Diplomasinin silahla valsi

Fehim Taştekin

841 kere okundu
31 Ekim 2015 Cumartesi
fehimtastekinn_200x200.jpg

Suriye’de bir ayını dolduran Rus müdahalesi sahada Suriye ordusunun kontrol ettiği alanları şimdilik beklendiği ölçüde genişletemese de diplomatik sürecin dinamiklerini değiştirdi. Vekâlet savaşının dış aktörlerini dün Viyana’da masada oturttu. Bir tarafta silahlı isyanı destekleyen ABD, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkeler; diğer tarafta Şam’a kalkan olan Rusya ve İran. Bu, vekâlet düzeninin içeriğini doğrudan askeri müdahaleyle değiştiren Rusya’nın oyun planına uygun olan bir sonuç. Suudiler ve Amerikalıların daha önce Cenevre konferanslarında veto ettiği İran artık müzakere masasında. Suriye yönetimine desteğini daha açık hale getiren Çin de orada. Türkiye’nin yüzünü görmek istemediği ve Rusya’nın çizgisine kayan Mısır da…

Rusya kara harekâtı gibi daha riskli askeri seçeneklere sürüklenmeden sistemin temellerini muhafaza edecek şekilde bir çözüm planını olgunlaştırmaya çalışıyor. Bunu yaparken Esad’lı Esad’sız tartışmasını anlamsızlaştıracak hamleler yapıyor. Meseleyi götürmek istediği yer muhtemelen şurası: Muhaliflerle birlikte geçiş hükümeti kurulsun ama düzenlenecek erken seçimde Esad kendiliğinden aday olmazsa ne ala aday olursa da kaderine halk karar versin! İran’ın yaklaşımı da farklı değil. Dışişleri Bakan Yardımcısı Emir Abdullahiyan dün Tahran’ın yaklaşımını şöyle özetledi: “İran, Esad’ın ebedi olarak kalmasında ısrar etmiyor. Müzakere uzlaşmak içindir ve İran, Esad’ın altı aylık geçiş sürecinde kalmasını kabul etmeye hazır. Elbette ülkenin kaderine karar vermek Suriye halkına düşer.”

 

İran ve Rusya'nın çizgisine geliniyor

Keşke İran’ı siyasi çözüm sürecine daha önce katabilselerdi. Batı-Körfez ittifakı kanırta kanırta Rusya ve İran’ın 2011’den beri söylediği noktaya geliyor. İran ve Türkiye’nin Suriye krizini kanlı bir sarmala dönüşmeden kafa kafaya vererek çözme şansı başından tepelenmişti.

İran’ın çözüm önerisi şuydu:
- Çatışmalara karşılıklı olarak son verilsin.
- Tüm tarafların içinde yer alacağı milli diyalog sağlansın.
- Tüm tarafların katılımıyla geçiş hükümeti kurulsun ve uluslararası denetim altında şeffaf ve adil şekilde seçim yapılsın.

Hatta İran dini lideri Ali Hamaney, muhaliflere hükümete ortak olmak suretiyle krizin aşılması önerisiyle 2011’de İstanbul’a üç kez heyet göndermişti. Müslüman Kardeşler liderlerinden Faruk Tayfur, İran’ın Esad’ın görevinde kalması şartıyla kendilerine 4 bakanlık teklif ettiğini ama reddettiklerini söylemişti. Tahran’a “Suriye yönetiminin yanında duran İran’ın arabuluculuğunu kabul etmiyoruz” yanıtı verilmişti. İran artık daha fazla söz söyleyecek pozisyona erişti. Sahada sadece rejim güçlerine teknik ve eğitim desteği vermekle kalmıyor Rusya’nın havadan yaptığını onlar karadan yapıyor. İran Devrim Muhafızları, Sabirin Özüm Güçler Tugayı, Besic Tugayı, 8. Necef Eşraf Zırhlı Tümeni, Fatimiyyun Tümeni, Ensar el Mehdi Birliği, 17. Ali İbni Ebu Talip Taburu, 1. Hazret Hüccet Tugayı, 14. İmam Hüseyin Ya Zehra Tugayı gibi askeri birliklerle savaşın içinde.

İran’ın masaya davet edilmesi Esat karşıtı cephe açısından bir yenilgidir. BBC’ye çıkıp “Esad ya siyasi sürecin sonunda gider ya da güçle” diyen Suudi Dışişleri Bakanı Adil el Cübeyir de bunu bir anlasa.

Kimi çevrelerde Putin’in koyup rejimin devamlılığını sağladıktan sonra Esad’a onurlu bir çıkış imkânı oluşturacağına dair bir beklenti oluştu. Bu seçeneklerden biri olabilir ama Rusya’nın o noktaya varmadan önce önünde hala manevra alanları mevcut. Rusya silahlı gruplara zayiat verdirtip rejimi rahatlatmanın ötesinde düzenin yeniden organize edilmesini istiyor. Bunu geçiş sürecine varmadan Esad’dan bekliyor. Şam’dan bir kaynak “Rusya daha geniş bir yapılanma planıyla geldi. Ruslar ordu, istihbarat birimleri ve başıbozuk davranışlarla halka da zarar veren milis güçlerine çeki düzen verilmesi gibi bazı yapısal değişiklikler isteyebilir. Rusya için sistemin kurtarılması kadar yapısal değişikliklerle sürdürülebilir duruma getirilmesi önemli. Elbette bazı reformlar yapıldı, seçim sistemi değiştirildi, kâğıt üzerinde Baas’ın tekeline son verildi ama bunların kurumlara yansıtılması ve daha önemlisi güvenlik şemsiyesine el atılması lazım.

Kremlin’de Başkan Vladimir Putin, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun karşısına tek başına oturtulan Esad’a ‘Seni büyük bir güçle destekliyoruz, sen de bir takım değişiklikler yap’ denildiğini düşünüyorum ” dedi.

 

ABD askeri Rojava yolcusu

Batı-Körfez ittifakı Rusya’nın niyetlerini sorguluyor ama kendileri de müphemiyet ve samimiyetsizlik abidesi! Özellikle ABD’nin neye ne kadar razı olduğu belirsiz.

Rusya gibi ABD de çift yönle strateji peşinde. Obama’nın savaş kabinesi askerlerin gerektiğinde karada operasyona girişmesi dahil daha fazla askeri katkı sinyali verdi. Rusya’nın Irak’ta rol almasını önlemek için gittiği Bağdat’tan yeni dönen Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde ‘3 R’ stratejisinden bahsetti: Rakka, Ramadi, ‘Raids’. Rakka IŞİD’in Suriye’de, Ramadi ise Irak’taki merkez üssü. Öncelikli hedef bu iki yer. ‘Raids’ yani ‘baskınlar’ ise Rusya’nın ABD’yi daha fazla agresif olmaya ittiğinin göstergesi. Dunford diyor ki “IŞİD’e karşı fırsatçı saldırılarda ehil ortaklarımızı desteklemekten ya da doğrudan havadan ya da karadan operasyon yürütmekten çekinmeyeceğiz.” Geçen hafta Delta Gücü, Peşmerge ile birlikte Havica’da IŞİD’in esirlerini kurtarma operasyonu düzenlemişti. Dün Viyana’da görüşmeler sürerken Washington’da ABD’nin 20-30 kişilik bir operasyon timini IŞİD’e karşı savaşan ‘ılımlı muhalifleri’ desteklemek üzere Suriye’nin kuzeyinde Kürt bölgesine gönderme planı basına sızdırıldı. Obama’nın Amerikan askerlerini sahaya sürmeme kararlılığında bir geri adım. Sahada Amerikan misyonunun kapsamı genişler mi, genişlerse Rusya’nın operasyon planlamalarını ne kadar etkiler bilmiyoruz ama ABD’nin Rojava’ya bu şekilde asker konuşlandırması Moskova kadar Ankara’nın sinirlerini zıplatabilir. Malum geçen hafta TSK, YPG mevzilerine ateş açarken hükümet de ‘yeni kantonlara izin vermeyiz’ diye esip gürlemişti.

ABD, siyasi müzakereler sürerken Rusya’nın sahadaki koşulları daha fazla rejim lehine değiştirmesini istemiyor. Rusya operasyona giriştiğinden beri diplomasideki maharetiyle Batı-Körfez kampıyla gerilimleri emmeye çalıştı; esnek, yapıcı ve diyaloga bir açık pozisyon olarak...

Şimdi diplomasiye paralel sahada askeri kızışma tehlikesi artıyor.

Suriye sahnesi tüm seçeneklere açık: Vekillerin savaşı asillerin savaşına davetiye çıkartıyor ama devlerin işi o noktaya götürecek kadar muhakeme yeteneklerini yitirdiğini sanmıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Öne Çıkan Haberler