1498214017883_jpg_852x400_q90_box-01191024607_crop_detail.jpg

İmam Hamanei’nin Kudüs düşünceleri… Seni özgürleştireceğiz ey Kudüs

.."Bizler, İslam Cumhuriyeti'nin Siyonist ve küresel güçler tarafından maruz bırakıldığı düşmanca medya kampanyalarına rağmen Filistinlilerin büyük özlemlerini savunmayı sürdüreceğiz. Bu davamızda hiç kimseden korkmuyoruz.”

17 Aralık 2017 Pazar

Kudüs özgürlük yolunda

İNTAZAR - İsrail'in çıkarlarını yalnızca İran sınırları içerisinde tasfiye etmekle yetinmeyen İran İslam Devrimi, Şahın devrildiği ilk günden bu yana Kudüs'ün ve tüm Filistin topraklarının özgürlüğünü kendisine şiar edinerek, bu hedefi gerçekleştirmek için Kudüs ve İsrail'e yakın bölgeleri intifada için harekete geçirmiştir. Bilindiği üzere, İslam Devrimi zaferinin, Siyonist toplumu ve liderlerinin üzerinde gerçek bir korku yaratması şaşılacak bir durum değildir. Yitzhak Rabin, bu korkuyu şu sözlerle ifade etmiştir: “Şahın düşüşü ve İran Devrimi zaferi sayesinde bölgeyi ele geçiren devrimci dalgayı süratli bir şekilde durdurmamız gerekiyor. İsrail için fetihler döneminin kısaldığını ve belki de şah ile birlikte tarihe gömüldüğünü söyleyebiliriz. Gelecekte gerileme, kaos ve iç devrimler dönemi bizi bekliyor.”

Bu temelde, Kudüs meselesi Ayetullah Seyyid ali Hamanei için özel bir yer işgal etmiştir. İsrail'in bu kutsal topraklarda hayatta kalamayacağını ve Kudüs'ün özgürlük yolunda ilerlediğini düşünen Hamanei, Lübnan'daki İslami Direniş zaferi örneğinin Filistin'de uygulanabileceğini ifade ediyor:

“Siyonistlerden önce Kudüs'ü işgal etmek ve işgal sınırlarını Mısır'dan Şam'a kadar ilerletmek için Frenkler Kudüs'e geldi. Bir süre sonra Müslümanlar Frenkleri Kudüs'ten kovarak, Beyt-i Makdis'i Haçlı mevcudiyetinden kurtardı. Günümüzde de, binlerce Lübnanlı savaşçı Siyonist istilasını önlemeyi başararak, Siyonist ordunun işgal edilmiş topraklarda kalma projesini felce uğrattı. Ayrıca generallerini yenerek, yenilmez bir ordu oluğu söylemlerini çürüttüler.”

 

Kudüs büyük İslam vatanının bir parçasıdır

Seyyid Hamanei, Kudüs'ü kurtarmanın Filistin halkının sorumluluğu olduğu gibi, İslam Cumhuriyeti dâhil tüm Müslümanların da sorumluluğunda olduğunu ifade ederek, Kudüs davasının başlangıcından bu yana İran İslam Devrimi ile arsındaki tarihi ilişkiye işaret ediyor:

“Kudüs meselesi, bizim kadim meselemizdir. Defalarca söylediğimiz gibi, biz bir süreliğine rant sağlamak için Kudüs'ten bahsetmiyoruz, bu bizim stratejik meselemizdir. Kudüs, bizim için Tahran ve Meşhed şehirlerinden farksızdır. Kudüs bizim evimizdir. Elbette biz Kudüs'ün sahipliğini iddia etmiyoruz. “Fas” konferansında ortaya atıldığı gibi, İran'ın Kudüs'ü işgal etmek istediğine dair tutturulan söylemleri kimsenin ağzına almasına da izin vermeyiz. Kudüs şehri, Kudüs halkınındır. Onlar Müslüman kardeşlerimizdir. Tıpkı İsfahan, Şiraz, Tahran ve Meşhed gibi Kudüs'te İslam şehridir. Bu şehirler, düşmanın hâkimiyetinde olduğunda nasıl kurtarmaya çalışırsak, Filistin'in şehirlerini de öyle kurtarmaya çalışıyoruz. Kudüs ve tüm Filistin topraklarını İslam düşmanlarının kontrolü altına düşmüş ve kurtarılarak halkına geri verilmesi gereken islam şehirleri olarak hissediyoruz” (1)

Hamanei bir diğer konuşmasında da şöyle söylüyor:

“İran halkı, daima Filistinli mücadelecilerin yanında yer almıştır. Bu doğrultuda, Filistin davası zafere kavuşmadan İranlılar kendi zaferlerini eksik görüyorlar. Aziz rahmetli imam, İran'daki mücadelesinin ilk günlerinden bu yana Filistin meselesini önemliler listesinin başına koydu. Mücadele günlerinde olduğu gibi devrim zaferi sonrasında da bu konuyla ilgilenmeye devam etti. (2)

 

Mesele Yahudi düşmanlığı değildir

Meselenin aslı Yahudi düşmanlığı değildir. Onlar bugün nasıl İslam Cumhuriyetinin gölgesinde güvenle yaşıyorsa, aynı şekilde Kudüs'ün İslami yönetimi altında da güvenle yaşayabilecekler. Hamanei şöyle diyor:

“Elbette Kudüs halkın tamamı Müslüman değil, ancak çoğunluğu Müslümandır. Orada Müslümanlar, Nasraniler ve Yahudiler birlikte yaşayabilirler. İslam ülkelerinin Siyonist düşmanlara karşı ciddi bir harekette bulunmaları gerektiğine inanıyoruz.” (3) Rahmetli imamın da buyurduğu “İsrail ortadan kaldırılmalı” sözünün özü şudur; Filistin Yahudileri İslam devletinin hâkimiyeti altında yaşamayı kabul ederse, orada yaşayabilirler. Davamız Yahudi düşmanlığı değildir, davamız Müslüman topraklarının zorla gasp edilmesidir. Eğer Müslüman liderler ve başkanlar dünya güçlerinin etkisinde kalmazlarsa, bu görevi yerine getirebilirler. Ancak ne yazık ki bunu yapmıyorlar”

 

Ana eksen Mescid-i Aksadır

Seyyid Hamanei her zaman Mescid-i Aksa'nın Filistin ve dışındaki tüm Müslümanların ortak noktası ve merkezini teşkil ettiğini ifade ediyor. Bu ise savaş ve intifadaya gitmektir diyor şöyle devam ediyor:

“İkinci intifadanın ana ekseni Mescid-i Aksadır. Yani Filistin halkının öfkesini ateşleyen kıvılcım, Siyonistlerin Aksa'yı kirletmesidir. İslam dininin en kutsal mekânlarından birini korumak için taşıdığı tehlikeli mesajı çok iyi hisseden Filistin halkı, Siyonist işgalcilere karşı mücadelede Direniş meşalesini yakarak güçlü bir şekilde sahneye girdi.” (4)

 

Kudüs'ün özgürlüğü için intifadayı desteklemek İslami bir sorumluluktur

Kudüs davasına sadece fikir ortaklığı ile bağlı olmak yeterli değildir. Gerçek bir destek için bunu somutlaştırmak ve pahalıya ödeyeceğimiz bir bedeli olsa bile sorumluluk taşımak gerekiyor. Bu çerçevede Ayetullah Hamanei şöyle söylüyor:

“Filistin devrimi zaferini gerçekleştirmek, Kudüs'ü özgürleştirmek ve yerleşimci Siyonist projesinin suya düşmesi için İşgal edilmiş Filistin topraklarında cihad ve mücadeleye destek vermek önemli bir etken olacaktır.”

Hamanei ekliyor:

“Amerika tarafından çeşitli düzeylerde desteklenen ve ölümcül silahlarla donatılan düşman, her şeyden önce imanları ve fedakârlıklarına güvenen Hizbullah gençlerinin darbeleri karşısında bitkin düşmüş durumda. Ve direniş gücüne sahip olan Lübnan halkı, düşmanın planlarına ve sömürgeci politikalarına karşı mücadele etme kabiliyetine de sahip olduğunu kanıtlamıştır. Siyonist rejim, mücadeleci, imanlı ve sadık Lübnan güçlerine karşı korkuya kapılmış durumda. Bizler, İslam Cumhuriyeti'nin Siyonist ve küresel güçler tarafından maruz bırakıldığı düşmanca medya kampanyalarına rağmen Filistinlilerin büyük özlemlerini savunmayı sürdüreceğiz. Bu davamızda hiç kimseden korkmuyoruz.”

İşgal edilmiş Filistin topraklarında iman ve devam eden mücadele, Filistin İslam devriminin gerçekleştirilmesi ve Kudüs'ün Siyonizm'in pençesinden kurtarılması için iki önemli esası oluşturuyor. İntifadanın desteklenmesi, ahlaki, siyasi ve mali destek ile sınırlı kalmaz. Filistinliler, Siyonizm karşısındaki mücadelelerinde de doğrudan desteklenmelidir.

 

Şeyh Kazım Yasin
İuvmpress  
Çeviri: Merve Soydaş

----------------------------------------------------------------------------------------------

1- Lider İmam Hamanei'nin görüşleri 178 – 279 Dar el-Hadi

2 – Hz İbrahim camisine düzenlenen vahşi katliam hakkındaki konuşmasından

3- Lider İmam Hamanei'nin görüşleri 178 – 179 Dae el-Hadi

4- Dünya konferansında Filistin intifadasına destek için yaptığı konuşmasından

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler