Kiralık Kalemler

İsmail Avcı

1806 kere okundu
7 Nisan 2015 Salı
7948-1220-7551-c6eb6ea5yazi.jpg

Kiralık Kalemler

İktidarın yanar döner siyasetlerinin girdabına düşmüş bazı sözümona kalem erbabının, bu hızlı dönüşlerden altları üstlerine gelmiş olmalı ki bu günlerde kalemlerindeki mürekkep beyinlerinden değil başka yerlerinden beslenmeye başlamış. Kendileri baş aşağı durdukları için tarihi, coğrafyayı, jeo-politik sahayı ve siyasi denklemleri de tersinden okuyorlar.

Ne yapsın zavallılar, düne kadar bir tek iktidar partisine hizmet sunayım derken bilmem nerelerini paralayanlar, bu günden böyle Körfez’in "Bilge Şeyhleri"ni de memnun edecek bir performans sergilemek zorundalar. Daha düne kadar bizzat kendilerinin "hezeyan" addettikleri nice iddiayı bugün savunmak/realize etmekle görevlendirilmişler ya, ondandır mizaç bozuklukları!

Biri dönüp dönüp her fırsatta: "Türkiye'nin önünü kesmek istiyorlar" diye inliyor.
Öteki oturup kalkıp: " Ehl-i Sünnet dünyasını bölmek istiyorlar" diye feryat ediyor.
Beriki: "Ümmetin omurgasını kırmak istiyorlar" diye çığırıyor, ama henüz sözü nereye bağlayacağını tam ayarlayamamış. Biraz daha ıkınması gerekiyor zahir!

Peki, kimmiş Türkiye'nin önünü kesmek isteyenler?
"Amerika, İsrail, Emperyalistler..."
İyi de iki gözüm, bu saydıklarını uzakta aramaya ne hacet! Sokaktaki vatandaşa dahi sorsan, sana onların adreslerini verebilir: İncirlik, Kürecik... Büyük sermaye çevreleri, Medya, Eğlence Sektörü ve..."
Senin önde yürümene gerek yok, biz kendimiz en önde, haydi kalkın bunların üzerlerine yürüyelim! Yok, "şimdi zamanı değil" diyorsan, gel beraber sövelim!

Çanakkale'de askerdim bir zamanlar. "... Çanakkale geçilmez diyorlar; doğru mudur efendim? Sahi, geçilmedi mi?" diye sordum birine. O: "Geçilmedi mi? Çanakkale'nin değil memleketin dahi ırzına geçtiler! Bize ait neyimiz kaldı ki? Sistemi baştan aşağı kendi çıkarlarına göre dizayn ettiler..." dedi.
Bu cinayetin faillerini tanımıyor olamazsınız! Biraz namus ve hamiyet kalmışsa eğer, önce bu canilerle hesaplaşmanız gerekir. Üstelik tam zamanıdır; sizin kendinizden bir şey olmaz, ama eğitip-donatıp Irak'a,Suriye'ye, Libya'ya, Mısır'a ve Yemen'e soktuğunuz "mücahitlerinizi" toplasanız yeter!

"Ehl-i Sünnet'i bölmek istiyorlar" öyle mi? Hangi Ehl-i Sünnet'i? Mısır'daki Mübarek- Sisi mi yoksa İhvan mı? Libya'da Kaddafi mi yoksa irili ufaklı çeteler mi? Filistin'deki Hamas-İslami Cihad mı yoksa Mahmud Abbas mı? Tunus'taki laik rejim mi yoksa Nahda mı? Irak'taki Saddam mı yoksa ona karşı savaşan Sünniler mi? Hangileri Ehl-i Sünneti temsil ediyordu da araya ihtilaf sokup parçaladılar? Sonra kim bu ayrılıkların müsebbibi? 
Suriye'de savaştırılan hangi örgüt Ehl-i Sünnet? Zor bir soru değil mi?
Durun zor bir soru daha sorayım:
Peki, Türkiye de kim Ehl-i Sünnet'in sözcüsü? F. Hoca mı yoksa AKP mi? Kim böldü iki gözüm bu Ehl-i Sünneti? 
Sakın "Ehl-i sünnet Körfez Şeyhleridir" demeyesiniz! İnanın bu kadar alçalacağınıza inanmak istemiyorum!

Zaza'nın biri ava gitmiş. Bir ayıyla karşılaşmış. Ayı, bizimkine öyle bir tokat yapıştırmış ki her iki kulağı da sağır olmuş. O günden sonra köy odasında kim neden bahsederse etsin bizimki dikkat kesiliyor ve "Ayı! Ayı he! Valla ayı çok gaddardır" diyormuş... Zavallı, herkes ayıdan söz ediyor sanırmış...
El kıssa, İran İslam İnkılabıyla birlikte çok ağır bir tokat yiyen Körfez şeyhleri, o günden sonra kendi saltanatları için tehlike kokusu aldıkları her yerde "İran! İran he! Valla İran çok gaddardır" diye diye belli bazı cemaatleri de inandırdılar. Bu günlerde bu sözün buralarda da çokça tekrarlanması pek hayra alamet değil!

"Sünni Omurga" başlığının altı nasıl doldurulacak merak ediyorum doğrusu. Ta en baştan başlayacak olsak, bu "omurganın" ayakta tuttuğu organizma hangisidir ve hangi omiriliği korumuştur sorusuna ilmi/bilimsel (hayali-kurgusal değil) bir cevap bulmak gayet müşküldür. ... Cemel'den, Sıffin'den, Nehrevan'dan, Sabat'tan, Kerbela'dan ... geçtik diyelim. Ki fıtratı bidar bir insan öyle kolay kolay taraf olmadan geçemez! Ehl-i Hadis'ten, Ehl-i Re'y’den, Mürcie'den, Mutezile'den, Eş'arilik ve Maturidilik'ten ve ... de geçtik diyelim. Ki hakikat aşığı hiçbir insan kolay kolay geçemez! Gelelim Selçuklu ve sonrasına: Sünni kimdir? Gazali mi yoksa İbn-u Rüşt mü? İbn-u Teymiyye mi yoksa İbn-u Arabi ve Sadreddin Konevi mi? ...
Uzatmayayım; içinden çıkamazsın! Yok, "Bu omurga halife-sultanlardır, elinde kılıç ve mühür olanlardır" diyorsan, yine işin içinden çıkamazsın da ... 
En azından mevcut sultanınıza; pardon, bundan böyle Körfez şeyhleri de dahil sultanlarınıza yaranmış olursun!
Geçmiş olsun!

Yazarın Diğer Yazıları
Öne Çıkan Haberler