlığı rengine bürünen bu yürüyüş her yıl daha da yayılarak daha da muazzam bir şekilde gerçekleşti. Öyle ki Amerikalı güçler artık onu önleyemez hale geldiler. Iraklı yetkililer geçen yıl yaklaşık 20 milyon kişinin Erbain yürüyüşüne katıldığını belirtirken, bu yıl bu rakamın daha da artacağını tahmin ediyorlar. Bu büyük halk buluşmasının, tarihin kendine has en büyük yürüyüşü olduğu söylenebilir.
 
Erbain yürüyüşünün seçkin özelliklerinden biri, onun uluslararası olmasıdır. Her ne kadar yürüyüşe katılanların çoğu Iraklı olsa da başta İran, Pakistan, Hindistan, Afganistan, Azerbaycan Cumhuriyeti, Türkiye ve Arap ülkeleri olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinden milyonlarca ziyaretçi bu yürüyüşe katılıyor. Bu arada Erbain yürüyüşüne egemen manevi hava, Amerika ve Avrupa'dan bu muazzam etkinliği izlemeye gelenleri etkiliyor. Diğer yandan Suriye, Yemen, Bahreyn ve Arabistan'dan Erbain yürüyüşüne katılan Müslümanlar, batılı ülkeler, Al-ı Suud ve tekfirci teröristlerin işlediği cinayetleri diğerlerine anlatarak, Müslüman kardeşlerinin yardımından yaralanıyorlar. Zira İmam Hüseyin'in (a.s) büyük ülkülerinden biri, zalim ve zorbalara karşı mücadele idi. Erbain'in manevi törenlerindeki bir diğer dikkat çekici konu, bir çok ehli sünnet ve hatta Müslüman olamayanların yürüyüşe katılmasıdır, bu da Aşura kıyamının küresel olduğunu gösteriyor.
 
Son yıllarda Irak'ta Erbain'in milyonluk yürüyüşleri, bu ülkenin dünyanın en güvensiz ülkelerden biri olduğu halde gerçekleşiyor. Irak'ın Amerika tarafından işgal edilmesinden beri, şimdiye kadar on binlerce sivil Iraklı gruplar ve Washington ile bir şekilde bağlantıda olanların düzenlediği saldırılarda öldüler. Bu şartlarda milyonlarca acılı ve matemde olanların katılımı ile Erbain törenlerinin bu şekilde düzenlenmesi, daha çok bir mucizeye benziyor. Her ne kadar güvenlik güçleri ziyaretçilerin güvenliğini temin için çalışsalar da yine teröristler, savunmasız insanları öldürmek için hiçbir fırsatı kaçırmayacaklarını gösterdiler. Fakat buna rağmen, İmam Hüseyin için yas tutan milyonların Erbain yürüyüşü, Müslümanların o hazretin yoluna olan inançları ve ülkülerini canlı tutmadaki kararlığını gösteriyor. Yürüyüşe katılanlarla yoldaki muhtemel tehlike ve saldırılar ile ilgili konuşulduğunda, huzur içindeki bir gülümseme ile " Seyyedüşüheda yolunda öldürülmekten daha iyi ve tatlı bir ölüm olamaz" diye yanıt veriyorlar.
 
Erbain'in bir diğer özelliği ise onun halkçı olmasıdır. Sefer ayın 20. günü olan Erbainden günler öncesinde milyonlar, kendi iradeleri ile Kerbela yolculuğu için hazırlıklara başlıyorlar. Hiç şüphesiz söz konusu milyonluk kalabalığın sadece bir kaç yoldan Kerbela yolunu alması ise bir çok soruna sebep oluyor. Fakat ziyaretçiler, sabır ve hoşgörü ile tüm zorluklara göğüs geriyorlar. Onların arasındaki kardeşlik ve samimiyet, yolculuğun zorluklarını kolaylaştırıyor. İlginç olan ise Hüseyin bin Ali'nin (a.s) ziyaretçilerin tüm beslenme ve barınmasının ise Irak halkı tarafından karşılanmasıdır, üstelik Irak halkı bunu can gönülden ve iftiharla yapmasıdır. Onlar ısrar ve rica ile evlerini ve sofralarını Müslüman kardeşleri ile paylaşıyor. Bu arada ziyaretçilerin yolu üzerine onların dinlenmesi ve beslenmesi için "mukeb" denilen bir çok hizmet merkezleri kurulmuştur. Son yıllarda diğer ülkelerden de çeşitli mukebler diğer ülkeler tarafından da kurulmuştur, böylece onlar da İmam Hüseyin (a.s) ziyaretçilerine hizmet sevabından yararlanıyorlar.
 
Kerbela'ya ulaşmak ve Seyyedüşüheda'yı ziyaret etmek için bir çok yol var, fakat ziyaretçilerin bir çoğu Necef kentinden Kerbela kentine kadar olan 80 km'lik yolu yürüyerek kat etmeyi tercih ediyorlar. Ziyaretçiler en başta Necef'te Hz. Ali'nin (a.s) türbesini ziyaret ediyor, ardından yürüyerek Kerbela'da şehit olan evladının türbesini ziyaret için yola koyuyorlar. Bu yoldaki kalabalık ziyaretçilerin arasında görünüşte zor ve güvensiz fakat bir o kadar aşk ve maneviyat dolu bu yolculukta İranlılar büyük coşku ile katılıyorlar. Burada kimse kendini güvensizlikte ve gurbette hissetmiyor, hatta yorulmuyor. Bir kaç gün yürümenin yorgunluğu, her şeyini hatta aile ve yarenlerini Allah dini yolunda feda eden birinin fedakârlığı karşısında hissedilmiyor. Allah yolunda böyle can veren biri söz konusu olunca, Allah da onun sevgisini asırlar boyunca Müminlerin gönlünde canlı tutuyor. Şimdi Erbain yolcuları, coşkulu matem merasimleri ile Kerbela yolunu kat ederken, imamları Hz. Hüseyin bin Ali'nin (a.s) kutsal hedefleri ile bir kez daha biat tazeliyor ve o hazretin türbesini ziyaret ederek, İslam'ın yüce ülkülerini savunmak için çifte moral kazanıyorlar.
 
 
İRİB
 
 
 
 
 
 
 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler