56941-cats.jpg

Erbain yürüyüşünün medyada yankıları

Erbain yürüyüşü, hakikati hiç bir maddi düşünce ile izah edilemeyen ve idraki de mümkün olmayan muhteşem, derin ve anlamlı bir hareket ve varlık ilanıdır. Bugün muhteşem Erbain yürüyüşü İslam mesajını ileten güçlü bir medyaya dönüştü. Batı medyasının İslama dair uydurma bir imaj sunma çabalarını etkisiz hale getirmeye başladı.

26 Kasım 2017 Pazar
Her yıl milyonlarca insan, farklı milliyetlerden, ırklardan, nüfustan ve hatta inançtan, bir önceki yıla kıyasla daha kalabalık bir şekilde uzun bir yolu yaya olarak katettikten sonra bir noktada buluşuyor ve İmam Hüseyin'e –s– olan aşk ve sevgisini beyan ettikten sonra geri dönüyor.
 
Aslında Erbain yürüyüşü yeni bir olay değildir, fakat özellikle günümüzde bu ihtişam ve iktidarla tecelli etmesi, şimdiye kadar görülmemiş bir olay sayılır. Resmi verilere göre her yıl 20 milyonu aşkın ziyaretçi Irak, İran, Nijerya, Bahreyn, Pakistan, Lübnan, Suriye, Türkiye, Afganistan, Hindistan, Mısır, Yemen, Arabistan, Kuveyt ve diğer bir çok ülkeden Erbain yürüyüşü hamasetine katılıyor.
 
Dünyanın dört bir yanında yaşanan en ufak gelişmeye ve hadiseye tepki gösteren ve İslam ülkeleri ve İslam dünyasında yaşanan gelişmelere kendilerine özel eğilimleri ve tutumları ile yaklaşan Batı medyası onca rengarenk kitle iletişim araçları ve sınırsız sermayeleri ve muazzam organizasyonlarına karşın Erbain yürüyüşüne karşı sinsice bir tutum sergileyerek sessizlik ve boykot politikasını izliyor ve aralarında seyrek sayıda medya organının dışında bu büyük beşeri buluşmayı bunca ihtişamı, azameti ve iktidarı ve özellikle manevi ve inkılapçı cilvelerine rağmen boykot ederek raporlarında yer vermiyor
 
Aslında Erbain yürüyüşünün şimdiki şekli, milyonlarca mümin Şii tehlike hissetmeye başlayınca oluşmaya başladı. Onlar IŞİD ve diğer irticai Selefi ve radikal örgütlerin Batılı medya imparatorluğu ve Suud hanedanı ve siyonistlerin yatırımlarının destekleri ile adeta yıkıcı bir çığ gibi İslam'ın mukaddesatını tahrip ettiğini ve İslam'ın imajını değiştirmeye başladıklarını görmeye başladı. Bu yüzden başta Şiiler olmak üzere Müslümanların arasında bu büyük dini ve insani hareket şekillendi ve şimdiki hamaset ve inkılapçı şekli ile Erbain yürüyüşünün şekillenmesi ile sonuçlandı. Gerçekte Erbain hamaseti, IŞİD'in yayılmacı sürecini durdurma noktasının başlangıcı oldu ve o tarihten itibaren eli kanlı terör örgütünün hezimeti için geri sayım başladı.
 
Ve bugün muhteşem Erbain yürüyüşü söz konusu Selefi ve radikal örgütlerin her türlü tahrifatından uzak bir şekilde İslam mesajını ileten güçlü bir medyaya dönüştü ve Batı medyasının İslam dininden uydurma bir imaj sunmaya yönelik tüm sinsi çabalarını etkisiz hale getirmeye başladı.
 
Medya uzmanlarından Dr. Muhammed Hüseyin Zarifian, bugün Erbain süper bir medyaya dönüştüğünü belirterek şöyle diyor:
 
"Eğer medyanın en önemli işlevlerinden birini görüntü yaratma şeklinde tanımlayacak  olursak, Erbain süper medyasının Şiiden ve hatta daha da ötesi İslam'dan tüm dünyaya sunduğu görüntünün ne olduğunu sormak lazım. Günümüzde Erbain bir dizi değerlerin ortaya çıktığı arenaya dönüşmüştür, öyle ki bu değerler bir medyanın çerçevesinde sığmamaktadır. Bu yüzden bu atmosferde çok sayıda gayri müslim ziyaretçiye de rastlıyoruz ve Erbain gerçekte Şii ötesi ve din ötesi bir hadiseye dönüşmüştür."
 
Kuşkusuz Batılı medya imparatorluğu belli bir plan ve güdümlü bir strateji çerçevesinde hareket ediyor. Nitekim Batı medyasının Avrupa ve Ortadoğu bölgelerinde yaşanan terör olaylarına nasıl çifte standart bir yaklaşım sergilediğini ve bu iki farklı bölgede katledilen insanları birbirinden ayırdığını ve ancak Avrupa'da yaşanan terör hadiselerinde ölenler için yas tuttuğunu bundan önce çok kez gördük ve yaşadık. Kuşkusuz Erbain yürüyüşü konusunda da aynı sinsi politika tasarlanmış ve izlenmektedir.
 
Batı medyasında her gün Ortadoğu gelişmeleri ve özellikle tekfirci IŞİD terör örgütünün faaliyetleri, uygulamaları ve cinayetleri ekseninde onlarca haber ve rapor yayımlanırken, son yıllarda Erbain hamaseti hakkında bu medya organlarından hiç bir haberin izine rastlanmıyor. Oysa bu hamaset, IŞİD'in işlediği cinayetlerden bir kaç kilometre ötede şekillenerek büyüyen bir hamasettir. Bu hamaseti milyonlarca aşık insan tüm ihlası ile en güzel, en insani, en ahlaki ve en manevi biçimde yaratmaktadır.
 
Burada akla gelen soru şu ki, acaba büyük Erbain yürüyüşüne katılan dini kafilelerin ve hür insanların hangi özellikleri Batıyı ve sulta düzenini bu kadar panikletmiştir? Neden ortak bir senaryo çerçevesinde sürekli İslam'ın ve Peygamberinin –s– imajını tahrip etmeye çalışan Batı medyası gözlerini beşeriyet tarihinin en büyük buluşmasına yumuyor ve insaniyet ve iktidarın tecelli ettiği bu gerçeği ve bu hakikati görmek istemiyor?
 
Batı medyasının bu doğrultuda uygulamalarına bakıldığında, söz konusu medya organlarının bir çoğu büyük Erbain yürüyüşüne tam sansür uyguladığı ve hiç bir şekilde bu olaya yer vermediği anlaşılır. Bu arada bazı medya organları sadece bu muazzam hareketin bazı köşelerine yer vererek olayın bir tek genel boyutuna işaret ediyor ve bu büyük hadiseyi küçük bir dini etkinlik gibi göstermeye çalışıyor. Öte yandan seyrek sayıda medya organı da bu olayı belgelendirerek Erbain yürüyüşüne profesyonel bir açıdan yaklaşıyor. Söz konusu seyrek sayıda medya organı dünyanın beş kıtasında çeşitli milliyetlere mensup olan insanların farklı dilleri konuşmaları ve farklı inançları paylaşmalarına rağmen ister Müslüman ister Hristiyan, ister Şii ister Sünni, bir araya gelmelerini çok ilginç bir gelişme şeklinde yorumluyor ve böyle bir etkinliğin dünyanın başka hiç bir yerinde yaşanmadığının altını çiziyor.
 
Erbain etkinliğine tarafsız bir açıdan yaklaşanlardan biri Amerikalı medya aktivisti Marsia Haşimi'dir. Marsia şöyle diyor:
 
"Ben Amerikalı bir medya aktivistiyim. Ben buraya bu büyük yürüyüşü yakından izlemeye ve insani ve manevi boyutunu görmeye ve öğrenmeye geldim."
 
Amerikalı sanatçı Enbarek Muhammed de şöyle diyor:
 
"Biz bu deneyimin bir parçası olmak ve böylece hakikatini idrak etmek istiyoruz. İmam Hüseyin –s– değerleri, adalete ve barışa davet ediyor ve bizler hala ayakta duran şer ekseni ile mücadele etmek için bu değerlerden yararlanmalıyız."
 
Bu arada son günlerde dünyanın bazı medya organları büyük Erbain yürüyüşüne tepki gösterdi. Örneğin Çin medyası, Batı medyasının Erbain etkinliğini sansür etmekte aciz kaldığını belirterek şöyle yazıyor:
 
"20 milyonluk Erbain'in sesi o kadar yüksekti ki, Arap ve Batı medyası şehitlerin efendisinin milyonlarca hayranını görmezden gelemedi ve İmam Hüseyin'in –s– “Hel men nasır yensurni” nidasına verdikleri karşılığı duymazdan gelemedi. Şii Müslümanların Irak'ta buluşması bu yılki Erbain etkinliğini dünyanın en büyük beşeri buluşmasına çevirdi ve yabancı medyayı bu etkinlikten, tekfirci ve selefi taunla uğraşan Irak ve Ortadoğu bölgesinde Şiilerin gövde gösterisi şeklinde söz etmeye zorladı."
 
Amerika'nın Hufington Post gazetesi de bir süre önce büyük Erbain yürüyüşü hakkında şöyle yazdı:
 
"Eğer hakiki İslam'ı tanımak istiyorsan, Erbain ziyaretine git, zira bu etkinlik, değerlerin ve modellerin merasimidir. Bu büyük etkinlikte ziyaretçi sayısı Hinduların her üç yılda bir düzenledikleri büyük ve önemli Kombe Milay etkinliğinde toplanan ziyaretçi sayısından beş kat fazladır.  Haiti depreminde Amerika savunma bakanlığı sadece 4 milyon öğün yemek dağıttı, Erbain etkinliğinde ise 200 milyon öğün yemek dağıtılıyor ve hepsi de hayırsever insanlarca karşılanıyor".
 
Buna karşın büyük Erbain yürüyüşü gerçekleştiği günlerde Fars dilinde yayın yapan bir çok Batılı medya organı bu büyük gelişmeyi yansıtmaktan kaçındı ve marjinal konuları büyüterek bu etkinliği önemsiz gibi göstermeye çalıştı. Çeşitli konularda tarafsız  olduklarını ileri süren söz konusu medya organları Erbain etkinliğinin azametini gölgelemek için ellerinden geldiğince marjinal konuların üzerinde durdu.
 
Ancak Batılı medya organlarının Erbain etkinliğini önemsiz gösterme çabalarına rağmen günümüzde dünyanın en güçlü kitle iletişim aracına dönüşen sosyal paylaşım sitelerinde Erbain etkinliği yoğun taraftar kitlesi sahip olduğu ve twiter, instagram ve telgram gibi sosyal paylaşım siteleri Erbain yürüyüşü ve ziyareti ile ilgili haberlerle dolup taştığı belirtilmelidir.
 
İranlı ziyaretçiler Kerbela'ya doğru yürüyüşe geçtikleri andan itibaren çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde 'Erbain', 'yürüyüş', 'Mokeb' gibi anahtar kelimelerle bu büyük dini etkinlikle ilgili gelişmeleri paylaşmaya başladı ve böylece her biri adeta bir medya organı gibi rol ifa etti.
 
Araştırmalara göre İranlı kullanıcıların arasında en çok taraftar kitlesi bulunan twiter, telegram ve instagram sosyal paylaşım sitelerinde Erbain içerikli 600 bin mesaj yayımlandı. Yine aynı araştırmaya göre telegram kullanıcıları Erbain konulu 300 bin mesaj attı, bu mesajlar bir milyar kez tıklandı. Bu arada Erbain konulu kanal sayısı da 34 bin olarak açıklandı.
 
Twiterde de Erbain'le ilgili 213 bin mesaj yayımlandı ki 200 bin like aldı ve 51 bin kullanıcı da bu mesajları yeniden yayımladı.
 
İnstagram sosyal paylaşım sitesinde 36 bin kullancı Erbain'le ilgili 77 bin mesaj attı ki 65 milyon like aldı.
 
parstoday
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler