s_c31_0RTXQSP7.jpg

21. yüzyıl: Modern kölelik düzeninin başlangıcı

"BM yetkililerinin ifadesine göre günümüzde kölelik düzeninin yasaklanması üzerinden 200 yıl geçtiği halde bu sömürü yöntemi ve insanlardan yararlanmalar hala bir gerçek olarak ortada duruyor. Günümüzde kölelik daha farklı ve daha barbarca yöntemlerle sürekli gelişiyor."

6 Aralık 2016 Salı
2 Aralık günü dünya köleliğin yasaklanması günüdür. 2 Aralık 1949 tarihinde BM genel kurulu 317/4 sayılı kararnameyi onaylayarak insan kaçakçılığı ve cinsel istismarını yasak ilan etti ve bu günü leliğin yasaklandığı gün olarak adlandırdı.
 
Aslında bu günün böyle adlandırılmasının esas amacı dünyada insan kaçakçılığı, insanların cinsel istismarı, çocukların zorla çatıştırılması, çocukların zorla evlendirilmesi ve yine çocukların zorla silahlı çatışmalarda kullanılması gibi durumlarla mücadele etmekti.
 
Hali hazırda dünyada kadın erkek, çocuk yaşlı, 21 milyon insan hala kölelik şartları altında yaşıyor ve zorla çalıştırılıyor. Bu insanlar her yıl mafya çetelerinin cebine 150 milyar dolar kazanç aktarıyor. Maalesef günümüzde kölelik ister geleneksel şekli ister modern şekli olsun her türlü şekliyle devam ediyor ve piyasada kölelere talep her geçen gün daha da artıyor.
 
Kölelik düzeni çok eski zamanlardan beri beşeri toplumlarda göze çarpan bir düzendir. Tarihin de şahadet getirdiğine göre mazlum ve güçsüz ve zayıf insanlar sürekli toplumların güçlü ve zorba insanları tarafından sömürülmüş ve istismar edilmiştir. Fakat öyle bir zaman geldi ki insanlar artık bu istismarı ve sömürüyü tahammül edemez oldu ve böylece kölelik düzenine hayır diyerek artık böyle bir düzenin olmadığını ilan etti.
 
Fakat kölelik düzeni tüm ülkelerde aynı anda reddedilmedi. Modern tarihte belirtildiği üzere 960 yılı dünyada ilk kez kölelik düzeninin kaldırıldığı ilan edildiği yıldır. Bu yılda dördüncü Petro Kandoya Venedik'te köleliğin lağvedildiğini ilan etti. Bundan sonra dünyada bir çok ülkede kölelik düzeni ve kölelerin sömürülmesi yasaklandı.
 
Gerçi bu süreçte köleliğin klasik ve geleneksel şekli yok edildi, fakat sömürücülerin ve zorbaların nefsi bu duruma katlanamadı ve bu yüzden insanların ilişkilerinde yeni kölelik ilişkileri ve şekli gelişti. Amerika ve Avrupa  ülkelerinin kara kıtaya ve bazı Asya ülkelerine sömürü döneminde musallat olması beşeriyet tarihinde yeni kölelik düzenini kayda geçirdi.
 
Günümüzde ise kölelik düzeni geçmişten farklı olarak yeni bir kalıba girmiştir. Örneğin günümüz köleleri özellikle dünyanın yoksul bölgelerinde geçmişteki kölelere kıyasla çok daha ucuzdur. Bu yüzden köle tacirlerinin geçmişte olduğu gibi köleleri satın almak için yüklü paralar ödemeleri gerekmiyor ve sonuçta da günümüz kölelik düzeninin kurbanı olan insanlar maddi açıdan değer taşımıyor. Öte yandan günümüzde köleleri tutmak için artık onların eline ayağın zincir vurmak de gerekmiyor ve bu insanlar tehdit edilerek kaçırılıyor ve zorla çalıştırılıyor.
 
Günümüz modern kölelik düzeninin kurbanları, organları çalınan, madenlerde zorla çalıştırılan, tekstil, çelik, kahve, şeker sanayiilerinde, evde ve tarlalarda çalıştırılan insanlardır. Bu şekilde üretilen ürünler daha ucuza mal oluyor ve dünyanın zengin ülkelerinde piyasaya sürülerek büyük firmaların cebine daha fazla para akıyor.
 
BM raporuna göre yeni çağda kölelik daha çok toplumda yoksulluk, sosyal dışlanma, insanların marjinalleştirilmesi, eğitimsizlik ve fesat yüzünden oluyor. Bu tarzda köleliğin kurbanları her zaman toplumun çok yoksul ve zayıf kesiminden oluyor ve borçlarını ödemek için insan kaçakçılığı yapan mafya çetelerinin eline düşen işçilerden zorla fuhuş yaptırılan kadınlardan ve kızlardan oluşuyor. Günümüzde çocukların bazı ülkelerde iş gücü olarak kullanılması normal bir durum şeklinde telakki ediliyor. Dünya çalışma örgütünün 2015 yılında yayımladığı verilere göre hali hazırda dünya genelinde 168 milyon çocuk işçi çalışıyor. Bu çocuklar genellikle tarlalarda en ağır işlerde çalıştırılıyor veya dilencilik yaptırılıyor. Bu çocuklar bazen de zorla cinsel istismarın kurbanı oluyor.
 
Ancak modern kölelik düzeninin en karanlık bölümü günümüz dünyasında insan ticaretinin vahim sonuçlarından biri olan zorla cinsel istismar meselesidir. Günümüzde mafya çeteleri Asya ve Afrika ve hatta Avrupa kıtasının zayıf ülkelerinden kadınları ve kızları sahte evraklar düzenleyerek kaçırıyor ve daha sonra bu insanları Batı Avrupa'ya getirerek zorla tecavüz ettikten sonra en aşağılayıcı şartlarda tutuyor ve cinsel kölelik amaçlı kurulan özel mekanlarda çalıştırıyor.
 
Bugün AB ülkelerinde illegal bir şekilde fuhuş yapan kadınların sayısı 200 ila 500 bin civarında tahmin ediliyor. Bu insanların üçte ikisi Doğu Avrupa ülkelerinden ve geriye kalan üçte biri de gelişmekte olan ülkelerden Batı Avrupa'ya getiriliyor.
 
Soğuk savaş dönemi sona erip sınırların açılması ile birlikte dünyada insan kaçakçılığı da artmaya başladı. AB genelinde her yıl yaklaşık bir milyon çocuk  ortalıktan kayboluyor. Bunlar ya kaçırılıyor, ya da ebeveynleri tarafından satılıyor, ya da yalnız başına göç eden çocuklar oldukları için kurban oluyor. Bu kurbanların büyük bölümü cinsel köleliğe zorlanan kızlardır. Bu çocuklar ya tarlalarda veya evlerde işçi ve hizmetçi olarak çalıştırılıyor, ya da zorla dilencilik yaptırılıyor ya da bazen organları çalınıyor. Avrupa komisyonu bir süre önce insan kaçakçılarının yıllık cirosunu 40 milyar dolar olarak açıkladı.
 
BM ve uluslararası çalışma örgütü ortak raporlarında köleliğin küresel bir fenomen olduğunu ve yoksul ülkeleri etkilediği gibi zengin ülkelerde de cereyan ettiğini belirtiyor. Amerika'da siyahilere karşı zulüm ve sömürü uzun yıllar devam etti, ta ki Kuzey-Güney savaşında ve siyahilerin geniş itirazlarının ardından Amerika dönem Başkanı Linkoln 31 Aralık 1862'de köleliği yasak ilan etti ve 1865 yılında da bu kanunu Amerika anayasasına ekledi. O tarihte Amerika'da geleneksel kölelik düzeni sona erdi ermesine ama, siyahilere karşı zulüm ve sömürü açık gizli devam etti.
 
Amerika'da yeni kölelik düzeninde siyahiler kırbaçlanmıyor veya zorla çalıştırılmıyor, fakat bu insanlar Amerika'da her türlü sosyal sürtüşmenin veya faili meçhul suçların baş sanığı sayılıyor. Nitekim Amerika'da son yıllarda beyaz polislerin siyahileri sokaklarda vurması ve siyahilerden Amerikan medyasında birer tehdit unsuru gibi söz edilmesi, siyahilere reva görülen zulümlerin sadece küçük bir bölümüdür. Amerika'da Ferguson ve diğer bazı kentlerde siyahilerin beyaz polislerce vurularak öldürülmesi siyahilerin geniş çaplı itirazlarını tetikledi.
 
İngiltere de kölelik düzenini yasaklayan öncü ülkelerden biridir. bu ülkede kölelik düzeni 1102 yılında yasaklandı. Fakat İngiltere de günümüzde kendi vatandaşlarına köleliğin yeni şeklini uygulayan ülkelerden sayılır. İnsan haklarını gözlemleyen uluslararası örgütlerin tartışma götürmeyen belgeleri bu ülkede modern köleliğin kaygı verici boyutlara ulaştığını gösteriyor. Hali hazırda bu ülkede göçmen işçiler tam mesai çalıştırılıyor, fakat ücretleri yeterli düzeyde verilmiyor. Yine bu ülkeye illegal bir şekilde giren kadınlar ve çocuklar da rantçı insanlarca sömürülüyor ve cinsel istismara uğruyor.
 
Afrika kıtası ve insanları günümüzde hâla köle gibi sömürülüyor. Bundan başka Amerika gibi zorba devletler illegal tıbbi deneylerini Afrikalı siyahilerin üzerinde yapıyor. Konu ile yayımlanan belgeler Afrika halklarının türlü hastalıkların test edilmesi için kullanıldığını gösteriyor. Kuşkusuz bu çirkin ve insanlık dışı gizli uygulamalar modern köleliğin en acımasız şekillerinden biridir.
 
BM yetkililerinin ifadesine göre günümüzde kölelik düzeninin yasaklanması üzerinden 200 yıl geçtiği halde bu sömürü yöntemi ve insanlardan yararlanmalar hala bir gerçek olarak ortada duruyor. Günümüzde kölelik daha farklı ve daha barbarca yöntemlerle sürekli gelişiyor.
 
Geçen yıl uluslararası çalışma örgütüne üye ülkeler 1930 yılında imzalanan zorunlu işi yasaklayan konvansiyonun bir eki olan yeni bir belgeyi imzaladı. Bu protokol üye ülkeleri zorla çalıştırılan insanların tespit edilerek kurtarmak ve onlara tazminat ödemek ve onları zorla çalıştıranları cezalandırmakla yükümlü hale getiriyor.
 
Uluslararası çalışma örgütü şimdiye kadar 50 ülkeyi bu tarihi belgeyi imzalamak için inka etme yönünde büyük çaba harcamış bulunuyor. Böylece örgüt dünyada milyonlarca insanın köle gibi çalıştırılmasına son vermeyi umuyor.
 
Parstoday
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler