Beraati Olmayanın Berat’ı Olamaz

Kemal Kılıç

873 kere okundu
12 Haziran 2015 Cuma
1627-7551-c6eb6ea5yazi.jpg

Ehli Beyt Dostu’ndan…

Beraati Olmayanın Berat’ı Olamaz

 

Bilindiği üzere haziranın biri Berat Kandili idi. Ve Ehli Beyt Yolu bağlısı müminlerce de bu gün İmam Mehdî’nin doğum günüdür. Bu iki güzelliği tüm iman ehline kutlar yeryüzünün Adalet Devleti’ne kavuşmasını ve tüm insanların barış, kardeşlik ve sevgi ile kucaklaşmasını ve savaşların, düşmanlıkların son bulmasını Yüce Yaratan’dan niyaz ederiz.

Berat, teberra ile aynı kökten gelen manası derin bir kelimedir. Biz dünya Ehli Beyt dostlarının ibadet uygulamaları arasında yer alan ve inancımızın rengini belli eden iki önemli kelime vardır. Bunlar;

Tevellâ (Velâ) ve Teberrâ (Bera)’dır.

Tevellâ (Velâ); Hak için, Hak adına ve Hak ile ilgili olan tüm güzellikleri sevmek ondan yana tavır almak,

Teberrâ (Berâ) da; Hak aşkından, Hak adına, Hak’kın razı olmadığı-sevmediği her türlü çirkinlik, kötülük, şer, alçaklık, zulüm, haksızlık ve bunların uygulayıcılarından uzak durmak, beri kalmak, beri olduğunu ilan etmektir.

Gelelim memleketimizin Berat gecesi kutlamalarına…

Malum camiler zıma zık doldu. Günlük ibadetlerine dahi duyarsız olan niceleri o gece camilere akın etti. Bülbül dilli hocalar-vaizler-müezzinler güzel şeyler okudular, güzel sohbetler eylediler, güzel konulara değindiler. Geceye özel ibadetler edildi, dualarla buluşuldu…

Ve fakat geceye adını veren ‘Berâet’ ne derece hayat sahnesinde yerini aldı, ne derece yüreklere yeni bir renk verdi onu masaya yatırmak gerek…

Müminler, o gecede yeryüzü zalimlerinden (millî- bölgesel ve küresel tüm zâlimlerden) Berî olduklarına yürekleriyle karar verdiler mi?

Müminler, yeryüzünün en büyük şer ve fitne merkezi ABD emperyalizminden ve ettiklerinden, planlarından uzak olduklarını (Berî olduklarını) yürekten ilan ettiler mi?

Müminler, bölgemizde ve dünyada kötülüğün kapısı ve anası olan kapitalizmin öğretileri ve uygulamalarından Berî olduklarını o sisteme lanet ederek, uygulamada reddederek âleme ilan ettiler mi?

Müminler, ülkelerindeki partizanca ayrımcılıklardan, ekonomik talanlardan, adam kayırmalardan, rantçı tutum ve davranışlardan, hırsızlık, yolsuzluk, soysuzluk, namussuzluk, yalan, barışı sabote etme, komşuların içişlerini karıştırma, sömürgecilerin ekmeğine yağ sürme, emperyalizmin değirmenine su taşıma, Obama’nın Mürşit’lik eylediği Beyaz Saray Dergahına Mürid olma ve ‘Dolar Dolar’ zikrini dil ve yürekten çekme, hayatın kıblesi olarak Washington’a yönelme alçaklığından Teberrâ ettiklerini, Berî olduklarını evvela kedi nefislerine ve sonrasında tevbe ile birbirlerine ve cümle insan kardeşlerine ilan ettiler mi?

Bütün bunları yürekten tevbe, dil ile ikrar ve eylem ile ilan ettilerse ne mutlu o müminlere ki gerçek manada Beraat’a ulaşmış Hakk’ın Velayeti altına girmişlerdir.

Yok, eğer bunları akıllarının ucundan bile geçirmemişler ve duruşları hala aynı noktada kalmakta ise bırakın bir geceyi dua-zikir-ibadet-namaz-niyaz ile geçirmeyi, dizleri ibadetten nasır bağlasa, oruçtan bir deri bir kemik kalsalar ‘fe veylün lil musallîn/yazıklar olsun o namaz kılanlara’ ilahi hitabının muhatabı olmaya devam ederler…

Adalet dünyasında ve Velayet ile bütün insanlığın kardeşliğinin gerçekleşeceği bir İmamet rehberliğinde buluşmak dileğiyle, Kurân ve Ehli Beyt ışığımız olsun…

Kemal KILIÇ

Öne Çıkan Haberler