46350-1901217_654666961280583_2893031773010758466_n.jpg

Amerika'nın korkunç stratejisi

Dünya üzerindeki hegemonyasını korumak ve geleceğini temin etmek için Amerika'nın akla gelebilecek her şeyi yapmaktan geri kalmayacak bir stratejik akıl ile planlama yaptığı gözden asla ırak tutulmaması gereken bir gerçektir. Daha basit bir ifadeyle Amerika, omlet yapabilmek için dünyanın geri kalanını ateşe vermekten çekinmeyecek bir yaklaşımın sahibidir.

6 Ekim 2017 Cuma
İNTİZAR - Batılı egemen güçler, özellikle de Amerika'nın dünya üzerindeki hegemonyasının geleceğini temin için planladığı startejileri şekillendiren akıl almaz, dehşet verici bakış açısı inanılası gibi değil. Başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelerin düzenlerini ayakta tutabilmek için dünyanın geri kalanında muazzam bir kaos fırtınası oluşturmayı planlayan bu bakış açısının korkunçluğu gerçekten ifade edilebilmekten acizdir. 
 
"Bu bakış açısına göre, başını Amerika'nın çektiği emperyalizm için dünyanın ikiye bölünmesi söz konusudur: bir tarafta sistemin nimetlerinden yararlanan istikrarlı bir bölge, diğer tarafta ise artık kimsenin direnmeyi aklına getirmediği ama sadece hayatta kalmayı düşündüğü korkunç bir kargaşanın hakim olduğu çok uluslu şirketlerin kimseye hesap vermeden ihtiyaç duydukları hammaddeleri çıkartabilecekleri bir bölge."
 
Basitçe "Dünyanın bir bölümünü cehenneme sürükleyerek yeni bir iktidar biçimi inşa etme" şeklinde özetlenen Amerika'nın neo-emperyalist stratejisi o denli acımasızca ki dünyanın geri kalanı böylesi bir strateji ile karşı karşıya olduğuna inanmakta zorlanıyor.
 
Daha önce sitemizde de Voltairenet'ten alıntıladığımız Thierry Meyssan'ın yazısında "ABD'nin neo-emperyalist aklı" ara başlığı altında açıkladığı Amerika'nın bu planını,  Thomas P. M.Barnett'ın Pentagon'da verdiği konferanslarda ortaya koyduğu yaklaşımına dayandırıyordu. 
 
Barnett, dünya üzerindeki hegemonyasını korumak için ABD'nin « ateşi paylaştırması », yani onu ikiye bölmesi gerektiğini belirtiyordu. Bir tarafta istikrarlı devletler (G8 üyeleri ve bunların müttefikleri), diğer tarafta ise basit bir doğal kaynak deposu olarak kabul edilen dünyanın geri kalanı. Öncellerinden farklı bir şekilde bu kaynaklara erişimin Washington için yaşamsal olduğunu düşünmüyor ama istikrarlı ülkelerin bu kaynaklara erişiminin ancak ABD orduları aracılığıyla mümkün olabileceğini iddia ediyordu. Bundan böyle, ne bir gün kimsenin Washington'un iradesine karşı çıkmaması, ne de istikrarlı ülkelerle doğrudan pazarlık yapmaya cesaret etmemesi için artık bu doğal kaynak deposundaki her türlü devlet yapısını sistematik bir şekilde yıkmak gerekiyordu...
 
Barnett'e göre, sadece direnen ülkeleri değil ama belli bir yaşam düzeyine ulaşmamış olan tüm devletleri kaosa sürüklemek ve kaosla zayıfladıkları zaman da bunları elde tutmak gerekir...
Barnett'in aklıyla öncellerininki arasındaki en büyük kopuşlardan biri, savaşın değişen siyasetçiler için belli devletlere yönelik olarak değil ama dünyadaki bölgelere yönelik olarak yürütülmesi gerektiği konusudur, çünkü bunlar küresel ekonomik sisteme entegre değildirler. Tabi ki işe şu ya da bu ülkeden başlanılacaktır ama bunun Genişletilmiş Ortadoğu'da tanık olduğumuz gibi her şeyi yok edecek şekilde bölgeye bulaşması sağlanacaktır.
 
 
Amerika'nın kendi dünya egemenliğini inşa etmek ve bu egemenliğin geleceğini temin için bu denli acımasız bir yaklaşımı içeren planlar yapması ve bunu uygulamaya koyması gerçekten dünyanın geri kalanı için inanılması güç bir durumdur. Fakat aynı zamanda özellikle de bölgemizde yaşanan bir çok şeyi de izah eden, bu sebeple de asla gözden ırak tutulmaması gereken bir durumdur. 
 
Aşağıda Amerika'nın bu dehşet uyandıran planlarına vurgu yapan Rusya'nın birinci televizyon kanalından Mikhail Leontiev'in programının video çözümlemesini içeren yazıyı yine Voltairenet'ten alıntılayarak konunun gündem olabilmesi noktasından önemi sebebiyle ilginize sunuyoruz... 
 
 
 
 
ABD'nin « Büyük Stratejisi »
 
 
Mikhaïl Leontiev, Rusya'nın birinci televizyon kanalındaki programını Thomas Barnett'in teorisine ayırdı. 2001'de bir aydın zırvasından ibaret olarak görünen şey, artık gerçekleşmek üzere. Herkesin son on altı yılda yürütülen savaşlara ilişkin bakışını yeniden ele alması gerekecektir.
 
 
 
 
Hay Allah [1], İyi günler!
 
Trump BM Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Saltykov-Shchedrin'in [2] söylediği gibi: « Sempatik insanlar ondan kan ırmakları ve katliamlar beklerken o bunun yerine bir börek yedi ».
 
Video: 
« Güçlü ve egemen uluslar herkese gelişme ve Tanrı tarafından tasarlanan yaşamın tüm zenginliklerini tanıma imkanı vermektedir. Amerika'da her kim üzerinde olursa olsun yaşam tarzımızı dayatma arayışında değiliz, ancak onu örnek alan herkes için onun parlamasına izin vermek istiyoruz » diye açıkladı Başkan Donald Trump [3].
 
Yaşasın! Bizi biraz rahat bırakacak. Geçmişte, bize ışıl ışıl bir görüntü dayatmaya can atardı! Ama bugün bu tür heveslerden vazgeçti. Aynı zamanda şunu da iyi not edin, « yeryüzünden silmek » ve « rejimleri devirmek » hala revaçta. Trump Kuzey Kore'yi, İran'ı yok etmek ve Venezüella rejimini devirme tehdidinde bulunuyor. Ama bir yaşam tarzını dayatmaya kesinlikle çalışmıyor…
 
Video: 
« Savaş artık siyasi durumları dikkate alınarak belli devletlere değil ama dünyanın belli bölgelerine karşı yürütülmelidir, çünkü bu devletler yıkılmak üzere programlanmışlardır. Tabi ki belli bir ülkeyle başlayacaklar, ardından bir başkası, ama enfeksiyonun yayılması ve her şeyin çökmesine kadar devam edeceklerdir, böylece genişletilmiş Ortadoğu'nun bugün ne olduğunu görebiliriz. Bu 11 Eylül 2001'de uygulamaya konulan bir politikadır ve o gün olan bitenin sonuçlarını anlayamadık. ABD'nin o günden beri yürüttüğü savaşların hiçbiri henüz bitmedi » diyor Fransız siyaset bilimci Thierry Meyssan [4].
 
Ve doğru da. 16 yıldan beri ABD savaşlarının hiçbiri bitmedi! Doğu bilgini ve uzmanı Thierry Meyssan'ı bize bir « fesatçı » olarak sunuyorlar. O bize sadece 11 Eylül'den beri ABD stratejisindeki fark etmediğimiz radikal değişimi hatırlattı.
 
Video: 
« ABD'nin neo-emperyalizmi, ne “istikrarlı devletlere”, ne de “doğal kaynak depolarına hiçbir şey getirmemektedir. İstikrarlı ülkeler ABD Ordusu üzerinden doğal kaynaklara erişme imkanı bulurken, doğal kaynak deposundaki ülkeler tamamen yıkılacak ve kaosa sürükleneceklerdir » diye devam ediyor Thierry Meyssan.
 
İşte Meyssan'ın kaynak aldığı cehennemin haritası [5]. Pentagon'da Silahlı Kuvvetler Dönüşüm Bölümü Müdür Amiral Cebrowski'nin yardımcısı olan bir strateji uzmanı ve sadeleştirici olan Profesör Barnett'in kitabında yer almaktadır. Hemen hemen tüm Afrika, Brezilya ve Arjantin dışında Orta ve Latin Amerika, kaosa mahkum edilen « bütünleşmesi olanaksız » olan ülkeler bölgesine denk gelmektedir. Ardından doğal olarak, Türkiye, Basra Körfezi, İran ve Pakistan dahil tüm Ortadoğu; tüm Güneydoğu Asya ve Yunanistan hariç Balkanlar. Aynı zamanda Rusya, Hindistan ve Çin ihtiyat olarak « kabus bölgesinden » çıkarılmışlardır.
 
Video: 
« Leviathan iktidarı [6] ancak ara sıra gevşetilmelidir. Ama işte Amerikalılara, yurttaşlarımıza ve tüm dünyaya sözünü verebileceğiniz şey. Eğer bu Leviathan'ı kurtarırsak, size hemen, bundan hemen sonra işlevsel yönetişimin kurulacağını taahhüt ederiz. Eğer sonunda barışa ulaşmayı umut etmiyorsanız, bir savaşı planlamamalısınız » diyor ABD'li siyasi analist Thomas Barnett [7].
 
Ve Krallığın varisi olacaklardır!... Biraz ağır anlayanlar için şöyle söyleyelim: « işlevsel yönetişim », tam olarak işgal güçlerinin yönetimidir. Yani sadece ABD. Aşina olanlar için: « bütünleşmesi olanaksız topraklar » için öngörülen ne tür bir ABD yönetimidir? Bunun yanıtı bizzat « bütünleşmesi olanaksız » deyimindedir. Size daha önce de söyledik! Peki dünya neden onlardan gelecek bir « örneği » isteyecektir? Onlar ki diğerlerinin sefaleti üzerinde yan gelip yatmayı düşünüyorlar.
 
Meyssan'ın bir sözünü daha hatırlatmama izin verin: « 11 Eylül'den sonra başlayan savaşların hiçbiri bitmedi ».
 
Hay Allah, görüşmek üzere!
 
 
Mikhaïl Leontiev
1tv (Rusya)
Çeviri: Osman Soysal
Voltairenet
 
 
 
---------------------------------------------------------------------------------------
[1] « Hay Allah » (Sapristi, Rusça Odnako) Mikhaïl Leontiev'in 1TV'deki siyasi programının ismidir.
 
[2] Mikhail Saltykov-Shchedrin (1826-1889) ünlü bir Rus mizahçısıdır.
 
[3] « Discours de Donald Trump à la 72e session de l'Assemblée générale des Nations unies », par Donald Trump, Réseau Voltaire, 19 septembre 2017.
 
[4] “ABD'nin dünyaya dair askeri projesi”, yazan Thierry Meyssan, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 22 Ağustos 2017.
 
[5] The Pentagon's New Map, Thomas P. M. Barnett, Putnam Publishing Group, 2004.
 
[6] Leviathan, İncil ve Talmud'ta yaratıcıya karşı isyan eden hayvanları yok eden denizlerin derinliklerinden gelen efsanevi bir canavardır.
 
[7] “New Map”, Thomas P.M. Barnett's, Naval War College Lecture, 2002.
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler