2056012.jpg

İtikaf

İtikaf Allah-u Teala'ya ibadet kasdıyla Allah-u Teala'nın evlerinden birisinde uzunca bir süre kalmak anlamına gelmektedir. Diğer ibadetlerde şart olan İslam, akıl ve halis niyet itikafta da şarttır.

3 Haziran 2018 Pazar

İtikaf kitabı

 

Kur'an-ı Kerim

"İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, ‘ve'l-akifine/ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik."(2/el-Bakara/125)

"Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz (ve entüm akifune fi'l-mesacid) zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır."(2/el-Bakara/187)

Ayetten hidayet menbaları

Zikr-i Hakimden şu hususları istifade etmekteyiz.

İlk Olarak: İtikaf Allah Sübhanehu ve Teala'nın evlerinden bir evde gerçekleşir. Bundan dolayı Rabb Teala itikaf edecekler için evinin temiz tutulmasını emretmiştir.

İkinci Olarak: İtikaf tavaf, ruku ve sücud seviyesinde bir ibadettir. İbadet kasdıyla Allah-u Teala'nın evinde uzunca bir süre beklemek sevimli bir amel olarak kabul edilir.

Üçüncü Olarak: Mescidde itikaf ibadetini yaparken ne gece ne de gündüz cinsel münasebet caiz değildir.

Dördüncü Olarak: Ayet itikaf halindeyken oruçlu olmanın zorunluluğuna da işaret etmektedir. Zira itikaf, oruç konusu işlendiği bir esnada direkt olarak geçmektedir. Allah-u Teala en iyisini bilendir.

Sünnet-i Şerife

1- Saduk sahih bir isnadla Halebi kanalıyla Ebu Abdullah (a.s.)'dan şöyle rivayet etmektedir: Resulullah (s.a.a.) Ramazan ayının son on gününe girildiğinde mescidde itikafa girer ve kendisine kıldan bir çadır kurardı. Yatağını dürerdi.

2- Saduk sahih bir isnadla Halebi kanalıyla Ebu Abdullah (a.s.)'dan şöyle rivayet etmektedir: İtikaf ancak bir mescid-camide gerçekleşebilir.

3- Kuleyni sahih bir senedle Ebu Cafer (a.s.)'dan şöyle rivayet etmektedir: Bir kişi bir gün itikafa girse ve şart da koşmamışsa itikaftan çıkma hakkı vardır ve itikafı fesh edebilir. İki gün ikamet etse ve şart da koşmamışsa itikafını üç gün geçinceye kadar fesh etme hakkı bulunmamaktadır.

4- Kuleyni sahih bir senedle Ebu Cafer (a.s.)'dan şöyle rivayet etmektedir: Kim üç gün itikafa girerse dördüncü gün serbesttir. Dilerse bir üç gün daha itikaf yapar. Dilerse mescidden çıkabilir. Üçüncü günden sonra iki gün daha itikaf da kalırsa bir üçüncü gün tamamlamadan çıkamaz.

5- Saduk sahih bir senedle Semae'den rivayet etmektedir.

Semae der ki; Ebu Abdullah (a.s.)'a ‘Hanımıyla ilişkiye girmiş mutekifin durumunu' sordum. İmam (a.s.) ‘Ramazan ayında bir gün orucunu bozan kimseyle aynı konumdadır' buyurdular.

6- Saduk der ki; Gece hanımıyla ilişkide bulunana bir keffaret gündüz hanımıyla ilişki kurana iki keffaret bulunduğu rivayet edilmiştir.

7- Saduk sahih bir isnadla Halebi kanalıyla Ebu Abdullah (a.s.)'dan şöyle rivayet eder: İtikafa giren kişi bir ihtiyaç baş göstermesi durumu hariç mescidden dışarı çıkmaması gerekir. İhtiyaç için çıktığında ise ihtiyacını giderdikten sonra oturmamalı hemen mescide dönmelidir. Mescidden cenaze namazı kılmak ve hasta ziyaret etmek dışında başka hiçbir nedenden dolayı dışarı çıkamaz. Çıktığında da dönünceye kadar oturamaz. Kadının itikafı da aynı şekildedir.

8- Saduk sahih bir isnadla Davud ibn Serhan'dan rivayet eder. Davud ibn Serhan der ki; Ben Ramazan ayında Medine'de idim. Ebu Abdullah (a.s.)'a ‘Ben itikafa girmek istiyorum. Ne diyeyim? Nefsime neyi farz kılayım?' diye sordum.

İmam (a.s.) şöyle cevap verdi: Bir hacet hariç mescidden çıkmaman gerekir. Mescidden çıktığında da meclisine dönünceye kadar bir gölgeliğin altında oturmamalısın.

9- Kuleyni sahih bir senedle Abdullah ibn Sinan kanalıyla Ebu Abdullah (a.s.)'dan şöyle rivayet eder: İtikafda bulunan kişi Cuma namazı, cenaze namazlarını kılmak ve tuvalet ihtiyacını gidermek dışında mescidden dışarı çıkamaz.

10- Kuleyni sahih bir senedle Ebu Cafer el-Bakır (a.s.)'dan şöyle rivayet eder: İtikafta bulunan bir kişi güzel bir koku koklayamaz. Reyhan çiçeğinden faydalanamaz, tartışamaz ve alış-veriş yapamaz.

11- Saduk sahih bir isnadla Ebu Abdullah (a.s.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: İtikafta bulunan bir kişi hastalandığında veya itikafta bulunan hanım hayız olduğunda evine gelir. İyileşince itikafını tekrar yapar ve oruç tutar.

Görüşün ayrıntısı 

Fakihler itikaflı haldeyken orucun şart olmasından dolayı oruç kitabından sonra itikaf konusunu ele almaya başlarlar. Zira Kur'an-ı Kerim orucun hükümlerini beyan ettikten sonra itikafın bazı hükümlerini açıklar.

İtikaf Allah-u Teala'ya ibadet kasdıyla Allah-u Teala'nın evlerinden birisinde uzunca bir süre kalmak anlamına gelmektedir. Diğer ibadetlerde şart olan İslam, akıl ve halis niyet itikafta da şarttır.

Aksi takdirde zarar verme, düşmanlık ve benzeri haram şeylerle karışmış olur. Hastalık, düşmanlık veya başkalarının haklarına tecavüz etme gibi şeylerle itikafına zarar verirse fakihlerin diğer ibadetlerde zikr ettiği durumlar gereği yerine getirilen itikaf ibadet olarak sahih değildir.

İtikafın diğer şartları şunlardır;

İlk Olarak: Oruç. Oruçsuz itikaf sahih değildir. Oruç tutulmasının sahih olmadığı durumlarda itikafa girmek de sahih değildir. Hastalık, yolculuk, bayram günleri ve Mina'da itikafa girmek isteyen bir kişi için teşrıyk günleri gibi.

Orucun itikafa özel olması şart değildir. Ramazan ayı orucunda, adak orucunda, kaza veya benzeri oruçlarda itikaf olması yeterlidir.

İkinci Olarak: Üç (ve üçün katları) olması şarttır. İki gün veya beş gün itikafa girmek sahih değildir. Üç ve altı gün itikafa girilmesi sahihtir. İhtiyata uygun olan üç ve üçün katlarınca itikafa girilmesidir. On günlük itikaf olmaz. Ya dokuz gün veya on iki gün olmalıdır.

Üçüncü güne girmeden önce itikafı kesmek caizdir. Ancak üçüncü güne girildikten sonra itikaf üç gün yapılarak tamamlanmalıdır. Bir kişi belirli günlerde itikafa girmeyi adarsa –bu yılın Kadir günleri gibi- itikafını yarıda bırakamaz. Zira bu adağa muhalefet etmektir. Eğer örneğin Cuma günü itikafa girmeyi adarsa önünden veya ardından iki gün ekleyip üçe tamamlaması gerekir.

İlk gece de son gece de üç günün kapsamına girmez. Aksine ilk günün fecrinden başlar üçüncü günün güneş batışına kadar devam eder. Eğer bunları (ilk ve son günün gecelerini) da eklerse daha faziletli olur.

Ortadaki iki gece itikafa girmektedirler. Örneğin çarşamba gününün öğle vaktinden başlayıp cumartesi günü öğle vaktine kadar itikafa girmekte herhangi bir problem bulunmamaktadır. Evla olan Çarşamba gününün fecrinden başlayıp Cuma günü gün batımına kadar itikafta kalmaktır.

Üçüncü Olarak: İtikaf Cuma veya cemaat namazının kılındığı, içinde adil bir imamın namaz kıldırdığı büyük bir camide gerçekleşmelidir. Mescidlerin dışındaki yerlerde ve cemaatin olmadığı küçük mescidlerde itikafa girmek caiz değildir. Hatta bir şehrin semtlerindeki mescidlerde de itikafa girilemez. Aksine mescid merkezi bir mescid olmalıdır. Yahut merkezi mescidler olmalıdır.

İtikafın en faziletlisi şu dört mescidden birisinde gerçekleşen itikaftır; Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi, Mescid-i Kufe, Mescid-i Basra.

İtikaf müstehaptır. Ancak adama sonucunda itikaf vacip olur. İtikafta ve itikafın dışındaki diğer ibadetlerde adamanın hükmü birdir. Bu konuda nezir kitabına müracaat edilsin.

İtikafın hükümleri 

1- Taabbüden mescidde kalmak. İşte bu itikafın özü ve hakikatidir. İşte bir kişi ihtiyacı olmaksızın mescidden çıkarsa itikafı batıl olur. Aynı şekilde ihtiyacı olmasından veya zaruretten dolayı mescidden dışarı çıkışı itikafın yapısını olumsuzlayacak bir şekilde süreklilik kazanacak olursa itikaf ibadeti batıl olmuş olur. Ancak ihtiyaç dolayısıyla mescidden dışarı çıkmak mescidde örfen kalma eylemi itikafa aykırı değildir. Örneğin yemek yeme ve su için mescidden dışarı çıkma. Su ve banyo ihtiyacını gidermek için dışarı çıkma. Hasta ziyareti, cenazeyi uğurlama veya bir müminin gereksinimini karşılamak için vb nedenlerden dolayı mescidden dışarı çıkmak itikafa zarar vermez.

Mescidden dışarı çıktığında da mümkün olan en az miktarda dışarıda kalmalı ve ardından hemen dönmelidir.

2- Hanımlarla cinsel ilişki kurmak. Dokunmanın terk edilmesi ve şehvetle öpülmemesi de ihtiyata en uygun davranıştır. Helal yolla dahi olsa istimna da aynı şekildedir.

3- Güzel koku koklamak ve reyhan kokusundan zevk almak.

4- Alış-veriş. Hatta mutlak olarak ticaret. Ancak zaruret hali müstesna.

5- Tartışma. İhtiyata en uygun davranış; hacc ibadetinde haram kılınmış olan her şeyin terk edilmesi. Bu davranışların haram oluşunda gece ile gündüz arasında fark bulunmamaktadır.

6- Orucun bozulduğu her durumda itikaf da bozulur. Zira itikafta oruçlu olmak şarttır. Oruçta diğer haram kılınmış olan şeylerle itikafın bozulmuş olması bilinmemektedir. Ancak en güçlü görüşe göre cinsel ilişki müstesna.

7- İtikafa giren kişi cinsel ilişkiyle itikafını bozarsa Ramazan ayında kasıtlı olarak orucu bozmanın keffareti hükmü üzerine vaciptir. Eğer gündüz yerine getirirse iki keffaret gereklidir. Bu hüküm ramazan ayında geçerlidir.

İtikafta olan kişiye neler haramdır? 

İtikafta bulunan kişiye itikafın şartlarını iltizam etmemekle birlikte bazı şeyler haramdır. Bazı haramları işlemekle itikaf batıl olur. Şu sayılan maddeler bunlardandır.

1- Hanımıyla cinsel ilişki kurma, şehvetle dokunma veya öpme. Bu hususta erkek ile kadın arasında fark bulunmamaktadır.

2- İstimna. Zira istimna gündüz olursa orucu batıl edicidir. Gündüz dışında ise haramdır.

3-Temiz kokuyu ve reyhanı zevk alarak koklamak.

4- Alış-veriş. Hatta zorunlu olmaksızın mutlak ticari ilişki.

5- Dünyevi işlerde veya dini işlerde galip gelmek ve faziletini izhar etmek arzusuyla tartışma. Hasım hatalı ise hakkın açığa çıkması için yapılan tartışmada bir sakınca bulunmamaktadır.

6- Bu sayılan beş şeyin gece veya gündüz yerine getirilmesi arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Gerçi bunlardan bazılarının gündüz işlenmesi haramdır. Zira bunlar geceleyin oruçluya caizdir. Yeme ve içme gibi.

7- Kasıtlı olarak gerçekleşmesi halinde orucu bozan her şey itikafı da bozar. Unutularak yapılırsa batıl etmez.

8- İtikaf vacip itikaf türünden ise veya müstehap itikafın üçüncü gününe gelinmiş ise batıl olması halinde kaza edilmesi vaciptir. Ancak müstehap itikafın bir veya ikinci gününde bozulması halinde itikafın kazası vacip olmaz.

9- İtikafta bulunan kişi itikaflıyken cinsel ilişkide bulunursa üzerine keffaret vacip olur. Keffaret de ya bir köle azadı veya altmış yoksulun doyurulması veya iki ay peş peşe oruç tutmaktır. Zahir olan şudur ki keffaret de sıraya uyulmalıdır. Yükümlü kefaretten dilediğini uygulamada serbest değildir. Yani ilk olarak köle azad etmelidir. Köle azad etmekten aciz olursa altmış yoksulu doyurmalıdır. Eğer bundan da aciz olursa iki ay peş peşe oruç tutmalıdır.

10- Eğer itikafı Ramazan ayında ise ve hanımıyla gündüz ilişki kurmuşsa iki keffaret yükümlülüğü üzerinde bulunmaktadır. Eğer Ramazan ayı dışında ise ve mendup ise tek bir keffaret sorumluluğu bulunmaktadır. Eğer orucu Ramazan ayının kazası ise bir keffaret itikafı için; bir keffaret de Ramazan ayının kazasını yerine getirmiş olduğu orucu bozması içindir. Bu hüküm orucun öğleden sonra bozulması halindedir. İtikafı da adak itikaf ise ikinci kefareti bozmuş olduğu adağın keffaretini yerine getirmek içindir.

11- Cinsel ilişkinin itikafı bozduğu ve kefareti gerektirdiği hususunda herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Ancak diğer haram kılınan şeyler, her ne kadar haram olarak gerçekleşseler de itikafı bozmakta ancak kefareti gerektirmemektedir.

12- Mutekif bir ihtiyaç veya zorunluluk dolayısıyla mescidden dışarı çıkarsa en yakın yola girmelidir. Gölgelenmemesi ve bir yerde oturmaması hatta hemen anında geri dönmesi itikaf ibadetini yerine getiren kişinin üzerindeki kuvvetli hükümlerdendir.

Meseleler

İtikafla ilgili meseleleri oruç meselelerine katıp ele almaları bilginlerin adetlerinden olmuştur. Zira oruç itikafın şartlarındandır. Oruçsuz itikaf batıldır. Bundan dolayı biz de alimlerin bu adetine uyarak itikaf konusunu oruç meselelerinin sonuna ekledik.

1- İtikafta bazı şeyler şarttır. İman, akıl, kurbet niyeti, oruç, beldedeki kapsamlı bir mescidde olması veya dört mescidden (Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi, Kufe Mescid-i Basra Mescid-i) birisinde olması bunlardandır. Bir mescidin cami/kapsamlı olması ya güven veren bir yaygınlıkla olur ya şahsi bilgiyle veya hakimin buna hükm etmesiyle olur.

2- İtikafın özel bir oruçta olması şartı yoktur. Hatta kaza orucuna niyet edilmesinde dahi itikaf mümkündür. Ramazan ayında ramazan ayı orucu olur. Keffaret orucunda itikafa niyet etmek caizdir. Tatavvu orucunda da itikafa niyet etmek caizdir.

3- İlk gün ve ikinci günün tamamlanmasından önce kişi itikafını iptal edebilir. Ancak ikinci gün tamamlandıktan sonra üçüncü günün orucunu da tamamlaması gerekir. Mutekif bu durumda itikafını üçüncü güne tamamlamalıdır.

4- İtikaf vakti fecr-i sadık olan oruç vaktinden başlar. Mutekif bu vakitte oruca ve itikafa niyet eder. Üçüncü günün orucunun sonuna kadar yani günün batışına kadar itikaf devam eder. Üçüncü günden sonra iki gün kalırsa altıncı güne kadar kalması gerekir. Aynı şekilde ne zaman iki gün kalırsa üç güne tamamlanması vaciptir.

5- Bir kişi belirli bir vakitte itikafa girmeyi adarsa bu adağını yerine getirmelidir. İtikafa girdiğinde itikafını iptal etmesi veya kesmesi caiz değildir.

6-Sadece iki gün itikafa girmeyi adarsa adağı batıl olmuş olur. Aynı şekilde üçüncü günün bayram olduğunu bildiği halde iki gün itikafa girerse itikafı batıl olmuş olur. Beş gün itikafa girmeyi adarsa bir gün daha ekleyip altıya tamamlaması vaciptir.

7- Mescidin yüzeyi veya mescidin altındaki tabaka mescide tabi ise ve mihrabı da mescid hükmünde ise itikafa girilmesi mümkündür.

8- Mutekifin şahidlik yapmak veya Cuma namazında veya cemaat namazında bulunmak veya cenazeyi teşyii etmek için veya müminin bir ihtiyacını karşılamak için dışarı çıkması caizdir. Yukarıda sayılanların dışında zorunluluk bulunmaksızın mescidden dışarı çıkmak caiz değildir. Aksi durumda mutekif mescidde kalmalıdır. Mescidde kalışı esnasında ayakta olması, oturur halde bulunmuş olması, uyuyor olması veya yürüyor olması arasında fark bulunmamaktadır. Aksi durumda gündüz oruçlu bir haldeyken mescidde bulunması ve mescidde kalması vaciptir.

9- Mutekif mescidde ihtilam olur ve gusül abdesti alması mümkün olmazsa mescidden çıkması vaciptir. Eğer mescidden çıkmazsa mescidde kalmasının haram olmasından dolayı itikafı batıl olur.

10- Oruç tutması sahih olmayan bir kişinin –yolcu ve hasta gibi- itikafa girmesi de sahih değildir. Mevlasının iznini almaksızın kölenin itikafa girmesi caiz değildir. Aynı şekilde kocasının hakkına aykırıysa hanımın da itikafa girmek için kocasının iznini alması şarttır.

11- Mutekif zaruret bulunmaksızın veya çıkmasını caiz kılan bir durum söz konusu olmaksızın mescidden dışarı çıktığında itikafı batıl olur.

12- Adam hasta olur veya hanım aybaşı dönemine girerse mescidden çıkmalıdırlar. Hasta hastalığından iyileştiğinde hanımın da iddeti bittiğinde itikafın geri kalan müddetini tamamlamak için (hanım gusül abdesti alarak) mescide geri dönmesi gerekir. Dışarı çıkmalarıyla itikafları bozulmaz. Ancak hastalık ve kadının özel dönemi bittikten sonra hemen mescide dönmeleri gerekir.

13- İtikaf İslam Şeraitinde müstehap bir ameldir. Ancak adanılması halinde adaktan dolayı vacip olmuş olur.

Muhammed Taki Müderrisi 
Kaynak: Oruç
Çeviri: Mehmet Cevher Caduk 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler