Saraya biat edenin 'sarayı yıkan İmam'a iftirası

Bahir Aydın

290 kere okundu
24 Nisan 2017 Pazartesi
9882-c6eb6ea5yazi.jpg
Amerika, İsrail, Suud ve Türkiye'nin başını çektiği BOP cenahı,
BOP'un bölgede sekteye uğraması, daha doğrusu 'top'a  dönüşmesi sonrası;
Amerika'nın, 'bölgede iran nüfuzu', 
İsrail'nin, 'bölgede Hizbullah nüfuzu',
Suud'un, 'bölgede Şii nüfuzu',
Türkiye'nin, 'bölgede Pers nüfuzu' ( yayılmacılığı ) endişelerini en üst seviyede dile getirdiklerine şahid olmaktayız..
Direniş Cephesi'ne karşı  yapılması düşünülen olası savaşın zeminini hazırlama, Müslüman halkların beynini karıştırma operasyonunu meşru hale getirmenin ön adımlarıdır bu hamleler...
 
Son olarak din adamı  görünümlü NATO ve saray uleması Hayrettin Karaman'ın kaleme aldığı yazı ile Muhammedi İslâm veya Velayet-ı Fakih bilincinin Müslüman halklar arasında anlaşılmaya ve karşılık bulmasına set çekmek ve itibarsız hale getirmek için sözde yazısına mezhepçiliği, ulusçuluğu, ırkçılığı ve ümmet bilinci ile başlayıp Mezhepçiliğin, ırkçılığın, ulusçuluğun faturasını bütün bunlara karşı İslam devriminin menbağı İslâmî İran ve hızını alamamış olmalı ki hatta İmâm Humeyni'ye fatura etmiş...
 
Doğrudan ve aleni olarak Muhammedi İslâm'a veya Velayet-ı Fakih'e olan kinlerini söylemeye cesaret edemelerin, 'İran, Hizbullah, Şii ve Pers yayılmacılığı' iftirası üzerinden dile getirdiklerini görüyoruz..
 
Oysa hepimiz biliyoruz ki; 
Amerika ve İsrail için, halkların dini, mezhebi, ırkı, milliyeti, devleti önemli sebepler değildir...
Onlar için onların varlığına tahammül edenler ve etmeyenler ayrımı önemlidir...
Müslüman olmanız, Şii olmanız, Sünni olmanız, Vahhabi olmanız, Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli, Caferi, Selefi mezhebini taklit etmeniz, Kürt, Türk, Arap, Ermeni, Azeri ırkına mensup olmanız, namaz kılmanız, Oruç tutmanız, hacca gitmeniz, kelimei şehadet getirmeniz, zekat vermeniz, 
şalvarlı ve cüppeli olmanız, uzun sakallı olmanız, çarşaflı veya mantolu olmanız, cemaatle namaz kılmanız, güzel kuran okuma yarışmaları duzenlemeniz onlar için hiç bir tehlike arz etmez. .....
 
Emevi veya saray İslâmı onlar için tehdit teşkil etmez. ...
Suud, Vahhabi ve Selefi olmasına rağmen dost mu değil mi?
Azerbaycan Şii ve Caferi olmasına rağmen dost mu değil mi?
Türkiye Sünni ve Hanefi, Şafii olmasına rağmen dost mu değil mi?
Devrim öncesi İran Şii ve Caferi olmasına rağmen onlara dost muydu değil miydi? 
Devrim öncesi İran da Şah, Şii ve Caferi değil miydi? 
O Şah da Farisi değil miydi?
Gerçeten mesele Türk, Fars, Arap olmaksa; Direniş Cephesi'nde yer alan Irak, Suriye, Yemen, Lübnan Hizbullahı Arap değil mi?
Suud ve diğer körfez ülkeleri de Arap değil mi?
Amerika ve İsrail için neden dost ve müttefik  oluyorlar da,
İran ve Direniş Cephesi'nden rahatsızlık duyuyorlar?
 
Nedeni Muhammedi İslâm'ın yayılması korkusu değil de nedir. ..? 
NATO ve saray uleması bu soruların cevabını bilemeyecek kadar cahil mi? 
Elbette değil.
Verilen görevi yerine getirmenin telaşındalar.
 
Sormazlar mı adama, kardeşim madem İran Pers yayılmacılığı yapıyor İran'ın sınır komşusu olan Türkiye'de kaç tane Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Azeri Pers oldular? 
38 yıllık devrimden sonra kaç İranlı üst yetkili kişiler tarafından, 'soydaşlarımız' ifadesinin kullanıldığına rast geldiniz?
Kaç defa Sünni IŞİD, Sünni El-Kaide, Sünni Boko Haram, Sünni Şebab, Sünni Nusra, Sünni Ahrar, Sünni ÖSO, ifadelerine rast geldiniz?
Kaç defa İran'da namazı elleri bağlı kılıyor diye insanların üzerine saldırdılar?
Kaç kez Sünnilerin kanını, canını, malını, namuslarını kendilerine helaldir fetvasını yayınladılar?
Kaç defa NATO'yu Suriye için yapıldığı gibi Türkiye'nin işgali için çağırdılar?
Kaç defa İsrail ve Amerika ile bir olup herhangi bir İslâm ülkesini işgale kalktılar?
Kaç defa İmâm Humeyni'nin Şii ve Sünni halkların kardeş olmadıklarını belirten fetvasına denk geldiler?
Bu yapmaya çalıştığınız tam da Amerika ve İsrail'den icazetli bir proje değil de nedir? 
38 yıl önce neden Pers yayılmacılığı ve mezhepcilikle suclamadınız İran'ı. .....
Amerika'nın kalemi İsrail'in kağıdı Suud'un minberi ve Türkiye'nin fetvası ile değil, 
Allah ve Resulü'nün emir ve yasaklarına binaen hutbe sunun. ...
Mezhepçilik ve ulusçulukla iftira attığın İmam'ın hangi ırka mensub olduğunu bile bilemeyecek kadar cahilsin..
İran ve İmâm Humeyni ile ilgili iftiralar halk nezdinde bir karşılık bulacağına inanıyorsanız yanılıyorsunuz..
Siz meşru kimliğinizi yitireli epey oldu..
 
Ey derdi ve endişesi İslâm ve ümmet olduğunu iddia edenler, 
Ey kalbinde merhamet ve rahmet barındıranlar, 
Ey hakk ve batılı birbirinden ayırt etmeye çalışanlar,
Ey kendisine ben Müslüman ve muminim diyebilenler, 
Ey İslam'ın çıkarlarını kendi çıkarlarına tercih etmeyi seçenler,
Ey ümmet olmabilme derdini dert edinenler, 
Ey küfre, tuğyana, zulme karşı olduğunu beyan edenler, 
Ey Filistin meselesini ümmetin meselesi bilenler, 
Ey Müslüman halklar arasında ki ihtilafların son bulmasını isteyenler, 
Ey Müslüman halkların birlik ve beraberliğini isteyenler, 
Ey Allah'ın ve Peygamber'in emir ve yasaklarına riayet etmeyi düşünenler, 
Ey kâfir ve zalimlere karşı bir olmayı düşleyenler, 
Ey dünyasını âhirette tercih edenler, 
Ey kısa ve geçici bir ömrü sonsuz ve bereketli bir hayata tercih edenler, 
Ey Muhammed'in ümmetindenim diyenler, 
Ey geçici heva ve heveslere aldanmayız diyenler, 
Ey Allah'ın rızasını kazanmayı düşünenler, 
Ey Peygamberi incitmemeyi hesab edenler, 
Ey müminlerin kardeş olduğuna inanıyorum diyenler, 
Ey şeytana lanet okuyanlar, 
Ey Peygamber ve Ehl-i Beytine komşu olmak isteyenler, 
Ey "Müslümanlar aynı yerden iki defa ısırılmaz" şuurunu benimseyenler, 
Ey hakkı ayakta tutmaya çalıştığını iddia edenler, 
Ey Kabil'e karşı Habil olmayı seçenler, 
Ey Firavun'a karşı Musa'dan yanayız diyenler, 
Ey Nemrud'a karşı putkıran İbrahim'in safındayız diyenler, 
Ey Ebucehil'e karşı Muhammed'in izindeyiz diyenler, 
Ey saray sahiplerine karşı Ebuzerlerin hayatını tercih etmeyi düşünenler, 
Ey münafıklara karşı Ali'yi tasvip edenler, 
Ey Kerbela'da Yezid'ın yanında durmaktan ise, Hüseyin'in yarenleri gibi şehadeti seçerim diyenler, 
Ey sahte putlara karşı tek olan ilaha iman edenler, 
Ey karanlığa karşı aydınlığı seçenler, 
Ey zalime buğz mazluma destek olacağını beyan edenler, 
Ey kokuşmuş sistemlere karşı İslâmî düzen isteyenler, 
Ey aklı başında olduğunu iddia edip akılsızlığın kitabını yazan siz Müslümanlar..
Size ne oldu da; 
İran'a karşı Amerika, 
Filistin'e karşı İsrail'in yanında duruyor fakat nerde durduğunuzu bilemeyecek kadar sarhoş olmuşsunuz? 
Hem de içmeden sarhoş olmuş olanlar sınıfını icad edercesine..
Size ne oldu da; Amerika ve İsrail (sioemperyal)'in yayılmacılığını görmeyip, hem de damarlarınıza kadar nufuz eden bu ölümcül virüsü fark edemeyip, olmayan Pers yayılmacılığını icat ettiniz?
Amerika ve İsrail'in elinize tutuşturduğu hutbeyi neden minberde okuyorsunuz?
Ne zamandan beri müslümanların ibadet ettiği ibadetgahlarda şeytanın mesajları okunur oldu?
Pers yayılmacılığı diye ifade ettiğiniz tehlikenin nasıl bir tehlike olduğunu izah edebilecek ne gibi göstergelere sahipsiniz? 
Amerika'nın diliyle İran nüfuzu, İsrail'in diliyle Hizbullah nüfuzu, sapık Suud'un diliyle Şii nüfuzu ve Türkiye'nin diliyle Pers yayılmacılığı tek kelimeyle MUHAMMEDİ İSLAM'DAN başka bir şey değildir. ...
Açıktan dile getirmeye korktukları MUHAMMEDİ İSLÂM'I dile getirmeyip farklı farklı isimlerle gündeme taşıyorlar.
Bunların korkusu ne İran nüfuzu, ne Hizbullah nüfuzu, ne Şii nüfuzu, ne Pers yayılmacılığı değil; 
Asıl korkuları Muhammedi İslâm'i şuur veya Velayet-ı Fakih bilincinin dünya Müslümanları tarafından bilinmesi anlaşılması ve karşılık bulmasıdır. 
Devrim öncesi  İran şii değilmiydi? İsrail, Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, Suud, Türkiye ve diğer ülkelerin İran'la bir sorunu var mıydı. .?
İran devlet başkanı Şah Şii değil miydi?
Tüm ülkelerle anlaşmalar imzalamıyor muydu? Ekonomik askeri siyasi kültürel anlaşmaları yok muydu?
Avrupa'ya gidişlerinde kırmızı halılar serilip, devlet erkanıyla karşılanmıyor muydu. .?
İran devrim sonrası mı Şii veya Pers oldu ya da Pers yayılmacılığına başladı?
Siz gelin meşruluğunu yitirmiş, Emevi ve saray uleması olan zatların iftira ve yalanlarına değil, 
Ondört asırdır Muhammedi bir İslâmî devletin temellerini atan, 
Hayatı şeffaf ve gözler önünde olan bu gün Şii diye suçlamaya çalıştıkları İran'ın 38 yıl önce ki zalim şahının elini eteğini öpmek için sıraya giren sözde alım ve mollalarrın aksine, 
Zalim Şah ve rejimini yıkan, Ülkeden kovan, layık olduğu ağa babalarının ülkelerine süren, günümüz putlarını kıran, hayatı saraya biat değil, Sarayı yıkmakla geçen,
Amerika ve İsrail'i şeytan ve kanserli hücre olarak tanıtan, 
Müslüman halkların kalbine Amerika ve İsrail'in nefretini aşılayan, 
Müslüman halklara  öze dönüşün yolunu ve yöntemini kazandıran,
Bölgede Amerika ve İsrail'e yenilgiyi tattıran ve müminlere kendisinden sonra sapıklık ve delalete düşmemeleri için hat çizen, 
Mazlum ve mustazafların gönlünde taht kuran,
Aziz İmâm Humeyni' ye ve emanetine sahip çıkıp onun mesajına lebbeyk deyin.
Selam olsun Aziz İmâm'a ve devlet olarak vucut bulmuş devrimci çağrısına...
Öne Çıkan Haberler